BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 'Bağ'ın bekçisi!

'Bağ'ın bekçisi!

Ülkemizde edebî tenkit deyince akla gelen ilk isim Orhan Şaik Gökyay, vefatının 6. yılında anılıyor. Yazarın, "destursuz bağa girenler"i hırpaladığı yazıları hâlâ en çok aranan ve okunan metinler arasında yerini koruyor.



Edebî tenkit ve edebiyat araştırmalarının en önemli ismi idi. 1991 yılında, en çok tartışılan "Devlet Sanatçılığı" unvanını alan grubun (bu grupta Necdet Yaşar, Zeki Müren, Yesari Asım Ersoy, Nida Tüfekçi, Alaattin Yavaşça, Barış Manço, Güher-Süher Pekinel, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Attila İlhan gibi isimler de vardı) içinde yer alan Orhan Şaik Gökyay, edebiyat dışında yaptığı işlerle pek tanınmıyordu. Çok kuvvetli ve az şiir yazmasına rağmen bu yönü de "Bu Vatan Kimin?" şiiri dışında pek hatırlanmaz... Kastamonu (İnebolu, 16 Temmuz 1902) doğumlu olan Gökyay, doğduğu toprakları çok sevdiği için öğretmenliğinin ilk dönemlerinden uzun süre Kastamonu'nun değişik okullarında ders vermişti. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Fuad Köprülü'nün öğrencisi olması, onun, edebiyata bu kadar derinden nüfuz etmesini sağladı. 1944 Irkçılık-Turancılık Davası'nda bir süre tutuklu kalan Gökyay, hiçbir dönemde ideallerinden vazgeçmeden, ciddi ilim adamlığı bilinciyle bugüne ulaşan onlarca esere imza attı. Aşık edebiyatı geleneğine bağlı olarak kaleme aldığı şiirleri kadar, özellikle Türk divan ve halk edebiyatı araştırmaları ile de bugün her kesimden okuyucuya kaynak olan eserler yayımladı. Dede Korkut hakkında, Türkiye'de yapılmış ilk önemli çalışmaya da sahip olan Orhan Şaik Gökyay, 1938 yılında "Dede Korkut"la başlayan kitabî çalışmalarına, vefatından bir süre önce topladığı şiirlerini "Bu Vatan Kimin?" kitabıyla nokta koymuştu. Sadece ülkemizde değil, dünyanın bir çok eğitim kurumundaki çalışmalara kaynaklık eden eserleriyle (örneğin, ABD'deki Harvard Üniversitesi 1994 yılında iki ciltlik Orhan Şaik Gökyay Armağanı yayınladı) en çok yararlanılan Türk edebiyatçısı unvanını koruyor. Dergâh Yayınları arasında çıkan (1982), "Destursuz Bağa Girenler" eseri hâlâ aşılamamış olan bir kitap olan Gökyay'ın tenkit yazıları, Türkiye'de ciddiye alınmamış bir alana girdiği için önem taşıyor. Tenkit yazıları, her ne kadar araştırmacıları daha ciddi olmaya istenen ölçüde yönlendirmemiş olsa bile, bu eser, aynı sahada kalem oynatacak kişilere yol gösterecek nitelikte... Vefatından sonra Gökyay'ın eserleri vefatından sonra bile en çok okunan kitaplar arasında bulunuyor. Vefatından (2 Aralık 1994) sonra makalelerinin toplandığı "Kim Etti Sana Bu Kârı Teklif", Gökyay'ın çeşitli dergi ve yıllıklarda yayımlanmış olan makalelerini biraraya getirmesi bakımından önem taşıyor. Kitap, kronolojik olarak yayıma hazırlanan üç ciltlik "Seçme Makaleler"in ikincisini oluşturuyor. Daha önce çıkan "Eski, Yeni ve Ötesi" ile bundan sonra basılan "Güçlük Nerede?" başlıklı kitapla tamamlanan bu eserlerde; dil, edebiyat, folklor, tarih ve edebiyat tarihi araştırmalarıyla düşünce ve kültür dünyamıza büyük katkılarda bulunmuş olan Orhan Şaik Gökyay'ın konulara hakim, kaynaklara dayalı, derin dil ve tarih bilgisiyle yüklü, titizlikle, adeta oya işler gibi işlenmiş makalelerini, bilgisizliğe, laf ebeliğine karşı giriştiği amansız polemikler okunup, "destursuz bağa girenler"i nasıl hırpaladığı gözleniyor. İlgilenler için, Günay Kut'un hazırladığı Orhan Şaik Gökyay'ın hayatı ve eserlerini geniş bir şekilde ele aldığı kitabı (1989) da edinilebilir. Bu vatan kimin? Bu vatan toprağın kara bağrında Sıradağlar gibi duranlarındır. Bir tarih boyunca onun uğrunda Kendini tarihe verenlerindir... Tutuşup, kül olan ocaklarından, Şahlanıp kan akan ırmaklarından Hudutlarda gaza bayraklarından Alnına ışıklar vuranlarındır... Ardına bakmadan yollara düşen, Şimşek olup çakan sel olup coşan, Huduttan hududa yol bulup koşan, Cepheden cepheyi soranlarındır... Ileri atılıp sellercesine Göğsünden vurulup tam ercesine, Bir gül bahçesine girercesine Şu kara toprağa girenlerindir... Tarihin dilinden düşmez bu destan, Nehirler gazidir, dağlar kahraman, Her taşı bir yakut olan bu vatan Can verme sırrına erenlerindir... Gökyay'ım ne desen ziyade değil, Bu sevgi bir kuru ifade değil, Sencileyin hasmı rüyada değil, Topun namlusundan görenlerindir... * O.Şaik Gökyay Gökyay anılıyor "Bu Vatan Kimin?" şiiriyle tanınan Orhan Şaik Gökyay, vefatının 6. yıldönümü münasebetiyle bugün saat 13.00'ten itibaren Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı tarafından düzenlenen bir toplantıyla anılacak. Süleymaniye Kültür Merkezi'ndeki toplantıya Prof.Dr. Turan Yazgan, Nail Tan, Ahmet Özdemir, Erkmen Mütevellioğlu, Muhsin Karabay ve Ayhan İnal konuşmacı olarak katılacak. Toplantıdan önce, Gökyay'ın Nakkaştepe'deki kabri de ziyaret edilecek. Seçme eserleri: * Bugünkü Dille Dede Korkut (1944) * Mercimek Ahmed-Kâbusname (1964) * Kâtib Çelebi'den Seçmeler (1964) * Ahmet Rasim- Eşkâl-i Zaman (1969) * Dedem Korkut'un Kitabı (1973) * Destursuz Bağa Girenler (1982) * Molla Lütfi (1987) * Bu Vatan Kimin? (1994) * Eski Yeni ve Ötesi (1995) * Kim Etti Sana Bu Kârı Teklif (1997) * Güçlük Nerede? (1998) Çevirileri: * Türkler'de Karagöz (G. Jacob'dan, 1938) * Doryan Gray'ın Portresi (O.Wilde'den, 1938) * Menteşe Beyliği (P.Wittek'ten, 1944) * Yiğit Kasprel ile Güzel Annerl'in Hikayesi (1948) * Cockel, Hinkel ve Gockelaya (1959) * Bahar Çelengi (C.Brento'dan, 1977)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT