BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dedikodu krizi...

Dedikodu krizi...

Biraz da yanlış ve “acul” uygulamalar yüzünden, dedikodunun esir aldığı piyasalar, yavaş yavaş kendine geliyor. Nereden bakılırsa bakılsın, Türkiye, kaynağı “dedikodu”ya dayandırılan bir bunalımdan geçmenin sürecini yaşarken, hem pahalı bir deneyim kazandı hem de tehlikeli bir testten geçti sanırız.



Doğrusu, “dedikodu” denen illetin, Türkiye’nin ekonomik hayatını böylesine allak-bullak edeceğini kimse tahmin edemezdi. Gerçekten de, dedikodunun, şimdiye kadar insanları perişan ettiği, çok yuva yıktığı, kanlı kavgalara hatta sosyal çalkantılara sebep olduğu biliniyor. Ama ekonominin candamarlarına sızabileceği yadırganıyor. Her şeyin başı Aslında, her şeyin başı, istikrara bağlanıyor. Yani, ülkede istikrar varsa, başta siyaset olmak üzere her şey, eninde sonunda düzlüğe çıkar. 57’nci koalisyon hükümetinin birkaç anlaşmazlığa rağmen, uyumlu çalışması ve peş peşe alınan kararlar, her türlü dedikoduya set olabilecek direnci taşıyor. Nitekim, biraz da yanlış ve “acul” uygulamalar yüzünden, dedikodunun esir aldığı piyasalar, yavaş yavaş kendine geliyor. Kriz asla... Türkiye’de, son günlerde yaşanan bunalım, ekonomimiz tarafından kolay kolay sindirilemediğini yeniden kanıtlıyor. “Kriz” kelimesinden bile etkilenen piyasanın yeniden canlanması güç bir seyir takip ediyor. Özellikle geçen çarşambadan başlayan ve bütün tahminleri, beklentileri alt üst eden bunalımdan çıkılırken, ders almamız da gerekiyor. Her şeyden önce, ekonomi piyasasının çok nazlı olduğu, her ne pahasına olursa olsun ürkütülmemesi gerektiği “ilke” olarak kabul edilmeli. Moral aşısı Adına ne denirse densin, yaşanan bunalım eğer tamamen aşılacaksa, Merkez Bankası Hazine ve Bankalar Birliği üst yöneticilerinin büyük çabaları olduğu biliniyor. Ancak, Dünya Bankası ve IMF’nin girişimlerinin de altı çizilmeli. En azından, ekonomiye “moral aşısı” yapıldığı unutulmamalı. Ne var ki, Türkiye’nin “moral açısı”ndan ziyade, krediye ihtiyacı olduğu da unutulmamalı. Geçmişte ve şimdilerde Brezilya, Arjantin’de olduğu gibi Türkiye’ye de, döviz musluklarının açılması “ilaç” yerine geçecek nitelik taşıyor. Bu arada, Telekom süratle özelleştirilerek yabancılara gerekli olan güven verilmeli. Hazine dolu Gerçi, son günlerde piyasaya sürülen en az 5 milyar dolara rağmen, hazinede gereken döviz stokunun bulunduğu bildiriliyor. Oysa, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, döviz stoklarının eridiğini iddia ederken, bazı uzmanlar da tehlike çanlarının çaldığını belirtiyor. Nereden bakılırsa bakılsın, Türkiye, kaynağı “dedikodu”ya dayandırılan bir bunalımdan çıkmanın sürecini yaşarken, hem pahalı bir deneyim kazanıyor, hem de tehlikeli bir testten geçiyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT