BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Seni seviyorum derken

Seni seviyorum derken

Bazı cümleler kolay söylenmemeli. Bir kez söylendikten sonrada geri alınmamalı. Bu bir tür namus meselesi olarak algılanmalı.



Bazı cümleler kolay söylenmemeli. Bir kez söylendikten sonrada geri alınmamalı. Bu bir tür namus meselesi olarak algılanmalı. Biraz önce maillerimi okuyordum. Bana her gün gelen yüzlerce mesajın arasında kayboluyorum ve bundan büyük zevk duyuyorum. Birçok okurum çok özel meselelerini paylaşıyor ve akıl danışıyor. Halbuki kelin merhemi olsa kendi başına sürecek! Bir açıdan haklılar. İnsan olaylar yaşanmaktayken yabancılaşıp dışarıdan bakamıyor. Yani duygularıyla haşir neşirken tarafsız kalamıyor. Bu taraflılık da kişiyi yanlışlara sürüklüyor. Baştan itiraf edeyim, ben özel hayat konusunda bu dünyada yaşayan en başarısız insanlardan birisiyim. Hatta iddia ediyorum sıralama yapılsa ilk yüze bile girerim. Nedir beni böylesine yalnız bırakan? İnanın yıllardır bu sorunun cevabını arıyorum. Bazı ip uçları var tabii elimde. Bir kere şunu çok iyi biliyorum ki Türk erkekleri kadının kişilik sahibi olmasını kabul edemiyor. Bu kadar çok tanıdığım var, binlerce olaya şahit oldum, hep aynı noktaya döndüm. Erkeğin sosyo ekonomik durumu ve statüsü ne olursa olsun sonuç fark etmiyor. Erkek, kendisi konuşurken karısının susmasını istiyor. Önden yürümek, hayatın nimetlerini elinde tutmak ve gerekli görürse dağıtan el olmak istiyor. Çünkü bu, güç demek. Ama diğer yandan gittikçe ağırlaşan hayat şartlarıyla başa çıkabilmesi için karısının çalışmasına da ihtiyacı var. Hal böyle olunca, az buçuk ekonomik özgürlüğünü eline geçiren kadının “dili uzamaya” başlıyor. İşte o vakit denge bozuluyor. Erkeğin istediği model bu değil ki! O, karısının çalışmasını, para kazanmasını, yemek yapmasını, evi çekip çevirmesini, çocuklara bakmasını, güzel görünmesini, bakımlı olmasını ve diğer detayları istiyor. Ama bunların yanı sıra susmasını da talep ediyor. O, gücünü kaybetmek niyetinde değil. Kadın ırkının fikir sahibi olmasını erkekler desteklemiyor! Bunu kabul edelim. Bu yüzden “akıllı kadın” tabir edilen, evliliğini bir ömür boyu sürdürmeyi başarmış kadınlar gizli bir ortak davranış sergiliyor. Buna, birbirini hiç tanımayan yüzlerce çiftte rastladım. Olay şu: Kadın ne olursa olsun kocasını alttan alıyor. Gerekirse azar işitiyor, şiddete maruz kalabiliyor. Ama hiç istifini bozmuyor. Yüzünde hafif bir gülümsemeyle sırasını bekliyor. Bu esnada, bana sorarsanız, kin besliyor karşısındakine ama renk vermiyor. Ondan sonra sessiz ve derinden kendi istediğini kocasına ikna yoluyla enjekte ediyor. Şansı varsa birkaç gün sonra kocasının aklına yatıyor fikir ve gündeme bu kez sanki erkeğin fikriymiş gibi bir kez daha geliyor. Kadın, yüzünde bu defa müstehzi bir gülümsemeyle cevap veriyor; “Ne kadar iyi düşünmüşsün kocacığım, ne kadar zekisin. Ben olsam akıl edemezdim.” Erkek, bu sözlere inanıyor çünkü inanmak istiyor. Kadın ise kurnaz davranışından sonra için için zafer duygusunu tadıyor. Ama olması gerektiği gibi yani sessizce! Bu sistem bana göre değil işte! Ne kadar denesem, ne kadar iyi niyetli ve ısrarcı olsam da beceremiyorum. Aldığım eğitim -ki şu sırada çocuğuna iyi bir gelecek sağlamak isteyen bütün ailelerin tercih ettiği bir eğitim biçimidir- buna izin vermiyor. Bize fikir sahibi olmayı öğrettiler. Doğru bildiğimizi olabildiğince yüksek sesle haykırmayı. Kendimiz ve içinde yaşadığımız toplum için hayırlı olacağını düşündüğümüz yolları göstermeyi öğrettiler. Bize düşünmeyi öğrettiler! Sonra da karşımıza çıkıp mutlu bir yuva kurmak niyetindeysek, bildiklerimizi unutmamızı salık verdiler. Bu haksızlık! Üstelik mümkün değil. Okuduklarımı, sahibi olduğum bilgileri iade edemem. Üstelik bu mümkün olsa bile yapmam. Uzun sözün kısası ben yine beceremedim işte. O yüzden bana dertlerinizi açarken iki defa düşünün derim. Pek de iyi bir yol gösterici olmayabilirim. Çünkü ne olursa olsun tam ve koşulsuz özgürlükten yana olacağım. Erdem ve ahlakın zekadan kaynaklandığını söyleyeceğim ve bu seçimlerin insanın hür iradesine bırakılmasını talep edeceğim. Tek ricam var herkesten. “Seni seviyorum” dediyseniz bir kere, arkasında durun sözünüzün. Beceremeyecekseniz hiç söylemeyin! Sözün Özü Evlilik, ilk bölümünde kahramanın öldüğü bir aşk romanıdır. Levha Geleceği satın alabilecek tek şey bugündür.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT