BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sahte peygamberlik

Sahte peygamberlik

Sahte peygamberler, Hak peygamberlerin sahip oldukları üstün şahsiyet ve yüce ahlâkî meziyetlerle muttasıf (nitelenmiş) olmadıkları gibi onlardaki olağanüstü özelliklerden de mahrumdurlar.



İlk insan olan Hz. Âdem’den bu yana yeryüzünde yaşayan insanların Allah, âhıret, dînî sorumluluk ve yükümlülükler gibi birtakım önemli konuları kendi başlarına öğrenebilmeleri mümkün değildir. Bu yüzden yüce Allah zaman zaman sözü edilen dînî konularda kullarını gönderdiği peygamberler vasıtasıyla uyarmış ve bilgilendirmiştir. İslâm dîninin belirlediği temel inanç prensiplerine göre; peygamberlik vazîfesi ve makamı, Cenâb-ı Hakk’ın takdîrine bağlıdır. Bu demektir ki insanlar kendi gayret ve çalışkanlıklarıyla, azim ve sebatlarıyla peygamber olma imkânına sahip olamazlar. İlim, san’at ve benzeri aktivitelerde çok ciddî bir performans göstererek önemli başarılara imza atabilen seçkin yetenekli insanlar, adı geçen konulardaki iddiâlarını peygamberlik alanında -hâşâ- sürdürmek isteseler de buna imkân bulamazlar. Dünya çapında şöhrete sahip olarak isimleri dillerde dolaşabilir, milyonlarca insan kendilerine hayranlık duyguları ve gıpta ile bakabilir, hattâ batılı toplumlarda olduğu gibi kendilerini idol (hâşâ tanrı) olarak görenler bile bulunabilir. Tarih boyunca bu söylediklerimizin çeşitli tezahür ve örnekleri çok görülmüştür. İnsanlar toplumda çok etkili olan başarı ve atılımlarını Allah’ın kendilerine ihsan ettiği geçici birtakım yeteneklerle gerçekleştirebilirler. Bunun için de gösterdikleri performansı sürekli olarak en üst düzeyde tutmaları mümkün değildir. Zaten bu yüzdendir ki nice ünlü şahsiyet daha dünyadan göçmeden, gücünden çok şey kaybetmiş ve bunun sonucu olarak da taparcasına peşinden koşanlar tarafından terk edilerek unutulanlar arasına karışıp gitmişlerdir. Günümüz iletişim imkânları bu konuda nice enteresan bilgiler sunmaktadır. Allah’a iftira ediyorlar İlâhî bir emanet olan peygamberlik böyle değildir. Yüce Allah, bir kulunu peygamber olarak seçtikten sonra o kulundan peygamberlik unvanını ve bu unvanın beraberinde getirdiği harikulâde tecellî ve belirtileri hiçbir zaman geri almaz. Hakikat kesin olarak böyle olduğu halde, tarih boyunca peygamberlik özentisine kapılan çeşitli maceraperestler ortaya çıkarak peygamberlik iddiâsında bulunmuş ve bunlar çeşitli demagojilerle bazı saf ve zavallı kişileri de kandırabilmişlerdir. Aslında peygamberlik iddiâsı çok büyük ve ciddî bir iştir. Peygamber olmadığı halde peygamber olduğunu söyleyenler yüce Allah’a iftira etmektedirler. Allah adına yalan uydurmanın ne kadar korkunç bir cür’et olduğu meydandadır. Böylelerinin gözü öylesine kararmıştır ki ilâhî gazabın bu densizliğe ve küstahlığa nasıl bir ceza vereceğini bile düşünememektedirler. Sahte peygamberler, Hak peygamberlerin sahip oldukları üstün şahsiyet ve yüce ahlâkî meziyetlerle muttasıf (nitelenmiş) olmadıkları gibi onlardaki olağanüstü özelliklerden de mahrumdurlar. Yalancı peygamber olarak da adlandırılan sahtekârlar boş iddiâlarını kanıtlayabilecek hiçbir imkâna sahip değillerdir. Gerçek peygamberlerin en inkâr edilmez peygamberlik vesîkası, onların gösterdikleri mu’cizelerdir. Uydurma ve gülünç iddiâlarla ortaya çıkanların Cenâb-ı Hakk’ın gerçek elçilerine ihsan ettiği o ilâhî destekten istifade edebilmeleri kesinlikle söz konusu olamaz. Son günlerde âdetâ moda hâline gelen mesihliğe özenti ve heveskârlık, konunun ne kadar istismar edildiğini açıkça ortaya koymaktadır. İçimizde yaşamış bu insanlar, ailelerini, hasep ve neseplerini, çocukluk, gençlik ve olgunluk çağlarını yakından tanıyan pek çok kimsenin gözü önünde benliklerini inkâr ederek tarihe mâl olmuş yüce peygamber Hz. İsa’nın şahsiyetini onun bütün kemalât (olgunluk) ve mu’cizelerinden mahrum bir âcizlik ve bîçârelik içinde gasp etmeye kalkışıyorlar. Hz. Muhammed son peygamber İnsanları ahmak ve geri zekâlı sayan bu zavallılar Hz. Meryem’den harikulâde bir şekilde dünyaya gelen İsa aleyhisselama dönüşmelerini (!) sübyanlara bile anlatamazlar. Sahte ve yalancı peygamberlerin günümüz bilimsel ve tıbbî imkânları yardımı ile müşâhede (gözlem) altına alınabilmesi mümkün olsa bunların ruh ve zihin sağlığı bakımından ciddî anlamda hasta olduklarını tesbît etmek hiç de zor olmayacaktır. Allah, peygamberlerin sonuncusu olarak gönderilen sevgili peygamberimiz Muhammed aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm’ın feyizli ve aydınlık yolundan bizi hiçbir zaman ayırmasın. Âmin.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT