BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hep aşk vardı

Hep aşk vardı

Otuzbeşi geçen eleştirmenlik dünyâmda, rahatça ve emin olarak ifade edebilirim.. Yıldız Kenter -eski bir deyimle- ve şürekası ençok izlediğim sanatçılardan biridir.



Otuzbeşi geçen eleştirmenlik dünyâmda, rahatça ve emin olarak ifade edebilirim.. Yıldız Kenter -eski bir deyimle- ve şürekası ençok izlediğim sanatçılardan biridir. Bunun iki sebebi var: Biri, bir oyuncu kimliği, ikincisi yönetmenlik. Ve sonuncusu bu iki kutsal görevin tek bir kimlikte toplanması. İlk izlediğim oyun, İki Kardeşin, oyunun kişilerini, oynadıkları, Salıncakta İki Kişi'ydi.. Sonra bu oyunu diğerleri izledi.. Ve böylece bu günlere geldik. Hep Aşk Vardı.. Oyunun program dergisinde bu tarzda yazılmış, ben de aynen yazdım. Bu tek cümle, güçlü, güzel bir kadının, tevazuundan kaynaklanıyor kanısındayım. Zira, adını büyük harflerle yazmadığım bir başka oyuncu (?) bunun saygısızlık olduğunu iddia etmişti. Neyse! Oyunda birkaç isim var. Bunların hepsi tek bir sanatçının kimliğinde ve taşıdığı onurlu isimde toplanmış.. Yıldız Kenter. Yirmiüç yıldan beri Avni Dilligil ödül jürisinde üyeyim. Ve her yıl sonu yapılan değerlendirmede mutlu bir olayı yaşarız.. Yıldız Kenter'e "ne tür ödül vermek.." Zira bu zarif sanatçımız varlığıyla daima gündemde kalmıştır. Bu tek kişilik oyun, bir albüm sahifelerinin yavaş yavaş çevrilmesidir... Bu arada, bir önceki oyuna değinmek istiyorum. Oyunun adı Nükte'ydi. Olağanüstü bir oyun ve bir oyuncu izledik. Çeviriydi. Ama dünyanın neresinde olursa olsun, bütün insanlar aynıydı. Gazetelerde okuduğumuz bazı insan kılıklı kişiler de dahil. Her yerde nice insanın örneğini bulmak mevcuttur. Gelelim Nükte'ye "Bu olağanüstü oyuna adını veren sözcük, bir tebessüme vesile olan zekanın oluşturduğu bir düşüncenin kelimelerde oluşan sonucu mu? Yoksa ipten düşmeye mahkûm bir cambazın beyhûde gayreti mi? Veya mukadder sonun ifadesi mi? İşte oyun, hasta bir yaşlı kadının son dönemiydi.. Ve Yıldız Kenter'in, yönettiği, oynadığı yaşlı bir kadının hazin sonucuydu.. Bugün sahnelerimizde, nice oyunda saygıyla takdirle izlediğimiz nice genç hanım sanatçı için, ideallerinde bir Yıldız Kenter gibi oynamak ümit ve hayali vardır. Yıldız Kenter'in oyunu bir ideal, varlığı bir idoldür. Bu oyunda, kendi özel hayatında portreleri sakladığı bir albümü, yavaş yavaş açtı. Ve herkesi, hayatında yer alan bütün isimleri, gerçek kimliklerini yaşatan portrelerle izledik. Her portrede Yıldız Kenter'in kendi vardı. Temennimiz, inşaallah, önümüzdeki mutlu yıllarda Sevgili ve Büyülü sanatçımız, kızının, torununun hayat hikâyesini de, kendine özgü, o ölümsüz sanat kimlik üslub ve heykeli içinde, nice sohbette gene portreler çizer.. Sevgili Yıldız Kenter, benim de duam, seni daha nice yıllar, sahneye koyacağın eserlerin ihtişâmı içinde -nasip olursa tabii- yürekten alkışlamak. Yazan: Yıldız Kenter/Yöneten: Yıldız Kenter-Mehmet Birkiye/Dekor: Osman Şengezer/Kostüm: Çolpan İlhan/Müzik: Mehmet Sakpınar/Görsel Efektler: Prodüktör-Yapımcı: Arzu Ozok/Bilgisayar Operatörü: Oğuz Emir/Görsel Efekt Yönetmeni: Ertuğrul Özkutan/Yönetmen: Ertan Vecdi: Küçükerbaş/Yapım: Filmevi. Oynayanlar: Olga Cyntbia, Ayşe Yıldız, Fatma Leyla, X. Engin. Kent Oyuncuları
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT