BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupa’nın neresindeyiz?

Avrupa’nın neresindeyiz?

Mesut Yılmaz Kıbrıs ve Ege’de meselelerin sadece Türkiye tarafından ve Yunanistan’ın istediği gibi çözümlenmesi beklendiği takdirde, Avrupa Birliği üyeliği Türkiye için câzib olmaktan çıkar dedi.



Mesut Yılmaz Kıbrıs ve Ege’de meselelerin sadece Türkiye tarafından ve Yunanistan’ın istediği gibi çözümlenmesi beklendiği takdirde, Avrupa Birliği üyeliği Türkiye için câzib olmaktan çıkar dedi. Üç defa Başbakanlık ve ayrıca Dışişleri Bakanlığı yapmış, AB’den sorumlu Başbakan Yardımcısının bu fikrine katılıyoruz. Bununla beraber Çankaya zirvesinde alınan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Birleşmiş Milletler aracılığıyla yapılan müzakereden çekilmesi kararını müfrit veya erken bulanlar vardır. Zirve kararı Türkiye’yi geriye götürürse, eleştiriler artacaktır. Çankaya’da bir karar alınmıştır. Türk devletine yakışır bir vekar ve soğukkanlılıkla uygulanırsa, millî politika hâline gelir. Ancak bu kararı Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne ve Birleşmiş Milletler’e (dolayısıyla Birleşik Amerika’ya) âdetâ savaş ilân ettiği şeklinde algılayan ve değerlendiren insanlarımız da mevcuttur. Böylesine heyecanlar, tarihimizde felâketlere, çok büyük felâketlere sebep oldu. 10 gün sonra Fransa’nın Nice (Nis) şehrinde 15 AB üyesi başbakanın (ve devlet başkanının) yapacağı zirvede, Brüksel’de yayınlanan Katılım Ortaklığı Belgesi’nin tadil edilmesi ihtimalinin çok zayıf bulunduğunu Dışişleri Bakanı İsmail Cem açıkça söyledi. Şunu da söylemesi gerekirdi: Brüksel Belgesi, Ankara ile maddeleri üzerinde mutabakata varılarak yayınlandı. Son saatler içinde Kıbrıs meselesine, hem de 1 yıl içinde çözüm isteyen paragraf, haberimiz ve onayımız olmaksızın eklendi. Ayrıca Ege meselesinde çözüm isteği, Ermeni palavralarının Avrupa’yı küçük düşüren gülünç gerekçelerle tekrarı, Kürt asıllı vatandaşlarımıza zarar verecek bir Kürtçülüğe soyunulması, Ankara’yı sertleştirdi. Haklı bir tutumdur. Milli bir politika şeklinde değerlendirip izleyeceğiz. Ancak Brüksel Belgesi’nde yazılanların yapılıp yapılmadığına da aynı derecede dikkat edeceğiz. Savsaklayanları asla hoş görmeyeceğiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yepyeni bir Türkiye oluşturacak reformlar yapabilmesi ve diplomasimizin aktif bir başarıya ulaşması, hükûmeti güçlendirecektir. Bu suretle çatlak sesler azalır. Türk insanının karamsarlığı ümide dönebilir. AB ile ilişkilerimiz, Avrupa’nın neresinde bulunduğumuzu açığa vuracaktır. Dış politikamızdan başka iç politikamızı da belirleyecektir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT