BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MİT Müsteşarı neden konuştu?

MİT Müsteşarı neden konuştu?

“Kürtçe TV olmalı” diyen MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun, belli ki Başbakan Ecevit’in bilgisi ve onayı ile konuştu. Sormak lazım Başbakan kendi söyleyemediğini MİT müsteşarına mı söylettiriyor ve kamuoyu oluşturuyor? Görev ve yetkileri belli olan MİT’in siyasi konularda kanaat oluşturması ne kadar doğrudur?



Dün üst düzey MİT yetkilisine müsteşarları Şenkal Atasagun’un “Kürtçe TV olmalı”yı da içeren mesajları neden verdiğini sordum. Cevap: “Müsteşar Yardımcımız Miktat Alpay’la ilgili ABD’ye tayini haberi çıkan gazetelerin yetkilileri bu konuya binaen davet edildiler. Bu davette sohbet oldu. Hadise bundan ibarettir.” Yetkilinin söylediklerinden çıkan anlam aleyhte haber yapanların müsteşar tarafından iyi bir haberle ödüllendirildiğidir. Resmi açıklama bu ama hadise elbette öyle değil. MİT gibi ciddiyeti malum bir kurum öyle tesadüfen konuşmaz. Başbakan mı konuşturdu? Belli ki bu Başbakanlığın bir teşebbüsü. Nitekim Sayın Ecevit’in dünkü beyanları da bunu doğruluyor. Müsteşar Atasagun’un söylediklerinde pekçok doğrular var. Bunlara aynen biz de iştirak ediyoruz. Ancak; acaba bütün bunları neden Başbakan’ın kendisi değil de, MİT’e söylettiriyor ya da söylemesine izin veriyor? Amaç kamuoyu oluşturmaksa bunu MİT’ten başka yapacak bir şahıs ya da kurum yok mu? MHP tepkili “Kürtçe TV” gibi tepkileri çok olacak siyasi bir konuda MİT’i konuşturmak onu hedef yapmayacak mı? Kürtçe TV’ye karşı olanlar otomatik olarak MİT’le karşı karşıya gelmeyecek mi? Devletin bu en hassas kurumunu bu biçimde hedef tahtasına oturtmak ne kadar doğrudur? İşte MHP daha dünden ateş püskürmeye başlamıştır. Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz “Türkiye’yi MİT mi idare ediyor” diye tepki koyarken, Devlet Bakanı Ramazan Mirzaoğlu da “Herkes kendi vazifesini yapsın” ikazında bulunmuştur. Aynı şekilde Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu’yla Sanayi Bakanı Kenan Tanrıkulu da MİT Müsteşarının çıkışına karşı tavır takınmışlardır. Soruyorum MİT gibi bir kurumu siyasetle karşı karşıya getirmek ne kadar doğrudur? MİT think-thank kuruluşu mudur ki görüş sarfediyor? Görev ve yetkileri belli olan MİT’in “kanaat oluşturması” onu tartışmanın odağına oturtmayacak mı? MİT bir Piar kuruluşu ya da siyasi parti değildir. Şimdi askeri ya da polis istihbarat başkanları da ortaya çıkıp farklı bir bakış ortaya koyarlarsa bunun adı ne tür bir yönetim olur? MHP’ye baskı mı? Amaç elbette öyle değil ama bu teşebbüs MHP çevrelerinde kendilerine “devlet baskısı” olarak yorumlanacaktır. Dün MHP’li milletvekilleri ile konuştum söyledikleri aynen budur. İyi de böylesi konularda bu metodun geri tepme riski yok mudur? Kamuoyu oluşturmak için Başbakanlık makamı inandırıcı değil de oraya bağlı olan MİT’e mi sığınılıyor? Tekrar ediyoruz biz Kürtçe TV’ye karşı olsak da Sayın Atasagun’un söylediği pekçok şeyi kabul ediyoruz. Altını çizmeye çalıştığımız husus metodun yanlışlığıdır. Geri teper MİT’in bir bakışı, görşü ya da tespiti varsa, onu bağlı bulunduğu Başbakanlığa sunar. Bu bugüne kadar Türkiye’de böyleydi, bütün dünya’da da hâlâ böyledir. Yok bundan sonra böyle olmasın diye isteniyorsa o zaman MİT’in görev ve yetkilerini yeniden düzenlemek gerekmiyor mu? Sonuç olarak söyleyeceğimiz kalitesini bildiğimiz Sayın Şenkal Atasagun ve ekibinin kaş yapayım derken göz çıkarmamaya dikkat etmeleridir. Bize göre hükümet bu konuda yanlış yaptı. Göreceksiniz dayatma kokan bu görüşler etki-tepki realitesinden hareketle geri tepecektir..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT