BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gelinimin yaşaması için!..

Gelinimin yaşaması için!..

Oğlum bir kızla arkadaş olmuş, 4 yıl konuşmuşlar. Evlenmek istiyordu. Askerliğini yapmamıştı. Razı edemedim. Evlat acısı gördüğüm için karşı gelemeyip evlendirdim. Altı ay sonra da askere gitti. Daha iki ay olmadan gelinim hastalandı...



Çorum’dan Hatice Özkömürcü, duygularını olanca samimiyetiyle ve sadeliğiyle dile getirmiş. Hatırasından anlaşıldığına göre gerçekten eşine az rastlanır bir kaynana örneği sergiliyor... “1956 doğumluyum. 1972 yılında anne ve babamın verdiği kararla beni amcamın oğlu ile evlendirdiler. Eşim benden 7 yaş büyüktü. Ben her ne kadar “Onu ağabey biliyorum olmaz” dedimse de annemle babamın sözü geçeli oldu. Babam, “Ben ağabeyimden bir kızımı esirgeyemem” dedi. Üstelik o zaman eşimin de işi yoktu. Ne iş bulursa orada çalışıyordu. Neyse uzatmayayım, beni evlendirdiler. Kaynanam kayınbabam, eltim, kaynım; onların 5 tane çocukları derken hayli kalabalık bir eve 17 yaşında gelin oldum. Ne iş varsa üstüme yüklediler. “Gelinsin gör” dediler. Kız iken baba evinde çok nazlı idim. Ne yaparsın başa gelen çekilir. “El alem ne der?” dedik acı tatlı çektik. Ama bu arada eşime ne diyeyim. Çektiklerimi görüyordu sadece. O kıymetimi biliyordu ama büyüklerinden çekindiğinden fazla bir şey yapamıyordu. Seneler geçti, 4 yıldan sonra tedavi yöntemiyle Ömer isminde bir erkek çocuğumuz oldu. Geleneklerimize göre büyüklere saygısızlık zannıyla çocuğumuza ilgi de gösteremiyorduk. Sadece odamıza girdiğimiz zaman kucağımıza alıp sevip öpebiliyorduk. Çünkü ayıplıyorlardı. “Büyüklerin yanında çocuk sevilmez” diyorlardı. Ömer’im 2,5 yaşına geldiğinde, komşumuzun kızı, babaannesinin yanında almış oynatıyorum derken ağabeyinin av tüfeğiyle yavrumu alnının ortasından vurmuş. O anda Ömer’im can vermiş. O anımı anlatamam. Yıkıldım, ümidim kırıldı. “Bir yavrum vardı o da elimden gitti” dedim. Ağladım, sinir krizleri geçirdim. Ama insanoğlu taştan katı derler ya, eh işte ben de yüreğime taş bağlayıp dayandım. Bir sene sonra bir oğlum daha oldu. Bu Allahın bana verdiği bir nurdu. Dünyalar benim oldu. Bu oğlumun ismini de Ömer koydum. Acım dinmişti birazcık. Üç yıl sonra bir oğlumuz daha oldu onun ismi de Önder koyduk. 1982 yılında kendimiz, eşimle birlikte biriktirdiğimiz parayla bir gecekondu aldık. Ben dikiş diktim, nakış yaptım eşim çalıştı çabaladı kendimize yeni bir dünya kurduk. Derken annemle babamı kaybettik. Allah rahmet eylesin nur içinde yatsınlar. Onlardan bize miras hayli para düştü. Ben de eşime dedim ki: “Gel böyle işsiz olmaz sana bir iş yeri açalım da sen de rahat et biz de” Karar verdik, bir LPG (tüpgaz) dükkanı açtık. İşlerimiz iyi oldukça biz de rahat ediyorduk. Ömer liseye Önder ortaokula başlamışlardı. Eşim, benden habersiz işimi büyüteyim derken kendisine bir ortak bulmuş. Bir firmanın başbayiliğini almış. Haberim olunca çok itiraz ettim. “Ne olursun az bulup az yiyelim çok büyük işin riski de çok olur” dedim ama nafile beni dinlemedi. Korktuğum başıma geldi. 1993’te iflas ettik. Oğlum liseyi küçük de ortaokulu bitirdi. Daha ilerisini okutamadık. Gene kendimize göre küçük bir dükkan tuttuk. Yanımızda çalışan işçiler dükkan açtılar, onlardan 15-20 tane tüp aldık. Tali bayilik yapıyor karnımızı doyuruyorduk. Ömer bir kızla arkadaş olmuş, 4 yıl konuşmuşlar. Evlenmek istiyordu. Askerliğini yapmamıştı. Razı edemedim. Evlat acısı gördüğüm için karşı gelemeyip evlendirdim. Altı ay sonra da askere gitti. Daha iki ay olmadan gelinim hastalandı. Çorum’da doktora götürdüm. İstanbul’a havale ettiler. Gelinimin beyindeki zar eriyormuş. Sonucu felç imiş. Allahım bu da gelmişti benim başıma. On gün Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde yattık. Allah devletimize zeval vermesin. Oğlumun asker karnesinden yararlandık. Hastane masrafını onlar verdi. Ben yalnız dışardan yapılan tahlillere 250 milyon harcadım. Benim gelinin tedavisi ömür boyu sürecekmiş. Şimdilik 5 yıl süre verdiler 3 ayda bir İstanbul’a gidip kontrol olacağız. Her gittiğimizde de bu tahlilleri yaptıracakmışız. Şimdi oğlum 6 aylık asker bir sene daha asker karnesinden faydalanacağız. Ama ondan sorası yok. Doktorlar dediler ki: “Eğer oğlun sigortalı bir işe giremezse bu hastalığın ilaçları çok pahalı, altından kalkamazsınız” Gelinimin yaşaması için oğlumun sigortalı bir işte çalışması lazım. Askerlik dönüşü oğluma sigortalı bir iş nasıl bulurum bilmiyorum. İlgililerden oğluma iş bekliyorum. Gelinimin yaşaması için...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT