BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > F Tipi gece (2)

F Tipi gece (2)

Dünkü yazımı okuyanlar hatırlayacaklardır. En son, Sultanahmet’teki Four Seasons otelinin balo salonunun fuayesinde kalmıştık.



Dünkü yazımı okuyanlar hatırlayacaklardır. En son, Sultanahmet’teki Four Seasons otelinin balo salonunun fuayesinde kalmıştık. Konu, İstanbul Barosu Başkanı sayın Yücel Sayman’ın F tipi cezaevleri, bu sebeple çıkan ölüm orucu meselesi ve batık bankaların hortumlanması ile ilgili fikirlerini açıklayacak oluşuydu. Yemek salonuna geçilir geçilmez sayın Sayman kürsüdeki yerini aldı. Bir yandan yemekler servis edilirken bir yandan da başkan konuşmaya başladı. Dedim ya, ilk günden itibaren F tipi cezaevlerine sıcak bakıyorum. Bu sebeple insanların isyanlarını ve gösterilerini anlayamıyorum. O gece şikayet edenlerin gerekçelerini biraz daha net anlayabildim sanıyorum. Sorun, F tipini tamamen ortadan kaldırmak değil, üzerinde bazı düzeltmelerin yapılmasıymış. Halbuki ben Adalet Bakanıyla görüşmeye gittiğimde, muhataplarının hiçbir diyalog girişimine cevap vermediğinden yakınmıştı. Perşembe gecesi, kürsüdeki başkan ise Bakanın kendileriyle görüşmeye yanaşmadığından dem vuruyordu. Ortada bir karışıklık olduğu muhakkak. Bazı meslek odalarının temsilcileri de orada hazır bulunuyordu. Bu tip cezaevlerinin sağlıklı olmadığını ispatlamak için bir çok doküman getirilmiş, dosyalanmış ve yazarlara teslim edilmişti. Başkan konuşurken birtakım notlar aldım doğal olarak. Şimdi o notları okuduğumda, Türkiye’nin en büyük ilinin baro başkanıyla, ülkenin Adalet Bakanının böylesine ters düşmüş olmalarından bir anlam çıkaramadığımı görüyorum. Nedir konuşulamayan, nedir üzerinde anlaşılamayan, belli değil. Başkan sık sık Bakanın bir kere bile “ya ben haksızsam” demediğini vurguladı. İnsanın kendisiyle muhasebe içinde olması gerektiğinin altını çizdi. Bunu yaptığı takdirde, kendilerinin de aynı soruyu soracaklarını vaat etti. Aslında ilginç bir soru. “Ya ben haksızsam?” Bu soruyu sormak öyle sanıldığı gibi kolay bir iş değil. İnsan nefsi haksız olduğu ihtimalinden hiç hoşlanmaz. Kaldı ki adaletin kendi haklılığından emin olmaması ciddi bir sıkıntıyı beraberinde getirir. Her şey bir tarafa, şu anda cezaevlerinde devam etmekte olan bir ölüm orucu var. Bu konuda Başkana katılıyorum. Bir an önce birilerinin birtakım girişimlerde bulunup bu olası ölümlere dur demesi lazım. Biliyorsunuz, ölüm orucu, açlık grevinden daha farklı. Bunda, kişiler su bile içmiyor. Ve ortalama hayatta kalma üst sınırı altmış gün. Tabii bu iyimser bir yaklaşım. Biz o gece o toplantıyı yaparken orucun kırk ikinci günü bitmek üzereydi. Birtakım bilinç kayıpları başlamıştı insanlarda. Şu anda ne halde olduklarını ise bilemiyorum. Hükümet, bana göre bu konuda çok sıkıntı verici bir açıklama yaptı. “Gerekince müdahale edeceğiz!” Bu yanlış bir tarz. Zaten bana göre her iki taraf da daha yumuşak konuşmalı. “Gerekince müdahale etmek”, ölümlerin başlamasına yakın, zorla içeriye girmek demek. Bu durumda mahkumların isyan çıkartma ihtimalleri yüksek. Yani, oruçta olmayanlarda çıkabilecek bir çatışmada ölebilir. Haydi, diyelim girdiniz, bu sefer de müdahaleniz tıbben bir anlam ifade etmiyor. Yapabileceğiniz, en fazla, hastaya serum takmak. Bu da bazı vakalarda ölümü çabuklaştırabiliyor. Bütün bunlar üzücü. Bir tarafta inandığı bir konuda yetkilileri ikna edemediği için son çareye başvurmuş insanlar var, diğer tarafta ise ülkesi için en doğrusunun bu olduğunu düşünen yetkili makamlar... Ben sayın Hikmet Sami Türk’ün son derecede merhametli bir kişi olduğunu biliyorum. Üstelik F tipi konusunda hâlâ onunla aynı fikirdeyim. Ondan ricam, asla geri adım atmak olarak yorumlanmayacak bir biçimde diyalog tekliflerine sıcak bakması. Onca insanın günahını almasını istemiyorum. Bu, keskin bir bıçağın sırtında yürüyüşe çıkmak gibi bir durum. Yüksek makamlarda bulunmak bu yüzden bana pek çekici görünmez. Her zaman asla istemeyeceğiniz pozisyonlarda kalabilirsiniz. Fakat şu anda kesif bir gerçekle karşı karşıya bulunuyoruz. İnsan hayatı! Ne olursa olsun, kimse ölmeden, en azından bir diyalog ortamının kurulacağını ümit ediyorum. Son sözüm ise mahkumlara. İnsan kendi hayatıyla kumar oynamamalı! Sözün Özü Bütün seslerin en tatlısı övgüdür. Levha Kötülük ancak iyilikle yenilebilir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110589
    % 1.15
  • 3.834
    % -0.77
  • 4.5217
    % -0.62
  • 5.1257
    % -0.35
  • 155.245
    % -0.42
 
 
 
 
 
KAPAT