BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Afta sevinç ve öfke

Afta sevinç ve öfke

Şartlı Salıverme, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun Tasarısı yarın TBMM Genel Kurulu’nda ele alınarak görüşülecek. Tasarı, idam ve müebbete mahkum hükümlülere 10 yıllık ceza indirimini öngörüyor. Mahkumlar tahliye sevincine hazırlanırken, mağdur aileleri ise öfke dolu.



Hükümet ortaklarının af konusunda “şartlı salıverme”de anlaşması ve Af Yasa Tasarısı’nı Meclis’e sevketmesi mahkum yakınlarını sevince boğarken bazı sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileriyle mağdur yakınlarını öfkelendirdi. Aralarında kızını Bağdat Caddesi’ndeki trafik kazasında kaybeden ve İstanbul’dan Ankara’ya kadar yürüyen acılı baba Boray Uras’ın da bulunduğu bir grup dün Beyoğlu’nda bir iş hanındaki büroda basın açıklaması yaptı. Güveni zedeler Ölen yakınlarının fotoğraflarını ellerinden bırakmayan gözüyaşlı aileler, “Şahsa yönelik, kamu vicdanını rahatsız eden ağır suçlar işleyen mahkumların affedilmesi acılarımızı ikiye katlamıştır. Eğer vekillerimizin biraz yürekleri varsa bu yasayı kabul etmezler. Yanlışlarla dolu tasarı dürüst insanların devlete olan güvenlerini zedeleyecek, adalete güvenmiş mağdur kimseleri suça teşvik edecek, bütün vatandaşlarda infiale yol açarak barışı dinamitleyecektir” dediler. Asla affetmiyorum Emekli öğretmen Ayten Arslan da, 20 yaşındaki kızının tanımadığı bir kişi tarafından 40 bıçak darbesiyle öldürüldüğünü anlattı. Kızının katilinin serbest kalacak olması düşüncesinin kendisini üzdüğünü ifade eden Arslan, “Ben onu asla affetmiyorum. Devlet büyüklerine sesleniyorum, içeride hakim olamadığınız kişilere dışarıda nasıl hakim olacaksınız” dedi. Ağabeyi Emin Odabaşı’nın 6 yıl önce otomatik silahla öldürüldüğünü belirten Nazan Odabaşı ise, cinayeti işleyen kişinin aftan yararlanma düşüncesiyle 15 gün önce teslim olduğunu söyledi. Odabaşı, af çıkaracakların bu afla cezaevinden çıkacak kişilerin dışarıda işleyecekleri suçların azmettiricisi olacağını savundu. Umutlar Sezer’de Türkiye’de 120 bin kişinin trafik kazalarında öldüğünü ve cezaevlerinde kasten adam öldürmekten 8 bin kişinin yattığını ifade eden acılı baba Boray Uras da, “Bir af yasası ortaya çıktı. Caydırıcılık olması için af olmaması gerekir. Gerçek kader kurbanları öldürenler değil, ölenlerdir. Milletvekillerine bu affı çıkarmaları için yetki vermedik, vekalet vermedik. Ben vekaletimi Sayın Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer’e veriyorum. Bu noktadan sonra yüzbinlerce mağdur aile için bu yasayı geri çevireceğini umuyoruz” dedi. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Eralp Özgen ise, tasarıyı “siyasi-adli suç ayrımı yapılmaması dolayısıyla tatmin edici” bulduklarını belirtti. Özgen, siyasilerin rastgele “af” lafı etmemelerini isteyerek, “Kamuoyuna 2 yıldan beri ümit verildikten sonra, cezaevlerinde ve dışarıda huzursuzluk ortaya çıkmıştır” dedi. Ankara Barosu Başkanı Sadık Erdoğan da tasarıyı “Bir af yasası değil, örtülü af yasası” olarak değerlendi. Tasarının “kamuoyunu tatmin edeceğini” ileri süren Erdoğan, Hükümet’in af konusunu çok geniş kapsamlı ele aldığını ve uygulamaya bakılması gerektiğini söyledi. ‘Bunalıma yolaçacak’ İzmir Barosu Başkanı Noyan Özkan ise, hukuk ve yargı reformu yapılmadan çıkarılacak yasanın, beklenen yararı sağlamayacağını öne sürerek, “Bu yaklaşımın, mevcut huzursuzluğu artıracağı, hem cezaevinde hem de dışarıda bunalıma yol açacağı konusunda ciddi kaygı taşımaktayız” dedi. ‘Dağ fare doğurdu’ Hukukun Egemenliği Derneği Genel Başkanı Erdem Akyüz de “şartlı salıverme”nin ne suçluları ne de suçtan zarar görenleri memnun etmeyeceğini kaydetti. HADEP Genel Başkanı Murat Bozlak da, toplumsal barış için genel affın zorunlu hale geldiği bir dönemde Hükümet’in, konuyu “şartlı salıverme”yle geçiştirmeye çalıştığını savunarak, “Dağ, fare doğurmuştur” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT