BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çapulcular Cumhuriyeti

Çapulcular Cumhuriyeti

Türkiye’de futbol oynanıyor zannedelim daha... UEFA Kupası Şampiyonumuz var diye övünelim...



Türkiye’de futbol oynanıyor zannedelim daha... UEFA Kupası Şampiyonumuz var diye övünelim... G.Saray’ın dünya takım sıralamasında ikinci sıralara kadar tırmanışıyla gurur duyalım... F.Bahçe’nin “Birleşmiş Milletler” gibi takım kurmasıyla övünelim... Sırp, Boşnak, Hırvat, Yahudi, İsveçli, Nijeryalı, Ganalı’yı kaynaştırdı diye sarı-lacivertlileri manşetlerden indirmeyelim... Afrika’nın balta girmemiş vahşi ormanlarından topladığı adamları, allayıp, pullayıp İstanbul’un ağalarına sunan İlhan Cavcav, Celal Doğan gibi “Anadolu temsilcilerini” kahraman ilân edelim... Beşiktaş’a, dünya çapında hoca bulduklarını zannedenlerin, tarihlerindeki en delik deşik kaleye sahip olduklarını unuttuklarını görmezliğe gelelim... “Al dediler, aldım” mantığını her ortamda göğsünü kabartarak söyleyen Trabzonspor Başkanı’nın, futbola olan müdahalelerini ellerimiz patlarcasına alkışlayalım... Bize her şey müstahak... *** Memlekette, futbol terörü sahalardan sokaklara taştı, hatta evlerin, dükkanların, otomobillerin içine girdi, bizim kılımız kıpırdamıyor... İki gün yazılıyor, çiziliyor... Dertler bir anda rafa kalkıyor... Umurumuzda mı, dönercilerin adam kesmek için cadde cadde dolaşmaları... Ceplerinde silah, bıçak taşıyanların, kulak çekmek için değil, organ koparmak için ordu kurmaları... Umurumuzda mı, tribün kundakçılarının, yakında tarihi köşklerden başlayarak, beğenmedikleri her yeri yakıp Neron edalarıyla gülecekleri vaktin geldiği... Hâlâ umursamayalım bakalım... Hâlâ, ölenlerin ve yaralananların azlığıyla övünelim... Ve hâl⠓Şükürler olsun” diyelim haa... *** Üç-beş çapulcuya ve taraftarına yaranmak için ağızlarının fermuarı bozuk bazı yöneticilere teslim olan tribünlerin tadını çıkaramayan, buruk futbolseverin çaresi olamayalım daha... İşi cop sallamakla hallettiğini zanneden polisimize, genel anlamda stad terörü ve tribün psikolojisi konusunda bilgi veremeyelim... “Kaba kuvvete karşı, kaba kuvvet” mantığından hareket edelim hâlâ... Resmi Gazete’de yayımlanan yeni seyirci yönetmeliğinin metinlerini, stadlarda okutup, işi hallettiğimizi sanalım... Yüzlerce kilo patlayıcı ve yanıcı maddelerin tribünlere “Hokus-pokusla” veya “Işınlama” ile sokulduğunu zannedelim daha... Güldürmeyin insanı ne olur... Beyler, o koliler, hani içinde stadlara girmesi yasak olan her türlü madde, resmen şeref tribününden, protokol tribününden içeri, belli ve yetkili kılınmış kişilerce alınıyor... Yoksa, stad çevresinde bozuk yirmibeşliği bile polis kaskına atan insanlar sokmuyor... Yönetimin parası, yönetimin izniyle, hamal gibi çalışan “Besleme amigoların” marifeti bütün bunlar... *** F.Bahçe’de, G.Saray’da, Beşiktaş’ta belli bu isimler... Amigo deyip geçmeyin... Deplasmanlarda otelleri ayrılan, ceplerine harçlıkları konan, biletleri verilen bu emir kullarını, çoğumuzun sadece reklamlarda gördüğü süper kıyafetlerle ödüllendirenler de, bilinen bir kısım yöneticilerdir... Futbolumuzu, tribün zevkimizi, maç anlayışımızı ateşe veren, kana bulayan bu caniler, bu beslemeler kadar suçlu olan kişiler, “Benim hiç birşeyden haberim yok” diyen, işte bu yönetici takımıdır... Bal gibi biliyorlar, bal gibi de her suça iştirak ediyorlar... Dileriz bir gün o meşaleler, o taşlar, o kırılan koltuklar kafalarında patlar... Ve dileriz bir gün, işi sadece copla değil, kanunun emrettiği cezalarla çözeriz... Eyyamcı hakemlerimiz başta olmak üzere, kışkırtıcı yöneticilerimiz, tribün anarşistlerinin kurduğu “Çapulcular Cumhuriyeti” bir gün kökten yıkılır... O zaman görün siz Türkiye’yi... Türk futbolunu... E-mail: narkan@tg.com.tr
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT