BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Deli miyiz neyiz?

Deli miyiz neyiz?

Bu toplum duvarlara yazı yazanların ağzına acı biber sürdü ya, şimdi grafitti (duvar yazısı) tuvalet kapılarına düştü. Toplum sokaklarda bağırmaya korkuyor, tuvalet köşelerine sığınıp kapı arkalarında dile dökemediği herşeyi kusuyor.



Bu toplum duvarlara yazı yazanların ağzına acı biber sürdü ya, şimdi grafitti (duvar yazısı) tuvalet kapılarına düştü. Toplum sokaklarda bağırmaya korkuyor, tuvalet köşelerine sığınıp kapı arkalarında dile dökemediği herşeyi kusuyor. Arkadaşının yüzüne söyleyemediğini gidip tuvalet kapısına karalıyor. Sokakların yılmış ve sindirilmiş insanı, üç duvar ve bir kapı arasında bir süper erkek oluveriyor. Düşleri elinden alınmasaydı belki oraya kocaman bir okyanus çizecekti. Üzerine bir vapur... Sonra ona binip kimbilir nerelere gidecekti... Hüzün içe doğru bir yolculuktur ve insanı zenginleştirir. Hüznü tedavi etseydik, bugün pekçok edebî şaheseri okuyamazdık. Hüznü, bir misafir gibi kabul etmek gerekir. ‘Ben sizi dinledim.’ Bu cümle 90’lar Türkiye’sinin önemli bir söylemini ifade ediyor. TV tartışmalarındaki ‘ben sizi dinledim’ retoriğinde gizli bir anlam, asıl niyeti kibarca hasıraltı eden bir sinsilik var. Şunu söylemek istiyor: Ben sizi dinledim, sizin söylediklerinizde hiçbir numara yok, simdi siz beni dinleyin de meselenin nemenem boyutları olduğunu görün. Yani daha önce söylenen batıl görüşleri sabırla dinlediğini ve işte simdi asıl ve son sözü söyleyeceğini bildiriyor. Üstelik çoğu zaman dinlememiş, dinler gibi yapmıştır. Çünkü o dinlemek için değil dinlenmek üzere orada bulunmaktadır ve onca sıkıntıya katlanması bundandır. Orada başaktör kendisidir ve bu yüzden âlicenaptır, herkesi dinler. Ne var ki kendisinden önceki bütün konuşmalar boştur ve sahnede yerini ve sırasını aldığında, tılsılmlı sözcüklerine karşı itaat ister. Milli futbol maçlarında alınan başarılar eğer bir milli karnavala dönüşüyor, haftalarca böbürlenmekten kendimizi alamıyorsak herhalde bunun nedeni derinlerde yatan o değersizlik ve aşağılık duygusu olmalıdır. Ülkesini sevme zorluğu: Bir psikiyatrist olarak size başvuran her beş kişiden dördü depresyondan mustaripse, depresyon neredeyse nezle kadar yaygın bir durum olmuşsa, bu ülke için de söyleyecek bir sözünüz var demektir. Bu ülke için söyleyecek bir sözünüz vardır ve o da şudur: Ülkeniz iyi yönetilmemektedir. Bu ülkenin insanları zâlim bir devlet cihazının pençesinde inlemektedirler. İnsanlar ‘ülkesini sevme zorluğu’ çekmektedirler. Bir psikiyatrın tesbitleri... Ne denir ki?...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT