BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vurun abalıya ama...

Vurun abalıya ama...

Piyasaların hali malum!.. Üretimsiz tüketimin, diğer bir deyişle hovardaca harcayışın ve haksız kazanç iktisap etmenin bedelini daha uzun seneler ödeyeceğiz.



Piyasaların hali malum!.. Üretimsiz tüketimin, diğer bir deyişle hovardaca harcayışın ve haksız kazanç iktisap etmenin bedelini daha uzun seneler ödeyeceğiz. Siz hiç talan üzerine kurulmuş bir ekonomi gördünüz mü? Faiz rantı üzerine kurulmuş finans ekonomisi? Uyuşturucunun, hırsızlığın, rüşvetin ayyuka çıktığı bir ekonomi? İşte bu kopan kıyamet, dünyada sadece bize has ekonominin habercisidir! Bir paranın nasıl kazanıldığını merak ediyorsanız, nereye ve nasıl harcandığına bakınız! Türkiye’deki bu haksız iktisap sahiplerinin hayatlarına bakınız; nasıl yaşıyorlar ve nasıl harcıyorlar? Onların yaşantılarını görenler, başımıza taş yağmadığına dua etmeliler! Bunlarınki eğlence ve para harcama değil, düpedüz çılgınlıktır. Çok küçük bir azınlık olmalarına rağmen, ellerinde bulundurdukları büyük güçlerle toplumda yalnızca bunların sesleri çıkıyor. Ekranlarda bunlar arz-ı endam ediyor. Gündemi bunların incir çekirdeğini doldurmaz boş ve manasız sözleri teşkil ediyor. Toplumun kahir ekseriyeti, 32 dişini gömmüş, derin bir sükut içinde, hayret ve dehşetle bunların hallerini seyrediyor. Bu akıl almaz halleri gördükçe de daha bir ümitsizliğe kapılıyor. Türkiye’de paran varsa düdüğü öttürüyorsun. Hem de ne öttürmek! Hiçbir şeyin şeffaf olmadığı karanlıklar ülkesi Türkiye!.. Türk insanının esasını ve dinamizmini oluşturan orta direk tabir edilen kesimdir. Bu kesim ekonomiye kazandırıldığı müddetçe ülkede huzur artar; dışlandığı takdirde de bunalım ve kaos olur. Bunlar bakkaldır, manavdır, kasaptır kısacası esnaftır ve küçük ve orta boy işletme sahibi olan vatandaşlardır. Devlete yük olmadıkları gibi, yanlarında çalıştırdıkları ile büyük miktarda istihdam oluştururlar. Yani devletin yükünü çekerler. Devlet, bunlara sahip çıkıp teşvik edeceğine, silmek için elinden geleni ardına koymuyor. ‘Hayat Standardı’ adı altında, kazansın kazanmasın büyük vergi yükleri altına sokulmak istenen bu kesime neredeyse hayat hakkı tanınmamaktadır. Basit bir mahalle berberi veya ayakkabı tamircisi, kazanmadığı halde 600-800 milyon TL’yi nereden bulup vergi diye ödeyebilecektir? O halde yapılmak istenen nedir? Devlet, memuruna vermeye gelince yüzde 10’ları telaffuz ediyor ve diretiyor. Başta vergiler ve zamlar olmak üzere, millete salmaya sıra gelince had hudut tanımıyor! Devlet, kendisinin ilan ettiği resmi enflasyona bile milleti ezdiriyor. Nerde kaldı gerçek ve yaşanılan enflasyon?! Tükettiğiniz elektrik ve doğalgazdan, kullandığınız telefondan, içtiğiniz suya kadar; yani iğneden ipliğe hangi şey yüzde 100’ün üzerinde pahalanmadı? Soyguncuya, vurguncuya, talancıya, hırsıza, uğursuza kaptırılan paraları tahsil için; ‘vurun abalıya!’ diyorsunuz. Şimdiye kadar diyordunuz da; korkarız bundan böyle diyemeyeceksiniz! Zira, artık millette aba kalmadı; vurduğunuz, milletin can evidir, bilesiniz!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT