BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kriz aşıldı mı?

Kriz aşıldı mı?

Şu veya bu partiyi, şu veya bu iktidarı suçlamanın da bir manası kalmadı. Hepsi de büyük vaat ve umutlarla aldıkları ülke ekonomisini, kısa bir zaman sonra içinden çıkılamaz hale getirmekte adeta birbirleriyle yarışıyorlar!



Şu veya bu partiyi, şu veya bu iktidarı suçlamanın da bir manası kalmadı. Hepsi de büyük vaat ve umutlarla aldıkları ülke ekonomisini, kısa bir zaman sonra içinden çıkılamaz hale getirmekte adeta birbirleriyle yarışıyorlar! Krizler için kötü yönetimler, elbette bir sebep teşkil ediyor ancak; ne kadar kötü yönetim olursa olsun, bir ülke ekonomisini uçurumun eşiğine getirmek, yönetimden ziyade, bu denli yönetimleri de kapsayıcı şekilde yapısal bozukluktur. Gelip geçen bunca yönetimler, felaketle bitecek sonlarını görmelerine rağmen, bu işte ısrar ettiler; yani, ölü yüzüne pudra sürmekle yetindiler. Köklü ve radikal tedbirleri almaktan imtina ettiler. Şimdi bakınız; IMF’den 10 milyar dolar gelecek diye bayram ediyoruz! Krizi atlattık diyoruz. Acaba öyle mi? Yönetimi ellerinde bulunduran siyasi ve bürokratik kesim, rahat bir nefes alıyor ve: ‘İstikrar programına, eskisi gibi ve aynı kurallarla devam edeceklerini’ söylüyorlar! Eskisi gibi ve uygulanan kurallar, sadra şifa olabilseydi, bu kriz neyin nesidir? Zaten, IMF de o parayı verirken, alınması gereken yapısal değişimleri şart koşuyor! IMF’ye peki deyip parayı alıyoruz. Kara gözümüz için vermiyor bu parayı IMF. Borç olarak veriyor. Krizin boyut ve kapsamını fırsat bilen IMF ve Dünya Bankası, krediyi kısa vadede veriyor; 18 ay sonra geri istiyor. Hükümet de çaresiz imzalıyor. Ne kadar kredi alırsak alalım, ekonomideki temel değişimleri tatbik mevkiine koymadığımız müddetçe; alınan bu kısa vadeli borçlar, zamanı geldiğinde daha büyük krizlere yol açmaktan öte bir anlam ifade etmeyecektir. Şimdiye kadar etmediği gibi! Sayın Başbakan krizi değerlendirirken; ‘Yüksek enflasyon ve yüksek faize alışmış, rahat kazanan bazı çevreler darbe vurmak istedi’ diyor ve ekliyor: ‘Bankalar operasyonundaki bazı yöntemler piyasada irkilmeye yol açtı. İnsanlar, gereksiz yere kelepçeli şekilde bir yerden bir yere taşındı. Bu hal, ister istemez banka ve finans kesimlerinde endişeye sebep oldu.’ Demek ki, sistemi rantiye kesiminin darbe vuramayacağı yapısal şekle sokmak lazım. Yoksa; alınan para, içleri boşaltılan bankaların rehabilitasyonuna ancak yeter! Program dediniz, milletin boğazını sıktınız! Enflasyon dediniz, milleti canından bezdiren vergileri arka arkaya bindirdiniz! Ne diyor ve ne istiyorsanız, millet ister istemez kabulleniyor. İsterse kabullenmesin; başka bir seçeneği mi var? Şimdi kriz oldu, onu da milletin sırtına yüklediniz! Unutmayın ki, artık millette yük taşıyacak takat kalmamıştır. Vergi koymak mühim değildir. Mühim olan o vergilerin ödenebilmesidir. Korkarız bundan böyle, meydana gelebilecek krizleri sırtına vuracak millet de bulamayacaksınız!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8196
    % -0.41
  • 4.5074
    % 0.04
  • 5.1079
    % -0.57
  • 153.27
    % -0.51
 
 
 
 
 
KAPAT