BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > IMF verecek, kriz bitecek

IMF verecek, kriz bitecek

Yabancı yatırımcılarla bankalardan gelen aşırı derecede döviz talebi para piyasalarının altını üstüne getirdi.



Yabancı yatırımcılarla bankalardan gelen aşırı derecede döviz talebi para piyasalarının altını üstüne getirdi. Ağustos ayındaki cari işlemler açığının tahminlerin üzerinde bir rakamla karşımıza çıkmasının ardından, yabancılar Kasım ayı başında dövize dönerek yurdu terketmeye başladı. Bunu gören bankalar bir iddiaya göre bu yıl 22 milyar dolara ulaşan açık pozisyonlarını kapatma telaşına düştü.. Merkez Bankası’ndan her gün yaklaşık 300-500 milyon dolar çekmeye başladılar. Sonunda olan oldu. Merkez Bankası’nın döviz rezervleri 10 gün içinde 6.2 milyar dolar eridi. Ancak güçlü rezervler bu talebi karşılamaya yetti. Merkez Bankası, açıkladığı kur politikasına da harfiyen riayet edince vatandaş 1994 krizinde olduğu gibi dövize hücum etmedi. Böylece döviz talebi bankalararası piyasa ile sınırlı kaldı. Merkez Bankası Perşembe günü önemli bir karar aldı. Buna göre, piyasanın fonlanması için ya dışarıdan döviz girişi olacak, ya da bankalar döviz satarak kendileri için TL meydana getirecekler. Bu kararın ardından Cuma günü gecelik faizler yüzde 1700’ler seviyelerine çıktı. Bu hesap kısmen tuttu. Bankalar 370 milyon dolarlık dövizi Merkez Bankası’na satmak zorunda kaldılar. Ancak öğleden sonra döviz talebi tekrar başladı. Ek yardım bu hafta tamam Merkez Bankası’nın döviz girişi olmadan piyasaya para vermeyeceği açıkça görülüyor. Bu kararda IMF’den gelecek olan ek yardım sözünün etkisi herhalde çok büyük. 1994 kriziyle bu yaşanan olayları bir potaya koymak doğru değil. Zira 1994 krizinde develüasyon vardı. TL kısa sürede yüzde 30-35’lere varan miktarlarda değer kaybetmişti. Bugün böyle bir durum sözkonusu değil. IMF Türkiye’de de bir başarısızlığa mahkum olmaya katlanamaz. Arjantin olayı önümüzde. Bir kalemde 30 milyar doları gözden çıkardılar. Türkiye için 5 milyar doları rahatlıkla verirler. Eğer bu yardım yapılmazsa Türkiye’de borsanın nereye kadar gerileyeceğini tahmin edemiyiz. Ama bu yardım geldiği gün bütün senetler açılışta tavan olacak, faizler büyük bir hızla düşüşe geçerek borsa inanılmaz ölçüde rahatlayacaktır. Yalnız piyasalardaki para sıkışıklığı yıl sonu olması dolayısıyla ay sonuna kadar devam decektir. Bu her yıl görülen normal bir gelişme. Krizde Avrupa bankaları mı etkili? Türkiye’deki mali piyasalarda yaşanan krizin Avrupa kaynaklı olduğu, Kıbrıs restinin bunda büyük rol oynadığı bildiriliyor. Bütün bunlar sağlam bir temele dayanmıyor. Ama noktalar biraraya getirildiğinde herkes ister istemez soruyor? Neden olmasın? Türkiye’nin dış politikası ABD’ye yakın bir çizgi izliyor. ABD’nin Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılması konusundaki ısrarı Avrupa ülkelerni rahatsız ediyor. Bu rahatsızlıklarını ekonomik yönden bizi sıkıştırarak ilan ttiler. Avrupa bankaları peşpeşe Türk ekonomsi ile ilgili olarak sürekli olumlu raporlar yayınladılar. Ve Türk bankalarına kredi açarak bizi yüzde 35-40 seviyelerindeki faizlerle bonoya boğdular. Yaklaşık 2 hafta önce Arjantin krizi patlayınca, Türk hükümetinin yapısal reformlardaki gecikmesi ile birlikte bizden verdikleri kredileri geri istediler. Bankalar da ellerindeki bonolardan çıkarak dövize yöneldiler. Bir anda ortalık karıştı, üzerimize kara bulutlar çöktü. Avrupa’nın yaptığı bu karışıklığı düzeltmek yine ABD’ye kaldı. Başta Başkan Clinton olmak üzere IMF heyeti derhal kolları sıvadı. İki heyet Türkiye’ye gelerek temaslara başlıyor. Ek yardım talebi de yıldırım hızıyla Türkiye’ye aktarılacak. Yani çevrelerin ısrarla belirttiğinin aksine Amerika Türkiye’yi batırmak için değil, kurtarmak için çalışıyor. Borsa para bekliyor Borsa bu fırtınanın etkisiyle bir hafta içinde % 28 oranında değer kaybetti. Ancak işlem hacmi çok yüksek değil. Yani hisseler tabana otursa da fazla el değiştiremediler. Türkiye herşeye rağmen IMF’ye bağlı bir program izliyor. Bu yüzden krizi fazla yara almadan atlattık. Bu hafta tansiyon giderek düşecek. Telekom ihalesi ve diğer özelleştirmeler yoluyla para girişi sağlanacak. Kesin çözüme gidilmesi için kamunun küçülmesi ve reformların bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor. Yabancılar Ocak’ta geliyor Bankacılık operasyonuyla ilgli olarak yayılan söylentiler borsadaki para babalarının bir kısmını korkuttu. Bunlar mallarını satıp dövize geçti ve bu dövizler de yurt dışına çıktı. Orta vadede hükümetin programı yürüyor. Bankacılık operasyonunun ardından naylon faturalarla ilgili yayınlanan haberler yine büyük bir kesimi rahatsız etti. Kayıt dışı ekonomideki kişiler kayda alınmaya başlanınca bunlar borsadan çıkıp dövize geçiyorlar. Gerçek yatırımcılar şu anda zarar ediyor görünüyor, ama biz Ocak ayında yabancı yatırımcıların tekrar borsaya döneceğini ve kaybedilen bu firenin en kısa sürede kazanılacağını tahmin ediyoruz. Şu anda elinde hisse senedi bulunanlara sabırla beklemelerini, parada olanlara girmek için bayram öncesini kollamalarını tavsiye ediyoruz. Repo en cazip yatırım aracı Likidite sıkışıklığı repoyu en cazip yatırım aracı haline getirdi. Gecelik faizlerin yüzde 1700’lere çıktığı cuma günü bankalar müşterilerine yüzde 350 oranında repo faizi verdiler. Aralık ayı sonuna kadar bu repo bugünkü seviyelerinde olmasa da cazibesini koruyacak gibi görünüyor. Dövizde aşırı talep artışına rağmen Merkez Bankası’nın kur sisteminde bir sapma olmaması, fiyatları şişirmedi. Dolar ve Mark Çapraz Kur’un kendilerine sağladığı TL değeri üzerinde. Dövize olan yoğun talep beraberinde ister istemez, devalüasyon tartışmalarını da getirdi. Ancak Merkez Bankası’nın döviz rezervleri 18 milyar dolarla yine de yüksek. Bu bakımdan şimdilik bu söylentiler geçersiz. Ayrıca IMF’den gelecek ve en az 5 milyar dolar olacağı belirtilen ek yardım bu devalüasyon beklentisine son verecek. TL’nin değerini düşürmek, istikrar programının kesin sonu olur. Buna ne hükümet ne de IMF izin verir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT