BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Balkanlar ihmale gelmez

Balkanlar ihmale gelmez

Prof. İbrahim Tatarlı 80’ine merdiven dayamış, 20 derece gözlük takan bir akademisyen. Uzun boylu, iri kıyım Türk Edebiyatı Tarihçisi.



Prof. İbrahim Tatarlı 80’ine merdiven dayamış, 20 derece gözlük takan bir akademisyen. Uzun boylu, iri kıyım Türk Edebiyatı Tarihçisi. Bulgaristan’da Deliorman’da doğmuş, 50 yıldır Sofya’da yaşayan, 8 sene milletvekilliği yapmış, halen akademide ders veren fedakar bir insan Prof. Tatarlı. Nerede Türk kurultayı var İbrahim Hoca orada. Yaşın hiç ehemmiyeti yok. Hâlâ bir liseli gibi heyecanlı ve canlı. Hatta bu heyecanına ortak etmek için, daha ilk mektebe gitmeyen torununu bile bu kurultaylara götürüyor. Benim tanışmam da böyle bir kurultayla oldu Prof. İbrahim Tatarlı’yla. 10 gün Karadeniz Kurultayı’nda birlikte olmuştuk. Davetli olarak gittiği Kıbrıs’tan dönüyormuş. Yeni Türkiye Yayınevi’nin hazırlamaya başladığı 20 ciltlik “Türk Tarihi Ansiklopedisi”nde görev üstlenmiş. Editör Hasan Celal Güzel ile görüşmek istedi. Hava karanlık ve bir karış ilerisini göremiyor Hoca. Girdi koluma, Çankaya’ya çıktık. Birkaç ay sonra kütüphanelerde arzı endam edecek ansiklopediyi konuştular yayın heyetiyle. Hemen Yılmaz Öztuna üstadı sordu. 1980’li yıllarda evi basıldığında ilk müsadere edilen kitap, Öztuna’nın “Büyük Türkiye Tarihi” ciltleri olmuş. 7 sene sonra iade etmişler. Çocuk gibi sevinmiş. Hak ve özgürlükler hareketi Prof. İbrahim Tatarlı, Ahmet Doğan’ın başkan olduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi’ne mensup. 240 milletvekilli Bulgar Parlamentosu’nda Hak ve Özgürlükler 19 milletvekiliyle temsil ediliyor. Daha önce bu sayı yüksekmiş, düşmüş. Prof. Tatarlı bu parlamenter gruba danışmanlık yapıyor aynı zamanda. HÖH 10 yaşında ve geçen Ocak’ta 4. büyük kongresini gerçekleştirdi. Doğan yeniden genel başkan seçildi. Bulgaristan’da etnik ve dini parti yasak bizde olduğu gibi. HÖH’ün Türkiye ve Bulgaristan arasında süren dostane ilişkilerde katkısı büyük. Bölgede demokratik siyasi kültürün yerleşmesine de öyle. Katılımcılık da HÖH ile pekişti. Halen HÖH içinde iki de Bulgar milletvekili var. İç barışı sağlayıcı politikalar üretiyor HÖH. Bulgarlarla Türkler aynı ırktan. Rumeli Türklüğü toplulukların ayrılmaz birer parçası ve devletlerinin sadık bir yurttaşı olmuş. “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” vecizesi onlara hep ışık tutmuş. Birinci sınıf vatandaş olarak yerlerini almaya çalışıyorlar ülkelerinde. Komünist birikimin dar boğazı aşılırsa bölge refahı yakalayacak. Görüldü ki rejimler zulüm ile yaşayamıyor. Lider Jelev de sevilen bir yönetici. Bulgaristan’da Türkler insanca bir refah düzeyi yakalarsa Bulgar da, Pomak da aynı seviyeyi kucaklar. Tümü bir bütünün parçaları, ülkede. Prof. İbrahim Tatarlı’ya sordum, cevap verdi: “-Halk ve Özgürlükler Hareketi sağın merkezi ve Bulgaristan’da 3. Büyük parti, Demokratik Güç Birliği, Hıristiyan Demokratlar, Sosyalistler ve Biz. 8.5 milyonluk ülkemizde bir milyonu aşkın Müslüman var. Bunun 300 bini Pomak. Gerisi Türk. Parlamentoda güçlü bir grup 30 milletvekili bile olsa Cumhurbaşkanlığı seçiminde etkili olabiliyor. Yenilenen nüfus cüzdanları -Ahmet Doğan’ın oylarını parçalamak isteyenler var mı? -Elbette. Baraj % 4 olmasına rağmen, işbirlikçi Nedim Gençev’in Adalet Demokratik Partisi LPS. Mehmet Hoca HÖH’ten ayrıldı. Kayıplara karıştı. İsrail’de olduğu söyleniyor. Kurduğu parti yürümeyince, partiyi Nalbantova’ya devretti. Bu lider de baktı ki olmuyor, HÖH’e katıldı. Ancak seçimde 30 bin oyumuzu çeldiler. Güner Tahir’i de anlatmalıyım. HÖH’te genel başkan yardımcısı milletvekiliydi. Ayrıldı Hıristiyan Demokratlar’a girdi, iş tuttu! -Netice? -Her şeye rağmen HÖH güçlü. Sağın merkezi. Nüfus kağıtları yenilenirken Türkiye’deki Bulgar vatandaşı soydaşlarımız gelip, gereğini yapsın. Bir oyuna kurban gitmesinler. Eğer nüfus cüzdanları ve pasaportları geçerliyse bulunduğu ülkedeki Bulgar Temsilciliğinde de oylarını kullanabilirler. İhmal etmesinler. Güç olmalıyız. Geç kalmamalıyız. Türk varlığı sürmeli bölgede. -Peki sorun? -Ekonomik. Ülkede çok kurum özelleştiriliyor. Yunanlılar hızla girdiler. Ankara bunu görmeli. Prenses Otel kafi değil. Ceylanlar’ın Arda Nehri üzerinde yapacağı elektrik santrali de maalesef askıda, Türkiye’deki gelişmelerden dolayı. Bulgaristan’ın şimdi hava yolu yok; özelleşti. Kurulan Bulgar-Türk şirketlerinin sayısı artmalı. Balkanlar ihmal edilmemeli, demokrasinin geliştiği günümüzde.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT