BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıbrıs’ta son durum

Kıbrıs’ta son durum

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın nezaretinde Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto’nun KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Güney Kıbrıs Devlet Başkanı Glafkos Klerides ile sürdürdüğü dolaylı gelişmeler; Ankara’da zirvede alınan kararla çıkmaza girdi.



Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın nezaretinde Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto’nun KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Güney Kıbrıs Devlet Başkanı Glafkos Klerides ile sürdürdüğü dolaylı gelişmeler; Ankara’da zirvede alınan kararla çıkmaza girdi. Bu kararı misilleme şoku olarak değerlendirenler çoğunluktadır. Türkiye siyasi baskılarla kuşatılarak, milletlerarası siyasi arenada zor duruma düşürülmek istendi. Rauf Denktaş’ın görüşmelerden çekilmesi Washington’da “beklenmedik ve çok sert bir hareket” olarak ifade edildi. Yunan basını bu kararı şantaj olarak gösterdi. Kıbrıslı Rumlar ve Yunanlılar 1963-1974 arasında Kıbrıslı Rumlara yaptıkları baskı, zulüm ve katliamlarını unutarak, Yunan Savunma Bakanı Ahis Cuhacopulos, “Bu gerçek, Türk ordusunun onbinlerce Kıbrıslı Rum ve Türk’ü evinden edip, etnik temizlik politikası uygulayıp adayı Bosna’ya dönüştürmüş olmasıdır.” diye konuştu. Türkiye’nin Kıbrıs Adası’nın Avrupa Birliği üyeliğini engellediğini; bu şartlar altında Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ortaklık ilişkisinin olamayacağını da savundu. Son raporunda Türkiye’yi Kıbrıs’ta işgalci güç olarak gösteren Avrupa Parlamentosu Kıbrıs’la ilgili yeni bir plan hazırlamaktadır. KKTC’ye uygulanan ekonomik ambargo kalkacak, buna karşılık Türk ordusu KKTC’den çekilecek. AB 2004 yılında Güney Kıbrıs’ı AB’ye tam üye olarak almak istemektedir. KKTC’de varsayalım tek bir Türk kalmasa bile, Kıbrıs Türkiye’nin güvenliği için stratejik durumdadır. Türkiye’nin tam üye olmadan, Kıbrıs’ın AB’ye girişi ENOSİS demektir. Zaten askeri strateji ilmine göre Edremit Körfezinden, Kaş Burnu’na kadar Türkiye sahilleri Yunanistan’ın stratejik işgali altındadır (fiili işgal ayrıdır). Türkiye’nin açık denizlerle irtibatı Kaş Burnu ile İskenderun Körfezi arasıdır. Bunun da güvenliği KKTC’dir. KKTC’nin fiili ve hukuki varlığı sona erdiğinde Türkiye kesinkes Yunanistan’ın ve AB’nin kuşatması altına girer ve her tavize mahkum olur. Rauf Denktaş’ın görüşmelerden çekilme kararı Kıbrıslı Rumları telâşlandırmıştır. Kıbrıslı Rumların Hükümet Sözcüsü Mihailis Papapetru, AB ve BM’yi Rauf Denktaş’ın tehditlerine boyun eğmemeye çağırmış ve “Böyle bir durum milletlerarası hukuk ve AB kurallarının şantaj yoluyla değiştirilmesi anlamına gelir. Ve tehlikeli bir emsal meydana getirir. Milletlerarası topluluk bunun siyasi bedelini ödemek zorunda kalır” demiştir. Avrupa Parlamentosu Kıbrıs Raportörü Jacques Poos, görüşmelerden çekilmesi halinde Türk tarafına sorumluluk yükleneceğini belirterek: “Denktaş, AB’nin bir sömürge imparatorluğu değil, demokratik devletlerin meydana getirdiği bir birlik olduğunu artık anlamalı” demiştir. Kıbrıslı Rumların lideri Klerides, BM Genel Sekreteri Kofi Annan ve AB liderlerine mektup göndererek: “Türkiye’ye Kıbrıs Meselesi çözülmedikçe üyeliğe alınmayacağı net bir dille söylenmeli” dedi. Atina’da Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis ile iki saat görüşen AB Dönem Başkanı Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, yaptığı açıklamada: “Umarım, bu konuda sağduyu hakim olur. Meselenin çatışma ile değil, barışçı bir yoldan çözüme ulaştırılmasının herkesin yararına olduğu gerçeği görülmelidir. Bu açıkça ortada ve ayrıca açıklama getirmeye gerek yok” dedi. Bazılarına göre görüşmelerden çekilmek sağduyunun yerini öfke diplomasisine bırakması anlamına gelir ve akla aykırıdır. Kıbrıs’ta Rum taraftarı bir partiye göre ise Kıbrıs tarihinin en büyük hatasıdır. Rauf Denktaş, Çankaya Zirvesinde alınan bu karardan memnun. Bugüne kadar görüşmelerden ve hatta anlaşmalardan devamlı kaçan Kıbrıslı Rumlar olmuş idi. Bazılarına göre ise Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine karşı çıkan bazı AB liderleri ile Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine karşı çıkan bazı güçler “Kıbrıs Meselesi”ni kullanmaktadırlar. Katılım Ortaklığı Belgesine doğrudan hayır demeyen Türkiye dolaylı olarak Kıbrıs ile hayır demektedir. Kıbrıs, Bakü-Ceyhan Boru Hattı ile daha da önem kazanacaktır. KKTC, Türkiye’nin güvenliği açısından kaçınılmaz bir stratejik önemi haizdir. Yoksa yalnız KKTC’de yaşayan Türkleri koruma ve kollama değildir. 65 milyonun güvenliği ve kuşatılmasını önleme meselesidir. Bu gerçek artık açıkça ifade edilmelidir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT