BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Uzun ince bir yol - 1 -

Uzun ince bir yol - 1 -

Jeopolitik açıdan son derece önemli bir bölgede bulunan Türkiye, 20. yüzyıl boyunca iç ve dış düşmanlarla boğuşmaktan evrensel değerler konusunda yeterli gelişmeyi sağlayamamıştır.



Başlarken Türkiye’nin AB Katılım Ortaklık Belgesi, türlü badirelerden geçerek, nihayet son şeklini aldı. Türkiye aleyhtarı işgüzârların baskısıyla hazırlandığı tahmin edilen taslak, düzeltildi. Kıbrıs ve Ege sorunları, icbarcı ve bağlayıcı ifadelerden arındırıldı. Türkiye’nin kararlı ve iradeli tutumu bu değişiklikte rol oynadı. Taslak bu haliyle, Fransa’nın Nice kentinde toplanan AB Liderler zirve toplantısına geldi. Büyük ihtimalle bu taslak, zirvede onaylanacaktır. Bu inceleme yazısı, Türkiye’nin AB üyeliği adaylık kararının alındığı 11 Aralık 1999 tarihinden önce, bir hafta süreyle yayınlanan “Türkiye’nin Avrupa Öyküsü” başlıklı incelemenin devamı olacaktır. Türkiye’nin gerçekleri Türkiye’nin AB sürecinde, 1999 Aralık ayının ilk haftasında, yani adaylık kararımızın alındığı 12 Aralık 1999’dan biri-iki gün önce Türkiye Gazetesi’nde yayınlanan araştırma yazısının sonunu aşağıdaki hususlarla bağlamıştık: “AB’nin ‘Kopenhag Kriterleri’ adını verdiği kriterler, 20’nci yüzyıl sonunda insanlığın ulaştığı değerleri kapsamaktadır. ‘Kopenhag Kriterleri’ veya ‘Avrupa Magna Carta’sı’ denilen kriterler, yazılı tarih boyunca insanoğlunun ve insan topluluklarının deneyimleri sonucu ortaya çıkan ‘billûrlaşmış’ değerlerin ifadesidir. Bunlar herkes tarafından ‘olmazsa olmaz’ ve ‘vazgeçilmez’ addedilen değerlerdir. Nedir bunlar: İnsanların temel hak ve özgürlükleri, çoğulcu demokrasi, serbest seçimler, temsili hükümet, hukukun üstünlüğü, kişi güvenliği, düşünce-vicdan-din özgürlüğü, kişilerin ana dillerini serbestçe kullanabilmeleri, işkence yasağı, hem çoğunlukların, hem azınlıkların hakları kriterler.. Türkiye olarak gelişebilmemiz için, bu değerlerin Avrupa’dan önce bize lâzım olduğunu kabul etmekteyiz. Ancak, Avrupa da, Türkiye açısından şu gerçeği kabul etmelidir: “Türkiye, 20’nci yüzyılın başından bu yana, Balkan Harpleri, Birinci Dünya Harbi, İstiklâl Harbi, İkinci Dünya Harbi (Önce ‘silâhlı tarafsızlık’, sonra harbe girme), Kore Harbi, 45 sene süren soğuk harp (Cephe ülkesi olarak), Körfez Harbi ve yakın bölgesi içinde cereyan eden Ortadoğu-Kafkasya bunalımlarını yaşamıştır ve yaşamaktadır. Son yarım asırdan beri kanat ülkesi olarak tüm NATO’nun, özellikle tehdidin merkezindeki Batı Avrupa’nın güvenlik yükünü sırtında taşımıştır. Sonuç olarak Dünya barışı ve Avrupa güvenliği için, her fedakarlığa katlanmıştır. Son onbeş yıldır devam eden PKK terörü süresini de eklersek, bütün 20’nci yüzyılı kapsayan bu dönemde çekmediği sıkıntı kalmamıştır. Diğer Avrupa ülkeleri savunma giderlerini azaltırken Türkiye bu konuda bir şey yapamamıştır. Uygarlık ideali ve AB Türkiye Türkler’i tam 1000 senedir Avrupa coğrafyasının güneybatı bölgesinde yaşıyor ve tüm Avrupa ülkeleri ile dostane veya hasmane ilişkiler içinde olagelmiştir. Türk Devleti, ‘Çağdaş Uygarlık’ stratejisini çizmiştir. 19’uncu yüzyılın başından itibaren de uygarlık rotasını ‘Batı’ya -yani Avrupa’ya- tevcih etmiştir. Bu ilişkiler Osmanlı Devleti’nin son yüzyılında iyice yoğunlaşmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu günden bu yana da, iyice çoğalmıştır. ‘AB’ye entegre olma (üyelik) şu andaki dünya konjonktürü içinde Türkiye’nin yaptığı bir tercihtir. Esas olan, gelecek 10-20-50-100 yılları kucaklayan, Türk Dünyası’nı içine alan bir ‘Milli Strateji’nin belirlenmiş olmasıdır. Bu entegrasyonun, Türkiye’nin milli stratejisine ve milli politikasına ket vurmaması, diğer bir ifade ile gelecekteki milli menfaatlerimizi ipotek altına almaması çok önemlidir. ‘Devletlerin ve milletlerin hayatında ebedi dostluklar ve ebedi düşmanlıklar yoktur, durum ve şartlara göre gözetilmesi gereken Milli Menfaatler vardır’ ilkesi bizim yolumuzu aydınlatmalıdır. Üyeliğin getireceği faydalar Türkiye’nin milli gücünü geliştirmesi için acilen istikrara ihtiyacı vardır. AB üyeliğinin Türkiye’nin istikrarına, dolayısıyla ekonomiye büyük katkısı olacaktır. Daha önemlisi, Türkiye’nin güvenliği siyasi açıdan pekişmiş olacaktır. Ekonominin toparlanması, savunma giderlerinin optimum boyutlara çekilmesi, eğitim seferberliği için kaynak aktarılması önemlidir. Ülke olarak ihmal ve beceri noksanlığımızdan kaynaklanan geri kalmışlığımız istikrarımızı sürekli etkilemektedir. Buna ek olarak, Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu üçgenindeki çalkantılar bizi de etkilemektedir. Güvenlik, sadece askeri güçle sağlanmıyor. NATO ittifakı devam etmektedir. Ancak bir de gelişmekte olan AB’nin AGSK (Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği) olgusu vardır. Buna ‘Avrupa Ordusu’ tabiri de kullanılmaktadır. Bu güce katılma yolundaki isteklerimiz kabul görmemiş; Türkiye’nin, en son yaptığı Tugay düzeyindeki cömert teklifi dikkate bile alınmamıştır.) Çağdaş uygarlığın kaynaklarını oluşturan: İnsana önem verme, bilgi ve endüstriyel devrimi sağlayan teknoloji Türkiye’nin hayatında ön plana alınmıştır. Yine çağdaş ‘Düşünme Yöntemi’ni oluşturan: entellektüel iklim; eleştirel düşünme ve tartışma özgürlüğü; gözlem; problemleri serbestçe ele alma; muhakeme/akıl yürütme; olayları izleme, sebepleri keşfetme, bunlardan sonuç çıkarma; ölçme ve değerlendinrme; sistem oluşturma ve birimler arasında ahenk kurma; ve çalışma ahlâkını benimsemiş ve uygulamaya başlamıştır. Türkiye dış politikasına ‘Uygarlığı benimseyen ve uygarlaşan bir millet, diğer uygar ülkeleri düşman görmez’ evrensel görüşünü ilke olarak katmıştır. Türkiye’nin bu uygarlık ülküsü, onu içinde ve birarada bulunduğu Avrupa ile yakın işbirliğine sevketmiştir. AB yolunun peşinen ‘ince ve uzun bir yol’ olduğunu görmemiz gerekir. AB’ye entegre olmamız için ‘çağdaşlaşma’ bizim meselemizin bir aşamasıdır ve öncelikle bizim meselemizdir. Avrupa standartlarını yakalamamız için çok hızlı ve çok sür’atli bir tempoda, bir plan ve program hazırlayarak yoğun bir gayret sergilememiz gerekiyor. Bu yolda hazırlanacak uyum yasalarının sayısının 43 olduğu söyleniyor. Yasa çalışmalarının paralelinde, hızla yönetmelik ve yönerge çalışmaları da gerekiyor. * Devam edecek
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT