BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Likidite krizi büyüyor

Likidite krizi büyüyor

Piyasalardaki likidite sorunu çözülemiyor. Ülkeden giden 5 milyar dolar civarında paranın geri gelmesi ise oldukça uzun zaman alacak.



Piyasalardaki likidite sorunu çözülemiyor. Ülkeden giden 5 milyar dolar civarında paranın geri gelmesi ise oldukça uzun zaman alacak. Bu da her gün likidite krizine düşen kurumların piyasada adlarının dolaşmasına neden oluyor. Geçtiğimiz haftanın flash ismi Demirbank’tı. Taşlar yerinden oynadı bir kere... Bir önceki haftayı 4 bin 978 puan gibi rekor bir seviyeden kapayan İMKB endeksi, geçtiğimiz Pazartesi günü bu seviyenin daha da altına inerek bir rekor daha kırdı. Hafta sonu IMF yetkililerinin Türkiye’ye gelmiş olması bile Pazartesi günkü düşüşü engelleyemedi. Pazartesi gününü 7 bin 330 puandan kapayan İMKB endeksinin bir günlük kaybı yüzde 8.8 olarak gerçekleşti. Endeks düşerken O/N faiz oranları da tam anlamıyla çıldırdı. Pazartesi günü O/N repo oranları ortalama yüzde 1275 olarak gerçekleşti. Bu oran 1994 krizinden bu yana görülmeyen bir orandı. Bu arada dövize olan talep de devam etti. Pazartesi akşamı piyasada IMF’in 10 milyar doların üzerinde ek bir kredi vereceği yönünde söylentiler dolaşmaya başladı. Salı gününe umutla başlayacak olan yatırımcılar şok bir gelişme ile sarsıldı. Türkiye’nin en büyük dokuzuncu bankası olan Demirbank’ın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devri açıklandı. Ancak bu, hisse senedi piyasalarını olumsuz etkilemedi. Çünkü gelecek paranın ülkede yaşanan likidite krizini, yüksek faiz oranlarını ve dövize olan talebi ortadan kaldıracağına inanıldı. Endeks bu kez yukarı yönde olmak üzere yine rekor kırdı ve Salı günü yüzde 19.5 oranında değer kazandı. Bu arada O/N repo oranları da ortalamada yüzde 268 seviyelerine geriledi. IMF kredisi ile gelen olumlu hava Çarşamba günü de devam etti. İMKB’de çoğu hisse senetleri açılışta tavan seviyelere yükseldi. Endeks, günü yüzde 18.6’lık artışla 10 bin 387 puandan kapadı. O/N repo oranlarındaki düşüş de devam etti. Ancak piyasada özellikle Demirbank’ın Fon’a devredilmesinin ardından daha başka banka olabilir mi tedirginliği içten içe sürmeye devam etti. Bu yönde herhangi bir açıklama olmadı. Türkiye’deki hisse senedi yatırımcısı maalesef henüz sağlıklı hareketler yapmaya başlamadı. Bu, piyasanın gelişen piyasa olmasından da kaynaklanıyor. Dünyanın hiç bir yerinde borsalar 2 günde yüzde 18 değer kaybetmezken, 2 günde yüzde 42 değer kazanmazlar. Bu da özellikle son dönemde Türkiye’ye güvenip yatırım yapan yabancı fon yöneticilerini rahatsız ediyor. 2 günlük artışın ardından kâr realizasyonu satışları gelmesi son derece doğal. Ancak Perşembe günü yine aşırı bir değer kaybı söz konusu oldu ve neredeyse tüm hisseler taban seviyelere geriledi. Cuma günü satış baskısı ile açılan seans sonlara doğru gelen alımlarla tekrar yükselişe geçti ve bir önceki güne göre yüzde 4.7 artışla 9 bin 799 puandan kapandı. Böylece inişli çıkışlı yaşanan günlerin ardından İMKB endeksi haftayı yüzde 23 artışla kapadı. Son dönemlerde yazılarımızda hisse senetlerinin değerleri ile ilgili hiç bir yorum yapmıyoruz. Bunun nedeni artık piyasalardaki dengeler ve yaşananlar temel yada teknik hiçbir analiz yöntemi ile açıklanamıyor. Tamamen söylenti çarkı ile dönen güvensizliğin maximum seviyelere ulaştığı günleri yaşıyoruz. Biz daha önceki yazılarımızda da ifade ettiğimiz gibi, söylentilerin tüm piyasayı aşırı olumsuz etkilediğini bir kez daha yineliyoruz. Mali yapısı sağlam olsa dahi, söylentiler birçok kuruluşu zor durumda bırakabilir. Türkiye’nin mihenk taşları olan gerek finans, gerekse sanayi sektörüne yıllarını vermiş kuruluşlarla ilgili çıkan söylentiler maalesef tüm ülke ekonomisine zarar verecektir. Bir de yaşanan krizin reel sektöre etkilerini dikkate almak gerekiyor. Yükselen faiz oranları borçlulukla çalışan kuruluşları hiç kuşkusuz çok zor durumda bırakabilir. Ayrıca faiz oranlarının yükselmesi talebi bir anda durdurabilir. Bu da sektörlerin 2001 yılı performanslarını olumsuz etkileyecek. Şimdiye kadar çok olumlu olduğumuz 2001 yılı beklentilerini bir miktar aşağı çekmemizi gerektiriyor. Hatırlatmakta yarar var. 2001 yılı oldukça zor geçecek.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT