BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dükkan sizin, beyler!..

Dükkan sizin, beyler!..

Beyler, ben bir mahalle bakkalıyım. 3 çocuğumla birlikte 5 kişilik bir aileyiz. Günde 50 ekmek, 30-35 milyonluk da tekel ürünü satıyorum. Bakkaliye mallarını, çevremizde mantar gibi biten hipermarketler sayesinde raftan kaldırdık.



Beyler, ben bir mahalle bakkalıyım. 3 çocuğumla birlikte 5 kişilik bir aileyiz. Günde 50 ekmek, 30-35 milyonluk da tekel ürünü satıyorum. Bakkaliye mallarını, çevremizde mantar gibi biten hipermarketler sayesinde raftan kaldırdık. Günlük en fazla 50 milyon TL. ciro yapıyoruz, %12-15 kâr olduğu hesaba katılırsa; günlük karımız 7,5 milyon ediyor. Ayda 225 milyon eder. 60 milyon ev kirası, 30 milyon dükkan kirası, 30 milyon elektrik, su vs. gider, bunların toplamı 120 milyon eder. Geriye 105 milyon kalıyor. Bakın bu parayla ben ne yapıyorum; ailemi geçindiriyorum, iki çocuğumu üniversitede, birini lisede okutuyorum. Neden mi üniversitede okutuyorum; devlete “üniversiteli ırgat” yetiştirmek için... Avrupalı boşuna bu ülkede insan haklarının korunmadığını söylemiyor, yok ki korunsun. Bu ülkede öyle veya böyle, parayı bir şekilde bulmuşsan, insan hakları da senin, yaşama hakkı da... Bu gelirle nasıl geçindiğimi soracaksınız; geçindiğimizi kim söylüyor? Milyonlarca dar gelirli gibi biz de sürünüyoruz, ömür dolduruyoruz... Devletimiz şimdi benden ve benim gibi dar gelirlilerden Hayat Standardı Vergisi istiyor. Ölüden öpücük ister gibi. İş standarda kalırsa devlet bana hayli borçlu çıkar beyler. Ha, az kalsın unutuyordum, benim bir de %10’unu esnaflık yaptığım için kestiğiniz, 30 yıl hizmetimin, 11000 gün prim ödediğim Bağ-Kur’dan 70 milyon TL. (%10 kesilince 63 milyon elime geçen...) Emekli maaşım var, yiye yiye bitiremediğim! Ne mutlu Türk’üm diyene. Ne mutlu bu ülkede yaşayan ve de yaşatanlara... İhsan Büyük - ESKİŞEHİR Ne olur ‘peşkeş çekin’ artık! Yaşadığımız ağır ekonomik bunalımı çoğu ekonomist yapısal bozukluklara, devletin ekonomideki ağırlığına bağlıyor. Çare de, bir an önce KİT’leri özelleştirmek. Bu işlere ilk başlayan ülkelerden biri Türkiye’dir. Ama en az mesafe kateden de biziz. Demir perde ülkeleri bile bu işi bitirdi sayılır... Özelleştirmede “Amiral Gemisi” tabir edilen Telekom’umuz da ne hikmetse özelleşemiyor. Şimdiki sıkıntıların aşılmasında da bu satışın büyük önemi var. Ama “peşkeş çektirmem” deyip tutturuyorlar. On yıl önce de birileri vatanseverlik adına “peşkeş” çektirmedi. Değeri de 40 milyar dolardan bu seviyelere indi. Bu kahramanlıktan Türk halkının ne kadar kaybının olduğunu da işin uzmanları araştırsa da bilgilensek... İki kamu bankasının görev zararının 20 milyar dolar olduğunu ilgili bakan açıkladı. Diğer kamu bankaları ve KİT’lerin zararları da hesaba katılınca, bu halkın neden bu kadar yoksullaştığının cevabı çıkar ortaya. Sadece bu iki banka birileri tarafından peşkeş çekilseydi, Türk halkı 20 milyar dolar kârlı çıkardı... Ne olursunuz, açıkça söyleyin. Özelleştirmeye karşı iseniz bunu saklamayın. Yanlış politikalarınız yüzünden ekmeğe muhtaç ettiğiniz bu yoksul halkı daha fazla oyalamayın, kandırmayın... Bu ülkeyi seviyorsanız, devleti ekonomiden en kısa zamanda çekin. Gerekirse parasız olarak bütün kitleri “peşkeş” çekin. Türk halkının dayanacak takati kalmadı, inanın. Politikacıların popülüst davranışları, devletin bekası için tehlikeli olmaya başladı... Perhiz ve lahana turşusu Ben 26 yaşındayım ve bir kamu kuruluşunda çalışıyorum. Ülkemizin çektiği enerji sıkıntısı hepimizin malumudur. Zaman zaman elektriklerimiz kesilirken, bir yandan da evlerimizde ve işyerlerimizde mümkün mertebe elektrik tasarrufu yapmamız konusunda uyarılar, ricalar ve isteklerle karşı karşıya kalıyoruz. Biz üzerimize düşeni fazlasıyla yapıyoruz veya yapmaya çalışıyoruz. Buna rağmen neden birileri ısrarla tersini yapıyor? Her gün kullandığım güzergah itibarıyla Pendik’ten Tuzla’ya kadar, E-5 diye bilinen yolda aydınlatma lambalarının direkleriyle beraber değiştirildiğini görüyorum. Eski direkler hâlâ sapasağlam olmasına rağmen parçalanmasına ve yeni direklerin haddinden fazla birbirine yakın dizilmesine bir anlam veremiyorum. Umarım yetkililerden biri bizi aydınlatır... Samet Ağır - Pendik - İSTANBUL
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT