BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kritik günler

Kritik günler

Piyasalardaki yangın IMF’nin destek mesajı ve alınan önlemlerle muhtemelen bu hafta sönecek. Ard arda yapılan yanlışların eseri olan kriz şayet gemlenemezse ekonomik program da çökebilir.



Piyasalardaki yangın IMF’nin destek mesajı ve alınan önlemlerle muhtemelen bu hafta sönecek. Yok bütün bunlara rağmen kriz gemlenemezse uygulanan ekonomik istikrar programı da çökecektir. Aslında ortaya çıkan tablo sürpriz bir buhran değildir. Uzmanlara göre hükümetin son 6 aydır takındığı işi boşlayan tavırlar böyle bir sonucu hazırlamıştır. Telekom faciası Özelleştirmenin aylardır adeta gündemden çıkarılması bunun en keskin kanıtıdır. Özellikle Telekom’da yaşananlar tam bir faciadır. Geçtiğimiz yıllardaki vergi yasası misali şimdi de Telekom olayı ayakbağı oldu ve dengelerin alt-üst olmasına zemin hazırladı. Devletçe kafalı Enis Öksüz’ün soyut milliyetçiliğinin faturası çok çok ağır oldu. Telekom ve diğer özelleştirmelerdeki aksak tutum uygulanan stabilizasyon programının üzerine şüpheler düşürdü. Derken başlatılan banka operasyonları da işin tuzu biberi oldu. Hadise operasyondan hafiyeliğe ve şova taşınınca içerde ve dışarda büyük bir panik başladı. Sıranın hangi bankaya geleceği ve kimin koluna girileceği saat başı sorgulanır duruma geldi. Bu şekilde de adına “güven” denen ve piyasalar için her şey olan olgu ayaklar altına alındı. Bankalar operasyonu yanlışını BM’ye çekilen Kıbrıs resti izledi. Çok geçmedi Avrupa Birliği’ne de posta kondu. Ardarda yaşanan bütün bu olumsuzluklar Batı kamuoyu ve finans çevrelerini eşyanın tabiatı gereği tereddüte ve hatta paniğe taşıdı. 6 milyar dolar Sonuç mu? Gelişmelerden ürken Batılı yatırımcılar borsadaki kağıtlarını satarak alel acele Türkiye’yi terk ettiler. Fatura 6 milyar dolar. Ortaya çıkan kriz de büyük ölçüde bunun eseri. Borsadan çekilen yabancılar parasını dövize çevirirken kural gereği döviz talebi yükseldi ve bu şekilde de Merkez Bankası’nın rezervlerinden 6 milyar dolar buharlaşıp gitti. Yabancıların sebep olduğu krize bazı büyük bankalarımız da katkı yapınca ortaya buhran fotoğrafı çıktı. Topladıkları mevduatları yüksek faizlerle hazine’ye satmaya ve havadan para kazanmaya alışmış olan bu bankalar yabancıların ürkerek sebep olduğu krizin üstüne benzin döktüler ve uygulanan ekonomik programın sabote olmasına çaba gösterdiler. Zor dönem Gelelim bundan sonraya? Türkiye elbette bugüne kadar olmadığı gibi bundan sonra da batmayacaktır. Ancak uygulanan program gereği geniş kitlelerin çektiği ıstırap boşa gider diye endişeliyiz. Evet hükümet başlangıçtaki hatalarının aksine bugün kararlı gibidir lakin tereddüt bulutları hâlâ dağıtılamamıştır. Yabancı gelmez Hükümetin devalüasyon söylentilerine takındığı tavır yerinde ancak güven hadisesi hâlâ boşluktadır. Böyle bir ortamda insanların değil yatırım ve üretim yapması, çalışanlarına maaş vermesi bile güçtür. Türk Lirası faizinin gecelik yüzde 1.700’lere çıktığı bir iklimde normal olan hiçbir ekonomik kural işlemez ve tabii yabancı da asla gelmez. Kısacası önümüzdeki süreç zor bir dönem olacaktır. Bunun için de hükümetin çok daha akılcı olması gerekiyor. Akılcılığın olmazsa olmaz şartı da bu işe bir sahibin bulunmasıdır. Türkiye ekonomisi staj yapma arenası ya da merkezi değildir. İşi bilen ve sorumlu olacak biri ekonominin başına derhal atanmalıdır...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT