BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB’nin önündeki engeller

AB’nin önündeki engeller

AB olayında Silahlı Kuvvetlerimizin ve MHP’nin ciddi çekinceleri var ancak bu birliğe katılmada gerçek engel Sevr’i çağrıştıran dayatmalar yapmaya başlayan ve bunu Kopenhag kriterleri ile ambalajlayan Avrupa’dır. Sormak lazım üç çeyrek yüzyıl öncesinin olayı sözde Ermeni soykırımı iddialarının AB’de ne işi var?



Doğrudur Avrupa Birliği olayında Silahlı Kuvvetler’in ve MHP’nin ciddi çekinceleri vardır. Üniterlikte ve laiklikte fevkalade hassas olan asker ve ülkücüler AB hadisesine ürkek yaklaşıyorlar. Her iki çevre de AB’ye girişle bu kavramların yara alacağını düşünüyor. Vehim mi? Diyeceksiniz ki bu bir vehim! Tartışalım... Önce bir şeyin altını çizelim: Bu satırların yazarının “AB’ye girmeyelim” gibi kesin bir hükmü yoktur. Tersini yani yeni bin yılda Avrupa’yla entegrasyonun ülkemize çok şey kazandıracağını düşünmektedir. Ancak aşırı uçlardaki malum çevreler gibi ne pahasına olursa olsun girelim gibi bir bakışı da yanlış görmektedir. Asker ve MHP’nin bölünme endişesi soyut bir sendrom değildir. İşte PKK hadisesi dünü ve bugünü ile ortadadır. AB’ye girişle PKK’nın siyasallaşacağı vakıadır. Kuzey Irak’taki malum tabloyu da dikkate alır ve Batı dünyasının bunlarla ilgili düşüncelerini hesaba katarsanız Bağımsız Kürt Devleti gibi bir olgunun ya da tehdidin varlığına rahatlıkla hükmedersiniz. Dolayısı ile de bu endişe vehim değildir. AB’nin yaklaşımı Efendim nihai çözüm için açılım gerek... Ekonomik kalkınmaya evet ama onun ötesi başka amaçlara hizmet eder. Kim PKK hareketinin Batı’dan destek görmediğini iddia edebilir? Bırakın onları, Avrupa Birliği’nin şu iki ayda takındığı tutumlara bakın. Ülkemizde yaptıkları müfettişlik yetmiyormuş gibi Kıbrıs’ı dayattılar. Bitmedi, ardından Yunanistan ile aramızdaki Ege sorunu listenin başına oturtuldu. Avrupa Birliği’nin ortak savunma projesinden dışlanma derken Ermeni konusu ortaya atıldı. Sormak lazım üç çeyrek asır öncesinin bir olayı yani sözde soykırım iddiaları ile AB’nin ne işi olabilir? İşte benzer konuda Cezayirliler’i katlettiği kaydedilen, Fransa “bu konu tarihçilerin alanı” diyebiliyor. Fransa için öyle ama Türkiye’ye sıra geldi mi bildiriler yayınlanıyor. Sevr’i çağrıştırma Abartmıyoruz şu iki aylık AB seyrimiz tam bir Sevr fotoğrafıdır. Kıbrıs’tan Yunanistan’a ve Ermeni konusuna kadar ne kadar pislik varsa hepsi masaya kondu. Düşünüyorum da Batı Dünyası Birinci Dünya Savaşı’nda topla tüfekle yapamadığını şimdi AB olayı ile mi yapmak istiyor yoksa? Baksanıza dış konularda bu dayatmaları yapan AB içerde de Kürtçe TV diye tutturdu. Bu TV girişimi acaba ilk adım ya da stratejik bir mevzinin ele geçirilmesi midir? Öyle ya hiç kimse Kürtler gibi bağımsızlık istemeyen kesimlere TV olsun demiyor. Arapça TV, Çerkezce, Lazca, Abazaca, Boşnakça, Arnavutça TV demiyor. Varsa yoksa Kürtçe TV... İyi de arkadaş renklilikse, onlar için de olur. Ama hayır, varsa yoksa Kürtçe TV.. Şimdi böyle bir durumda PKK olgusunu da dikkate alıp endişelenmek gereksiz bir paranoya mıdır? Zor dostum zor Bu ve benzeri daha pek çok konu AB noktasında soru işaretleridir. Hadiseye hiç kimse siyah-beyaz mantığından bakamaz ve bakmamalıdır. Asker de MHP de elbette esnek olmalıdır. Lakin kendisine vatanperver diyen herkes de bu tereddütleri yaşamalı ve olayı bütün boyutları ile bir kez daha sorgulamalıdır. AB’nin siyasi duyun-i umumiyeye araç olmaması dikkat edilecek en önemli husustur. Şu iki aylık AB seyrimiz bana bu işin hiç de kolay olmayacağı kanaatini verdi. Haydi hayırlısı..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT