BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gerçek HADEP

Gerçek HADEP

Biz Türkler olarak çok iyi niyetli, kin bağlamayan, çabuk unutan insanlarız. Bu hasletlerimizden dolayı, milli meselelerde bile, basiretsizlik ve gaflet içinde olabiliyoruz.



Biz Türkler olarak çok iyi niyetli, kin bağlamayan, çabuk unutan insanlarız. Bu hasletlerimizden dolayı, milli meselelerde bile, basiretsizlik ve gaflet içinde olabiliyoruz. Bazı medya mensuplarının ve politikacıların, Öcalan’ın, idam edilmezse, meşru bir siyasetçi olarak, barışa hizmet edebileceğini, terör örgütü PKK’nın birdenbire “barış gönüllüleri örgütü” haline geleceğini umud etmeleri ve HADEP’i meşru bir sistem partisi haline getirmek çabaları, bu gaflet örneklerinin başında gelir. Asıl ev ödevleri Medya mensupları ve de politikacılar bu konularda ev ödevlerini layıkıyle yapsalar. Siyasetçiler oy hesapları ile değil de ülkenin çıkarları açısından düşünseler. Öcalan’ın daha geçen yıl yayınlanan kitaplarını, İmralı’dan avukatları vasıtasıyle söylediklerini dikkatle okusalar, Kürtçü-bölücü yayınları izleseler, bunların hayal olduğunu farkederlerdi, fark etmeleri gerekirdi! HADEP konusunda da, sadece politikacılar değil, devletin en başındakiler de maalesef yanılmışlardır. Bazıları HADEP’in Güneydoğu’daki tahrik ve oy potansiyelinin arttığı gerçeğinden hareketle, bu partiyi, mesela Öcalan’ı idam etmekle fazla kışkırtmamayı, bazı politikacılar da bu potansiyel dolayısıyla, bu parti ile işbirliği yapmayı düşünmüşlerdir. Galiba tek MHP, Öcalan’ın idamı ve HADEP’in gerçek yüzü konusunda gerçeği görmüştür. Ama “iyi niyetliler”, geçenlerde Diyarbakır’da Devlet Bahçeli arasındaki protokoller nezaketi yanlış tefsir edip, her nedense, bunu HADEP’i “sisteme entegre etmek” yolunda önemli bir adım olarak, yanlış yorumlamışlardı. Başbakan Ecevit de, HADEP’le işbirliğinden söz eden, hatta bu yolda adımlar atan zamanın CHP Genel Başkanını uyarmıştı. Ama HADEP’in HADEP’liğinden vazgeçmesi, kökenini kendisini inkar etmesi mümkün müdür? HADEP, kim Genel Başkan olursa olsun, ister eski Turan Demir, ister Bozlak olsun, işine geldiği kadar ve bölücülüğünü, sözde meşru zeminden yürütebilmek için, sisteme entegre olmak veya öyle görünmek ister. Ama bunda ne derecede samimidir ve Anayasanın gereği ne derecede bir Türk Partisidir? Ben bunun, eşyanın tabiatına aykırı olacağını hep söylemişimdir. Ankara’da yapılan HADEP toplantısındaki görüntüler ve konuşmalar salona asılan ve yerlere atılmaması için koruma altına alınan acaip Türk Bayrağının boyu, şu takıyye yaptığı dönemde, provokasyon istemeyen Öcalan’ın emrine rağmen (!) salona Atatürk’ün resminin asılmaması, İstiklal Marşının söylenmemesi, eski Genel Başkan Turan Demir’in PKK konusundaki kollayıcı sözleri. HADEP’in gerçek mahiyetini, yani PKK’nın bir uzantısı veya Türk Siyasi sistemine yerleştirilen bir fitil olduğunu, karineden öte belli ediyor ve bu parti ile işbirliği yapmak isteyen iyi niyetlilere bir uyarı olmalıdır! Neden? Acaba HADEP yönetimi bu Kongrede neden daha takıyyeci ve dikkatli davranmadı, bu ters görüntülere, Öcalan lehindeki nümayişlere ve sloganlara engel olmadı? Çünkü şu sırada af gündemde: Güneydoğu’daki masumların yanıbaşında affedilip salıverilmeleri beklenen “bilenmiş” PKK militanları var... HADEP hakkında Anayasa Mahkemesi’nde açılan kapatma davası var. Bunlar riske konmuyor mu? Bence AB’den ve bizzat kongreye katılan, Kürtçe konuşmak isteyen yabancılardan ve “Türkiye Kürt kimliğini tanımalı” diye konuşan Claudia Roth gibi destekçilerin sözlerinden ve İtalya’daki D’Alema gibilerden cesaret aldıkları için mi? AB sürecinde kendilerine “dokunulmayacağını” veya dokunulursa da mağdur olurlarsa, güçleneceklerini hesapladıkları için mi? Ters bir yorum HADEP yönetimini adeta daha fazla şu sırada pişmiş aşa su kattıkları noktasından kınayan bir arkadaşımız “HADEP’in bu provokatör görüntüleri ile Türkiye’nin AB’ye katılım sürecini ters yönden etkileyeceği ve AB karşıtlarının eline Kürtçe Radyo ve TV konusunda koz vereceğı için hayıflanıyor, “sırası mı” diyor. Yazanın iyi niyetinden eminim ama insanın “kimden yanasın?” diye soracağı geliyor. Sanki gerçek kimlik ve maksatlarını gizleseler daha mı iyi olacak? Bence iyi ki, HADEP gerçekte ne olduğunu belli ediyor da, daha fazla yanılmamızın yollarını kesiyor. Artık unutkan olmaktan, fazla iyi niyetten ve umutlardan vazgeçsek de sadece HADEP konusunda değil. AB ve maksatları konusunda da gerçekçi olsak! Okuyucularımın Ramazanlarını tebrik ederim. GÜNÜN FİKİR KIRINTISI “Kürtler eskiden Batı’ya gelip asimile olurlardı. Bundan sonra gençler kinleri bilenmiş olarak gelecekler ve büyük kentleri saracaklar!” Abdullah Öcalan
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT