BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Oh be... Rahat nefes alabildik

Oh be... Rahat nefes alabildik

Daha önceki gün, Türkiye’nin gündeminde, dibi görünmeyen ekonomik bir kriz, Avrupa Birliği yolundaki “endişe” verici pürüz ve nihayet “kangren” olmaya yüz tutmuş bir af sorunu mevcuttu. Şükürler olsun ki, her üç olayda da, düzlüğe çıkılmak üzere olunduğu “resmen” bildiriliyor.



Dileriz ki, resmi beyanlar herhangi bir yanılgıya sebep olmaz ve “Oh be...” diyerek aldığımız rahat nefesle yetinmeyiz. Bir çırpıda, üç krizin birden çözüm yoluna girmesi gerçekten de büyük bir “mutluluk” sayılmalı. Daha önceki gün, Türkiye’nin gündeminde, dibi görünmeyen ekonomik bir kriz, Avrupa Birliği yolundaki “endişe” verici pürüz ve nihayet “kangren” olmaya yüz tutmuş bir af sorunu mevcuttu. Alınan mesafe Şükürler olsun ki, her üç olayda da, düzlüğe çıkılmak üzere olunduğu “resmen” bildiriliyor. Gerçekçi bir gözle bakıldığında, alınan mesafenin önemi kendiliğinden ortaya çıkıyor. Birbirinden uzak gibi görünüyorsa da aslında aynı etkileşim çizgisinde bulunan, her üç sorunun çözüm noktasına gelmesinde, sağduyunun büyük rol oynadığı biliniyor. Suçlu aramayalım “Suçlu aramayalım” başlıklı dünkü yazımızda, özellikle ekonomik kriz üzerinde durarak, “Aslında, kriz nasıl oldu, neden geldi veya müsebbibi kimdir sorularını bir yana bırakıp, suçlu aramaktan da vazgeçip, bu bataktan bir an önce kurtulmanın yollarını süratle aramalıyız” sonucuna varmıştık. Ekonomik krizin hem de diğer iki büyük sorun ile birlikte çözüm sürecine girmesi, Türkiye’yi büyük badirelerden kurtarmıştır sanırız. Daha IMF ile yapılan anlaşmanın içeriği açıklanmadan, piyasaların rahatlaması, kendisini borsaların yükselmesi, faizlerin düşmesiyle gösteriyor. Bu olumlu seyrin, geç kalınmadığına büyük bir işaret olduğu anlaşılıyor. Piyasaların, önümüzdeki günlerde daha da rahatlayacağı ve düşmeye meyil gösteren enflasyon rakamlarının da etkisiyle ekonomik bir istikrarın sağlanacağı öne sürülüyor. Af için mutabakat “Yılan hikayesi”ne dönen affa gelince, söyleyeceklerimiz daha trajik bir boyut kazanıyor. Her şeyden önce, çok geç kalınmış olmasna rağmen, af konusunda tam mutabakata varılması, memnuniyeti icap ettiriyor. Kamuoyunun çoğunluğunun affa karşı olmasına rağmen, yüzbinlerce ailenin uzun bir süredir beklenti içinde oldukları hatırlanırsa, hükümetin vardığı kararın çapı genişliyor. Ders almalıyız “Şartlı salıverme” formülü ile gerçekleştirilecek bir aftan sonra F Tipi cezaevi uygulamasına daha rahat geçilebileceği göz önünde bulundurulursa, kararın gerekçesi daha da kuvvetleniyor. Ne var ki, çözülme sürecine giren her üç krizin de, bize öğrettikleri olmalı ve yediden yetmişe herkes üzerine düşen dersi almalı. Bu arada, böylesine krizlerin artık yaşanmaması gereği üzerinde de tam mutabakata varılmalı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT