BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Kızın hayatını mahvettin Tarık!”

“Kızın hayatını mahvettin Tarık!”

Tarık siyah gözlüklerini eline alarak giriş kapısına doğru yöneldi. Semiha hanım seslendi ardından: - Nereye Tarık? Uçak kalkacak şimdi?...



Tarık siyah gözlüklerini eline alarak giriş kapısına doğru yöneldi. Semiha hanım seslendi ardından: - Nereye Tarık? Uçak kalkacak şimdi? - Bir dakika anne, Turhan gelecekti. Ona bakınıyorum. Hem daha uçağın kalkmasına nereden baksan bir buçuk saat var. Ne bu heyecanın böyle... Kadın cevap vermedi. Gri bir döpiyes giymişti. Son derece şık görünüyordu. Saçlarını topuz yaptırmış, yan taraftan iki küçük lüle bırakmıştı. Yaşına göre biraz havalı bir saçtı ama yakışmıştı. Londra’ya gidiyorlardı oğluyla. Israr etmiş, depremden dolayı sinir sisteminin alt üst olduğunu ileri sürerek bu nereden baksan iki, üç aylık seyahati ayarlamıştı. Tarık mesleğiyle ilgili geliştirme kurslarına gitmeye karar vermişti. Bir nevi ihtisas gibi bir şey olacaktı onun için. Sadık bey ise işleri dolayısıyla bu yolculuğa katılamamıştı ama en kısa zamanda o da ailesine yetişecekti bir şekilde. Tarık çok şık bir gömlek giymişti. Beyaz üzerine gri puanlı, uzun, sivri yakalı ensesinden pensli bir gömlekti ve onun biçimli, vücuduna çok güzel oturmuştu. Ayağında yazlık kumaştan yapılmış siyah bir pantolon vardı. Oldukça yakışıklı görünüyordu. Genç adam dışarıya bakındı dikkatle, bir anda yüzü gevşedi ve gülümseyerek elini kaldırdı: - Turhan! Turhan, buradayım... Genç adam onun seslendiğini görmüş hemen o tarafa doğru yönelmişti. Nefes nefese geldi. Sıcaktan terlemişti. Gözlüklerini çıkartıp tişörtünün eteklerine sildi. - Geç kaldım yahu... Trafik felaket... Ne zaman kalkıyor uçağın? - Merak etme daha bir buçuk saat var. Valide kafeteryada oturuyor. Şu tarafa gidelim biz... Dış hatlar terminalinin geniş koridorunda yürüdüler... Turhan gözlüklerini yeniden taktı. - Ne zaman dönersin? - Çabuk döneceğimi sanmıyorum. En az bir sene kalacağım. Annemler dönecek tabii. Ben kursa gideceğim ayarlayabilirsem. Bizim okulun kursları vardı. Yani bizim buradaki ihtisas gibi bir şey... Daha hazır değilim ben bu memlekette yaşamaya yahu! Turhan kısa bir kahkaha attı: - Hah, hah, hah, ne o? Deprem mi korkuttu seni? Omuz silkti Tarık: - O da var... Adam huzursuz oluyor yahu... Ha bire sallanıyormuşum gibi geliyor. Turhan acı bir alayla atıldı: - Ya bu işten zarar görenler ne yapsın be aslanım? Delikanlı omuz silkti: - Herkesin derdi kendine. Zaten deprem deyip durma, sinirlerim bozuluyor. Çıkıp geldi seninki... Turhan şaşırmıştı. Koridorun orta yerinde durakladı. Hayretle baktı yanındaki arkadaşına: - Kim geldi yahu? - Kim olacak, Hülya! Ağlıyor kapımda... Evi yıkılmış, kimsesi kalmamış, hani evlenecekmişiz falan, filan.... Postaladım. Önce bizim Faruk’un evine götürdüm, baktım çıktı geldi yine. Kovaladım sonunda. Biraz para verdim cebine. Dön memleketine dedim. Sıkıntı tabii bütün bunlar... Turhan suskundu. Derin bir nefes aldı: - Kızın hayatını mahvettin Tarık! Bunu sen de biliyorsun! Tarık kısa bir kahkaha attı: - Yok yahu! Ben onun hayatını kurtardım be! Eğer o gece dışarı çıkmasaydı benimle buluşmak için, o da annesi, babası, kardeşi gibi evin altında kalacaktı. Hayatını bana borçlu aslında.... DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT