BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Memur atama sistemi güven vermiyor

Memur atama sistemi güven vermiyor

Bilindiği gibi 17 Ekim 1999 tarihinde Devlet Memurluğu Sınavı yapıldı. Suiistimaller, haksızlıklar biter; torpil devreden çıkar, kimseye haksızlık yapılmaz diye bayağı ümitlenmiştik.



Bilindiği gibi 17 Ekim 1999 tarihinde Devlet Memurluğu Sınavı yapıldı. Suiistimaller, haksızlıklar biter; torpil devreden çıkar, kimseye haksızlık yapılmaz diye bayağı ümitlenmiştik. Ama aradan bir yıldan fazla zaman geçmesine rağmen iddiaların ardı arkası kesilmedi. Gelen mektupların bir kısmını yayınladım, yapıldığı iddia edilen suiistimalleri sergilemeye çalıştım. Ama ne hikmetse buna kafa yoran bir yetkili çıkmadı. Memur adaylarının gönderdikleri dilekçelerle de ilgilenilmediğine şimdi daha çok inanmaya başladım. Sistemden kaynaklanan bazı hataların ötesinde, daha ciddi problemlerin olduğu anlaşılıyor. İlgililerin suskunluklarını bozarak, inandırıcı, doyurucu cevaplar vermeleri gerekir. Kendi vurdumduymazlıkları yüzünden devlete olan güvenin sarsılmasına sebep oluyorlar. Kimse haketmediği bir şeyi talep etmiyor. Ama ortada torpil iddiaları gibi ciddi suçlamalar var. Birileri bunu duymalı ve cevap vermeli... Gelen mektupların sayısı gittikçe artıyor. Ancak bir kısmını verebildiğim için üzgünüm. Bu problemin birçok insanımızı daha fazla yaralamasına izin verilmemeli, gereken yapılmalıdır. Teşekkürler Türkiye Hastanesi Ailem 25 yıllık şeker hastası, iki gözü kapandı. İzmir’de gitmediğim doktor kalmadı. 1980 yılından bu yana Türkiye Gazetesi’ni okuyorum. Bir gün gözüme ilişti: “Türkiye Hastanesi’nde bıçaksız ameliyat...” Hemen 0212 222 64 64 numaralı telefonu aradım. Mehmet Çakır Bey’den randevu aldım. Gününde gittim. Gereken tahlilleri yapıp, daha önce iyileşmez denen gözü tedaviye başladılar. Sonunda çok iyi bir netice aldık. Durum aynen anlattığım gibi, memnuniyetimi ifade edecek kelime bulamıyorum. Ne kadar teşekkür etsem azdır. Aldıkları para da para sayılmaz... * Nihat Öner - MİLAS Dayısı olmayanların hali Turgut Türedi, “Ben ve benim gibi dayısı olmayanların hali ne olacak?” diye soruyor. Kendilerinin bu gibi sınavlardan 100 puan bile alsalar, neticede birilerinin öne geçirildiğini, kimsenin de buna dur demediğini belirtiyor. İtirazdan da ümitli olmayan Turgut Türedi, “şimdi bizim itiraz hakkımız var, gönderme ücreti olan 1 milyonu da göze aldık, ama Ankara’ya gidince kim okuyacak, yoksa çöpe mi atılacak? Devlet bu kadar aciz olmamalı, güvenimiz bu denli sarsılmamalı.” diyor, haksız mı? Samsun’dan yazan, isminin verilmesini istemeyen okuyucumuz da, 78.614 puan aldığını, tercihleri arasında 3 tane de Doğu tercihi bulunduğunu, buna rağmen 72.865 puan alan bir sağlık memuru adayı 9. tercihiyle Bolu’ya yerleştirildiği halde kendisinin açıkta kaldığını belirtiyor. Okuyucumuz soruyor; “Hani merkezî sistem sayesinde torpil, suiistimal olmayacaktı, bu nasıl adalet? Biz adalet istiyoruz, sadece adalet...” Birileri bu çığlıkları mutlaka duymalı... Birileri tahrifat mı yaptı? Bunlar da isminin mahfuz kalmasını isteyen bir hemşire adayının yazdıkları: “Ben bu sınavı 72.500 puanla kazandım. Anadolu Sağlık Meslek Lisesi’nde hazırlık dahil 5 yıl okuyarak hemşire olarak mezun oldum. 70,550 puan alan arkadaşım, 5. tercihi olan İstanbul’a yerleştiriliyor. Birçok il tercih etmeme rağmen, ilgisiz bir il’e, Bingöl’e çıkıyor. Şok olmama, depresyona girmeme sebep oldu. Üstelik ben kendi imkanlarımla okudum, neden tercihlerim dışında bir ile tayinim çıkıyor? Yoksa kazanılmış hakkımda kasten tahribat mı yapıldı? Lütfen Devlet Personel Dairesi Başkanı Nedim Kurdoğlu sesimizi duysun.” Denizli’den Gülbahar Özkan da bu sınavdan iyi puan almış bir memur adayı olduğunu, ikinci yerleştirme olmasına rağmen açıkta kaldığını, mağduriyetini nasıl ifade edeceğini de bilemediğini söylüyor. “Bu haksızlıklara uğramaktan o kadar çok yoruldum ki... Hiçbir olumlu sonuç alamadım. Benim puanımın çok çok altında puan alan arkadaşlar, aynı özelliklere sahip olduğumuz halde bir yerlere atandı. Lütfen, torpil varsa açıkça söyleyin! Biz gençliğin geleceğini alaya almayın. Ciddiyetsizliği bırakın, adaletli olun, bir açıklama yapın, bu sonuçları tekrar gözden geçirin!”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT