BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Herkesin gözü önünde -Hey Işıkçı-

Herkesin gözü önünde -Hey Işıkçı-

Günümüzde, halkın sevgilisi olmuş sanatçılarımızdan biri de, Sadri Alışık'tı. Yakın bir arkadaşlığımız yoktu. Bir toplantıda tanıştık, davet ettiği bir öğlen yemeğinde uzun uzun konuştuk.



Günümüzde, halkın sevgilisi olmuş sanatçılarımızdan biri de, Sadri Alışık'tı. Yakın bir arkadaşlığımız yoktu. Bir toplantıda tanıştık, davet ettiği bir öğlen yemeğinde uzun uzun konuştuk. Sonra bu dostluk karşılıklı saygıyla sürdü. İyi bir oyuncuydu, belleğimiz yanıltmıyorsa yıllarca evvel Lady Charerley'in aşkı oyununda, meflûç Lord Chaterley'i olağanüstü bir başarıyla oynamıştı.. Çolpan İlhan, sinemamızın önde gelen başarılı sanatçılarından biriydi. Özellikle gözlerine ve mimiklerine çok hâkimdi. Nice filmini takdirle izlemiştik. İşte, böyle iki güçlü sanatçının oğlu Kerem Alışık'ı ikinci defa sahnede gördük. İyi bir aktör olacak. Babadan anadan kalıtımla aldığı yetenekle zirveye çıkacak. Hangi "dizi"de rol aldığını bilmiyoruz, izlemedik. Zaten, sinema başka, tiyatro daha başkadır. Kerem Alışık, çok genç, yakışıklı, atletik yapılıdır. Ama, henüz bir aktör olamadı. Rolünü ezberleyen bir adaydan öteye geçemedi. Sanki, oyunun metnini, evvelâ içinde tekrarlıyor, sonra konuşuyordu. Hareketlerinde beklenen bir serbestiyetlik olmadı. Fiziki yapısıyla sahneyi rahatça doldurdu; ama aktör olarak biraz gerilerdeydi. Ellidört yıllık gazeteci, otuzdört yıllık bir eleştirmen olarak, genç Alışık'a bir methiye düzseydik, bu yetenekli gence kötülük yapmış olurduk. Çok yakın bir gelecekte Kerem Alışık'ı hakkettiği noktada göreceğiz; ama henüz değil. Biraz daha sabırlı olmasını tavsiye ederiz. Rula Roca rolünde, Nilüfer Açıkalın, sevimli, sıcak bir kimlik çizdi. Olaylar karşısında şaşkınlığı, yorumu ve davranışlarıyla başarılıydı. Diğer rollere gelince bir dizide çizdikleri sevimli portrelerle Yasemin Çonga ve Nazlı Tosunoğlu, kendilerini aşan bir oyun sergilediler, mutlak başarılıydılar. Bülent Polat, Derya Çetinel, Osman Çağlar, gerektiği gibi oynadılar. Usta bir film yönetmeni olan Orhan Oğuz, sinemanın hız ve estetiğini, belirli kalıpları kırarak tiyatroya uygulamış. Yalnız sormak isteriz. Niçin oyunun adını değiştirdi. Filmin orijinal adını değiştirmek sinemada çok uygulanan bir davranıştır. Ama bu oyunun isim değişikliği, basit hesaplara dayanmaktadır. Adıyla ilgi toplamak seyirci sayısını çoğaltmak, oyunda "herkesin gözü önünde" oluşan bir şey yok. Sadece bir paravanın arkasında ayna misali bir yansıtıcının önünde soyunur gibi yapmak. Ve son olarak Kerem Alışık, perde kapanırken, sahnenin önünde babasının kişiliğiyle özdeşleşmiş olan o selâmı yapmayacaktı. Çok çirkin bir davranış oldu. Özür dileriz ama bu davranışı, bir fakirin, sakat uzvunu göstererek parsa toplamak isteyen bir kimsenin davranışına benzettik. Kerem Alışık, babasının milyonların belleğine yerleşmiş, o kendine özgü selâmı bir "miras" olarak kullanmamalıydı.. Yazan: Oliver Hailey Çeviren: Sevgi Sanlı Yöneten: Orhan Oğuz Oynayanlar: Kerem Alışık, Nilüfer Açıkalın, Yasemin Çonka, Nazlı Tosunoğlu, Bülent Polat, Derya Çetinel, Osman Çağlar Müzik: Orhan Topçuoğlu Kostüm: Çolpan İlhan Işık: Turgut Erkan. Sadri Alışık Tiyatrosu (küçük sahne).
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT