BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şartlı tahliye

Şartlı tahliye

Bu mübarek günlerde yumuşayan kalplerden doğabilecek en iyi sonuç doğdu... "Ne şiş yandı, ne kebap!" da diyebiliriz. Gönül gerçek bir 'genel af' olsun isterdi. Ancak Türkiye'nin şartları 'genel af'fı kaldıracak olgunluk ve düzenlilikte değil!



Bu mübarek günlerde yumuşayan kalplerden doğabilecek en iyi sonuç doğdu... "Ne şiş yandı, ne kebap!" da diyebiliriz. Gönül gerçek bir 'genel af' olsun isterdi. Ancak Türkiye'nin şartları 'genel af'fı kaldıracak olgunluk ve düzenlilikte değil! On yıl ceza indirimi 'Barem'i üzerine bina edilen bu tahliye; umarız huzur ve sükûna fayda sağlar. Kim ne derse desin 'af'f#mmek büyüklük ve iyiliktir. Gerçi "merhametten maraz doğar!" diye bir atasözümüz var. Ancak bu sözün bir istisna olmasını diliyoruz. Sosyal huzurun temininde 'af' bir araçtır. Ancak 'af' tek başına istikrar sağlamaz. İstikrarı temine yönelik bir seri çalışma yapılmazsa zaman içerisinde 'af' husumet sebebi haline gelebilir... Daha 'ufûnet'i geçmeyen banka soygunları ve çetelik suçların tahliye dışı tutulması yararlı olmuştur. Zaten bu suçlardan tutuklu ve hükümlü olanların kötü cezaevi şartlarından pek etkilendikleri de söylenemez. Yardım ve yataklık suçlularının tahliye kapsamına alınması çok faydalı olmuştur. Bu sözümüze karşı çıkanlar olacaktır. Fakat unutulmaması gereken 'sübjektif'lik konusunu bir defa daha hatırlatmalıyız. En ileri ülkelerde bile yaşanan adlî hataların ülkemizde de mevcut olduğu bilinmektedir. Özellikle yardım ve yataklık gibi tartışmalı konularda hatalar olabileceğinden hareketle, bu 'tercih'i desteklemek gerekecektir. Hele cezaevlerimizin durumu da dikkate alındığında koalisyon ortaklarının bu tür "meşkûk" suçlarda anlayışla hareket etmeleri hayırlı olmuştur. 'Şartlı tahliye' konusu sosyal huzurun temininde bir fırsat olarak ele alınmalı ve takviye edici tedbirlerle desteklenmelidir. İki yıl gibi uzun bir tartışma dönemine rağmen 'af için gerçek bir hazırlık yapılmadığı bellidir. Sokağa salıvereceğimiz bu insanlara bir rehabilitasyon programımız bile yoktur. Bu eksiklik sebebiyle büyük sıkıntılar çekilecektir. Burada yine hayır sahipleri ve hayır kurumlarına çok iş düşecektir. Tabii fırsat ve imkan verilirse!.. Koalisyon hükümetinin bu sıkıntılı dönemde her türlü riski göğüsleyerek icraya koyduğu bu tasarı desteklenmeli, açlık grevleri ve başlarına sardıkları 'kızıl' kurdelelerle suyu bulandıranlar; bu eylemlerine son vermelidirler. Suç ve cezası hakim ve mahkeme kararları ile tesbit edilmiş, kesinleşmiş olan yirmibeş, otuz bin kişiyi sevindirecek böyle cesur bir kararı 'icra'ya koyan hükümetten bir isteğimiz var!.. Hiçbir suçu olmayan, sadece idari tasarruflarla çalışma, okuma hakları ve unvanları elinden alınmış vatandaşlarımızdan bu 'hak' esirgenmemelidir. Daha açık bir ifade ile inançları sebebiyle en temel insanlık haklarından mahrum edilen 'bîgünah' insanlara daha fazla eziyet edilmemeli; onlar da 'af' kapsamına alınarak düşmanlıklara son verilmelidir!..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT