BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Faizler Sakıp Ağa’yı niye bu kadar kızdırdı ?

Faizler Sakıp Ağa’yı niye bu kadar kızdırdı ?

Faizlerin ilk fırladığı gün (23 Kasım 2000) Sakıp Sabancı çok kızdı. “Faizi unutmuştuk. Şimdi bomba gibi düştü. Bu faizle oynayanlardan hesap sorulsun” diye feryat etti.



Faizlerin ilk fırladığı gün (23 Kasım 2000) Sakıp Sabancı çok kızdı. “Faizi unutmuştuk. Şimdi bomba gibi düştü. Bu faizle oynayanlardan hesap sorulsun” diye feryat etti. Bir sanayici olarak en sert tepkiyi gösteren işadamı Sakıp Ağa oldu. Aradan zaman geçti ve faizler daha da yükseldi. Faizler yükselince borsa yerin dibine girdi. Para tekrar faize yöneldi ve bu yüzden dövize talep bile duruldu. Peki Sakıp Ağa faiz işine niye çok kızdı? Bu sorunun cevabı da Cuma günkü borsa değerlerine bakıldığında anlaşılıyor. Sabancı Holding’in Ocak ayındaki piyasa değeri 4 katrilyon 625 trilyon lira iken Cuma günkü değerlere göre 2 katrilyon 137 trilyon liraya gerilemiş. Aynı süreç Koç Holding’in piyasa değerini de 4 katrilyon 246 trilyon liradan 1 katrilyon 458 trilyon liraya indirmiş. Diğer şirketlerin hali de iç karartıyor. Sakıp Ağa kızmasın da kim kızsın. Ne oldu da koskoca bir grubun piyasa değeri yarıya indi. Bu sanayici bu durumu hak etti mi? Rahmi Bey acaba ne kadar alacak? Beşiktaş Başkanı Serdar Bilgili, futbol şirketinin (Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş.) halka açılacağını ve bunun nasıl olacağını duyurdu. Avrupa’da halka açık futbol şirketlerin hisse senetlerinin taraftarca sadece ‘kâr amaçlı değil’ destek amaçlı da satın aldındığını, Beşiktaş taraftarının da bu konuda çok duyarlı olduğunu söyledi. Serdar Bey bunu söyler söylemez aklımıza en duyarlı Beşiktaş taraftarlarının kim olacağı ya da olması gerektiği geldi. Bir sürü isim geçti. Ancak, iki ismin ne kadar Beşiktaş hissesi alacağı bizce çok merak ediliyor. Bunlar işadamları arasında en koyu Beşiktaşlı olarak tanınan Rahmi Koç ile medya yıldızları arasında en koyu Beşiktaşlı Hülya Avşar. Aslında Rahmi Bey Beşiktaş’a zaten kurumsal destek veriyor. Takımın forma reklamları yıllardır Koç Grubu’nun logolarıyla süsleniyor. Ancak bu defa ‘taraftar Rahmi Koç’un kişisel desteği merakla bekleeniyor. Hülya Avşar’a gelince Avşar Kızı’nın kocası Kaya Çilingiroğlu, kısa süre önce yazdığı bir yazıda Beşiktaş hisselerinin 7-8 bin lira nominal değerden halka arz edileceğini belirterek bu fiyatın pahalı olduğunu savunmuştu. Eğer Hülya Hanım borsacı geçinen kocasına muhalefet edercesine Beşiktaş hissesi alır ve para da kazanırsa seyredin şamatayı. Tüssİde diye bir yer... TÜSSİDE’yi yani Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü’nü duymayan çoktur. Çünkü son 5 yılda ‘moda olduğu için’ kalitesi şüpheli yüzlerce ‘yönetici eğitim kurumu’ peydah oldu. Ancak onlar öyle yaygara kopardılar, öyle medyatik oldular ki TÜSSİDE bence biraz gölgede kaldı. TÜSSİDE Türkiye’ye (özel ve kamu sektörüne) orta ve üst düzey yönetici yetiştirir ve kuruluş öyküsü 1970’lere kadar iner. Bu anlamda asıl iş yapmaya başladığı yıl ise 1986’dır. Koç ve Sabancı TÜSSİDE’yi ben ilk kez 1988’de tanımıştım. O zaman başında Hasan Erişkon vardı. Ben mesleğe yeni başlamış bir gazeteci olarak kendisiyle röportaj yapmıştım. Hasan Bey bana kimlere orta ve üst düzey yönetici yetiştirdiklerinin listesin ivermişti. Listede Koç, Sabancı, Eczacıbaşı büyük ağırlık taşıyordu. Rahmi Bey ve Sakıp Bey TÜSSİDE’nin önemini o zamanlar en iyi kavrayan işadamlarıydı. Zaten o yüzden de şu günlerde fırtanalar esen piyasalarda onların şirketleri en sağlam çıktı.. Nüket Hanım TÜSSİDE’nin başında şimdi Prof. Dr. Nükhet Eriş var. Eriş, bu kurumun temel amacını çok güzel özetliyor: “Eğlenerek öğrenmek, düşünerek çalışmak, üreterek kazanmak”. Eriş’in bu ‘tekerlemesi’ eğitim problemi yaşayan, çalışma barışı pek içaçıcı olmayan ve köşe dönücülüğün erdem sayıldığı bir ülkede daha fazla anlam ifade ediyor.. Avrupa’nın gafları Türkiye’nin safları! Koca koca profesörler, siyasetçiler ve işadamları hatırlıyorum ki hayatlarının büyük bölümünde ‘ölümüne Avrupa Birliği üyeliği’ için çabaladılar. Şimdi daha objektif hale geldiler. En azından saf değiller. Onlar adına seviniyoruz. Ancak, PKK’yı resmi muhatap kabul eden, Ermenistan’ın komik taleplerine destek veren, Kıbrıs ve Ege’deki ihtilaflar konusunda Yunan çıkarları doğrultusunda çözüm dayatan Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi çok sevdiğine hala iman edenlere ne demeli? Bu gruptakiler en azından Avrupa Birliği’ni eleştirseler ve tepki gösterseler daha tutarlı olmazlar mı? Avrupa Birliği’nin dostları oldukları için eleştirileri belki bir işe bile yarar..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT