BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bollukta kıtlık çekmek ve IMF’ye el açmak

Bollukta kıtlık çekmek ve IMF’ye el açmak

Mübarek ramazan ayında ülkemizin çektiği şu ekonomik sıkıntılara bakın. Dünyanın 16. büyük ekonomisi bir ülkenin şu günlerde girdiği çıkmazın, gerçek bir kriz olduğuna aklı başında olanların inanası gelmiyor.



Mübarek ramazan ayında ülkemizin çektiği şu ekonomik sıkıntılara bakın. Dünyanın 16. büyük ekonomisi bir ülkenin şu günlerde girdiği çıkmazın, gerçek bir kriz olduğuna aklı başında olanların inanası gelmiyor. Nasıl inanılsın ki? Türkiye’nin ekonomik potansiyeli ve dinamizmi, böylesine suni krizlerin aşılmasına, bir değil bin kere yeter de, artar bile.. Ama öylesine güvensiz ve karamsar ortamlarda yaşıyoruz ki; her söylenti, her dedikodu ve hatta en küçük spekülasyon bile bir dizi dalgalanmalara yolaçabiliyor. Güven sıralamasında sonuncuyuz Türk-Amerikan Dernekleri ATAA’nın Washington’da dün sona eren 21. Kongresi sırasında, Türk insanını diğer ülke insanları ile karşılaştıran ilginç bir araştırmadan da bahsedildi. Sözkonusu araştırmaya göre, dünyada birbirine güvenmeyen ülkeler sıralamasında maalesef en sonda geliyoruz. İnsanlarımızın yüzde 90’ından fazlası, inanılır gibi değil ama, birbirine asla güven duymuyorlarmış! Böylesine herkesin birbirinden şüphe ettiği bir ülke olmak, ne kadar feci.. Buna ne can dayanır; ne de yüksek ekonomik potansiyel ve parlak gelecek.. Bu ‘güvensizlik’ kuruntusu arttıkça, iflah olmamız daha da zorlaşıyor. En iyi olacağımız zamanları bile sırf bu yüzden, ‘krize’ ve içinden çıkılması zor durumlara çevirebiliyoruz. Her şey yolunda paniği Lütfen aklı başında olan birisi izah etsin.. Başbakanından ilgili bakanlarına kadar herkesin ‘her şey yolunda’ dediği bir anda, insanların bankalara hücum etmesinin, borsanın tepetaklak olmasının, birkaç gün içinde yurt dışına 6 milyar dolar civarında para çıkmasının, anlamı nedir? Bizce bu öylesine suni ve psikolojik bir kriz ki, sebeplerinin en üst iki sıralamasını ‘güvensizlik’ ve ‘karamsarlık’ teşkil ediyor. Önceki gün CSIS isimli düşünce kuruluşunda konuşan eski bakanlarımızdan Prof. Dr. Emre Gönensay bu çirkin durumumuza, ‘AB’ye üyelik ve bölünme evhamımız’ örneğini vererek, parmak bastı. Her şeyden ürken ve çekinen yapımızın, biran önce giderilmesi gereken en önemli ‘sorunumuz’ olduğunu, açık açık belirtti Gönensay Hoca.. Emre Hoca haklı olarak şöyle diyordu: “AB’ye giren hangi ülke bölünmüş ki biz bölücülük endişesi taşıyoruz? AB’ye girenler mi yoksa dışında kalan Yugoslavya mı parçalandı? Kıbrıs Rum Kesimi herhalde daha fazla bölünmek için AB’ye ısrarla girmeye çalışmıyor?” IMF 4 değil 44 milyar dolar gönderse de Gönensay’ın dikkat çektiği bir başka konu da, ‘yıllar önce bizimle aynı durumda olan İspanya, Portekiz ve Yunanistan’ın, AB’ye tam üye olmakla kişi başına düşen milli gelirlerini 15 bin dolarlar seviyesine çıkardıklarını, zenginleştiklerini ve demokrasilerini tıkır tıkır işleyen bir konuma yükselttiklerini’ belirtmesi oldu. Halbuki biz yıllar önce Yunanistan’a yapılan tam üyelik teklifinin benzerini elimizin tersiyle ittik. Şimdi sözde hem girmeye (!) çabalıyoruz; hem de girmemek ve dış dünyadan izole edilmek için, elimizden ne gelirse yapıyoruz.. Türk halkının yüzde 70’ten fazlasının AB’ye girmeyi desteklediği bir ortamda bile, Kıbrıs’tan demokratikleşmeye birçok konuyu, AB ile sürtüşme ve kavga unsuru haline getirmeyi beceriyoruz.. Bu ‘güvensizlik’ ve ‘her esintiden nem kapma’ kuruntularımız devam ettiği sürece, IMF bize acilen 4 değil 44 milyar dolar yardım gönderse de, biz yine ekonomik krize girmeyi, borsayı çökertmeyi ve bankalardan para çekme kuyrukları oluşturmayı, doğrusu iyi beceririz! Hadi bakalım hep beraber ‘battık-batıyoruz’ türküleri çağırmaya ve ‘karşımızdakini hain, kapkaççı’ bilmeye devam edelim.. Sonra da ahlanıp, vahlanalım. Hepimize kolay gelsin!..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT