BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Pazar Yazıları

Pazar Yazıları

Allah’ın insanoğluna bahşetmiş olduğu en büyük nimet, peygamberlik müessesesi; dolayısıyla, kendi içlerinden seçilen ve rehber olan peygamberlerdir.



Allah’ın insanoğluna bahşetmiş olduğu en büyük nimet, peygamberlik müessesesi; dolayısıyla, kendi içlerinden seçilen ve rehber olan peygamberlerdir. Dert ve belaların en büyüklerini onlar görmüş, çilelerin ve ıstırapların en çetinini onlar yaşamışlardır. Sebep tek: İlahi teklife mazhar ve muhatap olan insanı, dünya ve ahirette saadet içinde bulundurmak. Peygamberliğin (nübüvvet) insanla o kadar yakın ve kaçınılmaz ilişkisi vardır ki, dünya sahnesine indirilen ilk insan da peygamber... Artık; türeyen, çoğalan ve dünyaya yayılan her kavim peygamberlik nuruna muhatap olacak ve peygambersiz azaba düçar olmayacağı keyfiyetini de yine peygamber delaletiyle Allah’tan bilip öğrenecekti insan! İnsanı Allah’a kavuşturan yolların adedi, mahlukatının nefesleri sayısıncadır. Bununla birlikte bütün bu netameli ve tehlikelerle dolu yolların başı; Allah’ın insanlığa en büyük rahmeti olarak seçilmiş ve görevlendirilmiş peygamberlerce tutulmuş; insan da bu mahir rehberlere uyarak dünya ve ahiret saadetini elde etmişlerdir. Bir gün, sevgili Peygamberimiz, yere düz bir çizgi ve bunun etrafına da balık kılçığını andıran, sağlı sollu çokça çizgiler çizdi. Düz çizgiyi işaret ederek: ‘Bu, doğru olan yoldur. İnsanı Allah’a kavuşturur. Diğerleri şeytanın yollarıdır. Peygambere uymayan sapıtır!’ buyurdu. Dolayısıyla insan, peygamberlere uyduğu nispette huzura kavuşmuş; aykırı davrandığı nispette de bunalımlara, buhranlara sürüklenmiştir. Peygamberler hidayet rehberleridir. Bizim Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, en son ve en büyük peygamber olup, diğer peygamberlere de şefaat edecektir. Dikkat ediniz; yalnız Müslümanlara, kendi ümmetine değil, diğer peygamberlere de şefaat edecektir. Cenab-ı Hakk, büyük peygamberlere teker teker sorar: ‘sen kimsin?!’ Her birisi, kendi şanını yansıtan sıfatı terennüm ederek cevap verir. Yani; ‘Seyfullah’ım!’, ‘Kelimullah’ım!’, ‘Halilullah’ım!’, ‘Ruhullah’ım!’ gibi.. Sevgilim dediği Habibullah’a (Muhammed aleyhisselam) da sorar: ‘Sen kimsin?’ Peygamberler peygamberinin verdiği cevap çok manidardır: (Babasını kasdederek) Abdullah’ın yetimiyim!’ der. Bunun üzerine Cenab-ı Hakk: ‘Seni, yalnız kendi ümmetine değil, bütün peygamberlere şefaatçı kıldım!’ buyurur. Böyle bir Peygamberin ümmeti olmak ne büyük saadettir! Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurdular: ‘Herkesin bir hocası var; benim hocam Rabbimdir. Beni O terbiye etti!’ Müşrikler kendisini üzmüş, mübarek kalbini kırdıkları zaman, O’nu bizzat Rabbi teselli ediyor ve hiçbir beşerin kavuşamadığı Rabbani müjdeye nail oluyor: ‘... Sen, razı olup yeter deyinceye kadar, Rabbin sana verecektir!’ O mükerrem Resul, Cenab-ı Hakk’ın Rabbani vaat olan bu müjdesini, yarın Ahiret Günü’ne saklıyor. Ne mutlu o kutlu Nebi’ye ümmet olanlara!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT