BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sems-i Tebrîzî “rahmetullahi aleyh” -3-

Sems-i Tebrîzî “rahmetullahi aleyh” -3-

“Hazreti Şems”, Konya’ya, Şam’dan teşrif edince, Şekerciler isminde bir hana indi önce. O sabah, han kapısı önünde otururken, “Mevlânâ”, atı ile geçti hanın önünden.



Mevlana ile buluşması... “Hazreti Şems”, Konya’ya, Şam’dan teşrif edince, Şekerciler isminde bir hana indi önce. O sabah, han kapısı önünde otururken, “Mevlânâ”, atı ile geçti hanın önünden. Bütün talebesi de, ardınca gidiyordu, Tam o hanın önünden geçerken “Şems”i gördü. Bir anda, muhabbeti doldurdu kalbini tam, Sevgiyle selâm verip, yoluna etti devam. Ve kendi kendisine düşündü ki: “Bu kimse, Hallerinden benziyor, yabancı bir kimseye. Zira hiç görmemiştim onu ben bunca zaman, Ne kadar da nur yüzlü, ne sevimli bir insan.” Bu düşünceler ile meşgulken Onun zihni, “Şems” gelip, tuttu birden atının dizginini. Baktı ki, biraz önce gördüğü yabancıdır, Dedi ki: (Buyurunuz, bir arzunuz mu vardır?) Buyurdu: (İsminizi öğrenmektir muradım,) Arz etti ki: (Mevlana Celaleddin’dir adım.) O, duyunca “Mevlana Celaleddin” ismini, Kalbinin derununda hissetti sevgisini. Bu sefer de onu çok merak edip Mevlânâ, (Sizin ism-i âliniz ne?) diye, sordu ona. “Şems-i Tebrizi” diye işitince o zattan, Sevinç ve heyecanla sıçrayıp indi attan. İki dost kavuşmuştu nihayet birbirine, Sevgiyle sarıldılar hemen birbirlerine. “Mevlân┠göstererek büyük hürmet, itibar, Beraber yürüdüler, kendi evine kadar. Dedi ki: (Ey efendim, burasıdır evimiz, Sizin emrinizdeyiz, çoluk çocuk, hepimiz. Ev lâyık değilse de, hiç zât-ı âlinize. Sadık köle olmaya çalışacağım size. Kölenin nesi varsa, hep efendisinindir, Çocuklar evladınız, bu hane de sizindir.) Onu pek fazla sevip gösterdi saygı, edep, Yanından ayrılmayıp, hizmetinde oldu hep. Onun sohbetlerini zevk ile dinliyordu, Yanından, bir an olsun gitmek istemiyordu. “Şems” dahi çok sevmişti, hazreti “Mevlânâ”yı, İkisi birleşince, unuttular dünyayı. Bu iki sevgili dost, çekilip bir odaya, Hep sohbet ederlerdi, baş başa, doya doya. Hattâ öyle oldu ki, Mevlânâ hazretleri, Evden hiç çıkmıyordu, o geleliden beri. Öyle zevk alırdı ki onun sohbetlerinden, Ayrı kaldı bu yüzden, kendi talebesinden. Gidemez oldu artık, onlara ders vermeğe, Ve çıkamaz olmuştu, camide va’z etmeğe.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT