BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Demokrasi ve sivil toplum

Demokrasi ve sivil toplum

Sivil toplum kuruluşları, ülke meseleleri konusunda maalesef ciddi çalışmalar yapmıyor. Sendikalar içinde Türk Metal bir istisna oluşturuyor. Avrasya coğrafyasındaki Türk varlığı ve izlerini görsel malzemelere dönüştüren Türk Metal, gündemdeki önemli konular için de özel dergi sayıları hazırlayarak, kamuoyunu uyarma görevini yerine getiriyor.



Türkiye'de demokrasiyi istemeyen kimse yok gibi... 'Demokrasi' sözünü en fazla telaffuz edenler, ülkenin örgütlü kesimlerini temsil eden sivil toplum kuruluşları. Başta işçi ve memur sendikaları ile bunların üst konfederasyonları, bir anlamda varlıklarının gereği olarak, demokrasi konusuna sık sık atıf yapıyor; mensuplarının ve tüm toplumun hak ve menfaatlerini genişletmek amacıyla, kamuoyu oluşturmayı hedefliyor. Bunlar, bu ülke demokrasisinin gelişmesi yolunda güzel işaretler. Ama yetmiyor... Aynı zamanda sorumluluk... Kuşkusuz 'demokrasi' söylemi, sadece bir haklar manzumesi değil; aynı zamanda bir yükümlülükler bütünüdür. Biraz daha açarsak, sivil toplum kuruluşlarının, ülke yönetiminde hak sahibi olma arzularının, somut çabalarla desteklenmesi gerekiyor. Mesela, ülke sorunlarının çözümü için, birtakım somut öneriler getirmek... Bazı konularda ciddi araştırmalar yapıp, ciddi yayınlar çıkarmak gibi... Üzülerek söyleyelim, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları, mensuplarının ve ülke sorunlarının çözümü yolunda kamuoyu oluşturacak ciddi yayınlar konusunda hayli fakirler. Mesela, birkaç istisna dışında, sendikalardan ciddi bir yayım çıkmıyor. Bu istisnaların başında Türk Metal Sendikası geliyor. Bir yazar olarak, çok sayıda kuruluşun periyodik yayımlarına muhatap oluyoruz. Doğrusunu söylemek gerekirse, özellikle sendikalardan gelen dergi, kitap, broşür gibi yayımların çok büyük bölümünün pek de 'incelenmeye değer' olmadığını, üzülerek ifade etmeliyim. Bununla birlikte, Türk Metal Sendikası tarafından gönderilen dergi ve kitapları hassasiyetle takip ettiğimi belirtmeliyim. Türk Milliyetçiliği ve ülke bütünlüğü konusunda son derece hassas bir kişilik olan Türk Metal Genel Başkanı Sayın Mustafa Özbek, Avrasya coğrafyasındaki ülkelerde bulunan Türk varlığı ve izlerinin araştırılıp, görsel kitaplar haline getirilmesi için, son 3 yıldır büyük çalışmalara imza atıyor. Ve bunları kamuoyuna mal ediyor. 'Güneydoğu Raporu', 'Tanrı Dağları'ndan Malazgirt'e', 'Aras'tan Volga'ya Kafkaslar', 'Batum'dan Burgaz'a Karadeniz'in Öte Yakası' ve 'Kıbrıs Türk Toprağıdır' gibi uzun soluklu çalışmalar, bir çırpıda aklıma gelen Türk Metal yayımları. Ciddi yayımlar Sayın Özbek, Türk Dünyası ve Türkiye meselelerine verdiği önemi sadece bununla sınırlı tutmuyor. Türk Metal'in her ay düzenli olarak yayımladığı ve yine sendika adını taşıyan bir dergi var. Elime her ulaştığında incelediğim 'Türk Metal' dergisi, gerçekten de iyi bir çizgi tutturmuş, kaliteli bir ihtisas dergisi. Sayın Özbek, düzenli dergi yayımına ilave olarak, ülke gündemindeki önemli tartışma konularına ışık tutacak özel dergi sayıları da çıkarıyor. Son iki ay içerisinde elime 3 adet 'Türk Metal Özel Sayısı' ulaştı: Ermeni Özel Sayısı, Atatürk Özel Sayısı ve Katılım Ortaklığı Belgesi Özel Sayısı... Önümde, AB Katılım Ortaklığı Belgesi'ni mercek altına yatıran, 'Avrupa İle Zor Dans' başlıklı özel sayı duruyor. İnceliyorum... 40 sayfalık derginin tamamı bilimsel makaleler, ciddi alıntılar, tarihi fotoğraflar ve belgelerle dolu. Dergi, tüm realitelerin günlük gündem içerisinde gürültüye gittiği bir ortamda, AB üyeliği gibi son derece hayati bir konuyu bilimsel bir perspektifle masaya yatırıyor. Daha da önemlisi, medyada gündemi oluşturan bizim gibi insanlara, bir anlamda durup düşünme fırsatı sunuyor. Aslında, işlenen konuların çoğu bizlerin de bildiği; fakat günlük gelişmeler sırasında gözden kaçırdığı şeyler... Ama ciddi bir dergi yapısıyla önümüze geldiğinde, bizler için de son derece güzel bir uyarı oluyor. Sayın Özbek ve Türk Metal'i tebrik ediyorum. Farklı bir kişilik Mustafa Özbek, kamuoyunun yakından tanıdığı; fakat 'milliyetçi' kimliğinden dolayı hak ettiği ilgiyi görmeyen bir sendikacı. Her ne kadar Türk-İş, onun Genel Başkanlığından faydalanma fırsatını değerlendiremediyse de, Sayın Özbek, sendikacılığı 'uluslararası' düzeyde tutan bir isim. 6 yıl önce bir 'ilk'e daha imza attı. Genel Merkezi Ankara'da olan ilk uluslararası işçi kuruluşunu kurdu: 'Uluslararası Avrasya Metal İşçileri Federasyonu'... Genel Başkanlık görevini kendisi yürütüyor. Federasyonun 19 ayrı ülkeden 64 üye sendikası ve 21 milyon üyesi bulunuyor. Her ne kadar medya bu konuyu ıskalasa da, Türkiye adına çok büyük bir faaliyet... Fazla yük olmuyor mu? Soruyorum Sayın Özbek'e: -Sayın Başkan, bunca ciddi yayımlar, faaliyetler, ciddi paralar gerektirir. Fazla yük olmuyor mu size? Cevabı şaşırtıcı: "-Bunlar büyük paralarla değil; kişisel gayretlerle yapılan işler. Mesela çıkardığımız kitaplar, emsallerine göre komik denebilecek maliyetlerle hazırlanıyor. Uluslararası Avrasya Metal İşçileri Federasyonu'nu ise kendi ayakları üzerinde durabilecek konuma getirdik." Türkiye ve Türk Dünyası açısından büyük önem taşıdığına inandığım Uluslararası Avrasya Metal İşçileri Federasyonu konusunu hatırlatıyorum... "Sayın Önkibar, biz devletin yapamadığını, yapamayacağını yapmaya çalışıyoruz. Avrasya ülkeleri arasındaki dostluğun, işbirliğinin gelişmesi lazım. Bu, sadece hükümetler arasındaki diyalogla olmaz. Sivil toplum kuruluşlarının işe el atması lazım. Biz 6 yıldır bir çığır açtık. Ama üzülerek görüyorum ki; kamuoyu bu işin önemini yeterince kavrayamadığı gibi, diğer sendikalarımız da hâlâ konuyu anlamış değil." Aslında Sayın Mustafa Özbek ile konuşmamız gereken çok şey var. Fakat sütunumuz ancak bu kadarına izin veriyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT