BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Saldırganlık kahramanlık mı?

Saldırganlık kahramanlık mı?

Sağduyu sahipleri, saldırganlığı asla “kahramanlık” olarak değerlendirmiyor. Aksine bu insanların, bir tür hastalığından bahsediliyor. Bu mübarek günlerde, Yüce Allah’tan bütün insanları “saldırgan” olmaktan korumasını diliyoruz. Tabii ki, saldırganların, itham ve iftiralarından da...



Bazı toplantı, seminer miting hatta günlük tartışmalarda, çoğu konuşmacıların, bir “kahramanlık” edasıyla sağa sola, ulu orta saldırdıkları görülüyor. Sağduyu sahipleri, saldırganlığı asla “kahramanlık” olarak değerlendirmiyor. Aksine bu insanların, bir tür hastalığından bahsediliyor. Bu mübarek günlerde, Yüce Allah’tan bütün insanları “saldırgan” olmaktan korumasını diliyoruz. Tabii ki, saldırganların, itham ve iftiralarından da... Aslında; insanlar, yüce Allah’ın en mükemmel yaratıkları... Sevgi, saygı Eşitlik, sevgi, saygı, özgürlük, vefa gelenek ve görenekler insanların üstün özellikleri.. Ne var ki, maddi ve manevi ortam insanları zamanla değiştirebiliyor, çeşitli kisvelere büründürüyor. İlmi bakımdan, kişiliklerin kaç gruba veya çeşide ayrıldığına bakmaksızın, birçok tasnif yapılabilir. Tabii ki, sevecen, merhametli, munis, vefakâr, saygılı, cömert, gelenek ve göreneklere bağlı, yasalara uyan, kısacası sağduyu sahibi ve inançlı insanlar, dünyanın mutluluğu ve huzuru için çok önemli. Hatta, insanoğlunun geleceği belki de bunlara bağlı... Psikopatlar Ne yazık ki, birde, saldırgan, zalim, muhteris, nankör, hasis, sinsi, değer yargılarını, gelenek ve görenekleri alt üst eden, yasa, kural tanımayan kısacası psikopat insanlar da mevcut. Bu tip marazi kişiler de, dünyayı insanoğluna zindan etmeye çaba gösteriyor. Birinci gruptaki insanlar, her fırsatta, iyilik yapmaya, ellerinden gelen yardımı göstermeye gayret ettikleri, kanaatkâr oldukları, kimseyi üzmemeye, tedirgin etmemeye dikkat ettikleri kısacası huzura doğru koştukları, “uyum” içinde oldukları görülüyor. Şükürler olsun ki, çoğunluk da bu grupta yer almaya gayret ediyor. Ancak, ikinci gruptaki insanların, günlük hayatta, istikbale matuf beklentilerde, büyük tahribat içinde oldukları, kendilerinden başka kimseyi tanımak ve kabul etmek istemedikleri her fırsatta su üstüne çıkıyor. Bu gruptaki insanların çoğunun “aşağılık duygusu” içinde kıvrandıkları, kıskançlığın zirvesine tırmandıkları, kullandıkları bütün maske ve zırhlara rağmen farkediliyor. Eğer fertlerden başlayarak, topluma, ülkeye ve dünyaya zararları olmasaydı belki de bunları kaale almak, onlardan bahsetmek bile gerekmezdi. Neyleyelim ki, sinsi sinsi yürüttükleri faaliyetleri herkesi tedirgin ediyor, sonunda insanoğlu şu veya bu şekilde yara alıyor. Değer yargıları da alt üst oluyor. Toplumumuzun bir “illeti” de sayılan bu marazi insanların, her meslekten çıkmasından ötürü, tahribatın büyüklüğü daha da artıyor. Bu tür kişilerin, şu veya bu şekilde getirildikleri mevkilerde veya entrikalarla elde ettikleri payelerinin verdiği gücü de kullanarak, zayıf insanları ezme, ortadan kaldırma veya yıpratma işlevini de yüklenmeleri dikkatleri çekiyor. Gözden kaçmıyor Çoğu kez, sapla samanı karıştırdıkları, ulaşamadıkları başarıları karaladıkları da gözden kaçmıyor. Hani bir halk deyimi var, “kedi uzanamadığı ciğere, murdar dermiş..” İşte, onları tarif eden bir söz bu... Bir kısmı da, her şeyden anladıkları vehmine kapılırlar ve enine boyuna araştırmadan, çamurlarını ortaya atıverirler. Saldırganlıkları bazen devletin sınırlarını zorluyor, bazen de nankörlüklerini sergiliyor. İşin en garip tarafı; her türlü desise, tezgâh içinde oldukları halde, suret-i haktan görünmeyi çok iyi başarıyorlar. Bu tür kişilerin ıslahı da çoğu defa mümkün olmuyor. Kendilerine tanınan fırsatları heba ediyorlar. Seviyelerine inilmez Onlarla uğraşmaya, onların seviyesine inmeğe değmez. Şu var ki, eninde sonunda, ya kendi kendilerini mahvederler ya da toplum onları mutlaka saf dışı bırakır. Oysa, bu ölümlü dünyada; birinci gruptan yani “en mükemmel yaratık” olmaya özen göstermek insana yakışıyor. Şunu da samimiyetle belirtelim ki, 100 gün kadar önce, bir bölümü pazar sohbetimizde yer alan bu satırlarla kimseyi ne itham ediyor, ne de hedef alıyoruz. Sadece, mübarek Ramazan’da, birbirimize karşı daha saygılı, daha duyarlı, daha sevecen davranabilmeyi dikkatleri çekmek istiyor, akıp giden hayattan kesitler vermeye çalışıyoruz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT