BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Her oluşumda yer aldık”

“Her oluşumda yer aldık”

Geçen hafta “Mesihlik” iddialarını ele alıp Yahudi Sabetaycılara göre Mesih kabul edilen Sabetay Sevi’den ve Sabetaycıların faaliyetlerinden bahsetmiştim.



Geçen hafta “Mesihlik” iddialarını ele alıp Yahudi Sabetaycılara göre Mesih kabul edilen Sabetay Sevi’den ve Sabetaycıların faaliyetlerinden bahsetmiştim. Bu yazıdan sonra, Eğitim-Bilim dergisinin Kasım sayısı elime geçti. Onyedinci asırdan beri konuşulan tartışılan “Sabetaycılık” konusuna bu sayıda geniş yer verilmiş. Bu konuda ciddi çalışmaları olan, Sabetaycı Ilgaz Zorlu, merak edilen birçok konuya açıklık getirmiş. Cemaatin içinden biri olduğu ve bu konuda ilmî çalışmaları da bulunduğu için, anlattıklarını ciddiye alıp bir özetini siz değerli okuyucularımın istifadelerine sunmak istedim: “Maalesef Sabetaycılık bugüne kadar gündeme getirilmeyen bir konu. Bu konuda cemaatten konuşan tek insan ben oldum. Türkiye’de büyük bir Sabetaycı cemaat var, bu cemaat Türkiye’de çok şey yaptı, bunu kabullenmek lâzım. Sabetaycılar geçmişleri ile kavgalı, bu sebeple geçmişlerinin araştırılmasını da istemiyorlar. Sabetaycılık, gizlilik esasına dayalı bir harekettir. Ancak, bugün cemaat içindekiler neden Müslüman görünüp Yahudi yaşamak zorunda kaldıklarını da bilmiyorlar. Aslında inancımızda çift dinli yaşamak gibi bir şey söz konusu değil, ancak yaşadığımız yerlerde Yahudiliğinizden dolayı zarar görüyorsanız, din değiştirme hareketine gidebilirsiniz. Fakat bunu kalpten yapmazsınız ve eski dininize geçeceğiniz günü beklersiniz. Sabetaycıların eski dinlerine dönmeleri zamanı geldi. Abdülhamid dönemi Sabetaycılar için dönüm noktası oldu, diyebiliriz. Bu dönemde bazı şikayetler, sıkıntılar vardı. Selanik’te başlayan memnuniyetsizlik sonunda İttihat ve Terakki kuruldu. Yahudiler ve Sabetaycılar çok ciddi sorunla karşı karşıya geldiler. Sabetaycılar, Siyonizmi desteklediler, bunu açık olarak söyleyebilirim. İttihat ve Terakki döneminde Sabetaycılığın fonksiyonunu üç yerde görüyorsunuz: İttihat ve Terakki, Mason locaları ve İslam tarikatları. Özellikle Melamilik ve Mevlevilik içinde yaygınlar. Bu üç ayrı grup Sabetaycıların siyasi yapısını belirliyor. Türkleştirme politikalarında Ermeni ve Yahudilerin devlet kadrolarından çıkartılması ile bu mevkiler Sabetaycıların eline geçmiştir. Bu da gayet kolay. Çünkü, birkaç lisan konuşabilen, Avrupa’yla ilişkisi olmuş insanlar Sabetaycılar arasından çıkmıştır. Genellikle Sabetaycıların dini, Masonluk olmuş veya dinsiz kalmışlar. Bu önemli bir sorun. 1917 senesinde Yahudi olmak istemişler ancak kabul edilmemişler. Sabetaycılar, Türkiye’ye geldikten sonra nüfus kağıtlarında Müslüman yazıyor, ama bu insanların İslam inancıyla hiçbir bağlantıları yok. Sabetaycılar kendi din adamlarını Melamilik tarikatı içinde yetiştirmişlerdir. Bu çok ilginç, adam hahamdır, ama dışarıdan baktığınız zaman Melamilik, Mevlevilik ve Bektaşilik tarikatları içinde yetişmiş din adamı gibi görünür. Böyle bir tuhaflık da vardır. Ekonomiden politikaya, eğitimden devletin bütün organlarına kadar etkilidirler. Cemaat belli bir siyasi teşekkülde de toplanmamış. Hem sağ hem de sol oluşumlarda yer aldığını söyleyebilirim. Türkiye’de, sosyalizmin gelişmesinde çok önemli katkıları olmuş Sabetay kökenli insanlar vardır.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109015
    % -0.59
  • 3.8624
    % -0.74
  • 4.5529
    % -0.66
  • 5.1834
    % -0.7
  • 156.266
    % -0.22
 
 
 
 
 
KAPAT