BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tesbit davası

Tesbit davası

Tahsin Koloğlu isimli okuyucumuzun sorusu şöyle: “Bir gayrimenkulüm var. Bu gayrimenkulümün 2001 yılında kamulaştırılacağını duydum. Kamulaştırma bedeli olarak çok düşük bedel takdir ediliyor. Ne yapmalıyım?”



Tahsin Koloğlu isimli okuyucumuzun sorusu şöyle: “Bir gayrimenkulüm var. Bu gayrimenkulümün 2001 yılında kamulaştırılacağını duydum. Kamulaştırma bedeli olarak çok düşük bedel takdir ediliyor. Ne yapmalıyım?” Cevap: Kamulaştırma Kanununa göre, bir gayrimenkul kamulaştırılmadan önce kıymet takdiri yapılır. Bu kıymet takdirinde gayrimenkulün bulunduğu yere bilirkişiler gelir ve değer tesbiti yaparlar. Bu bilirkişiler gayrimenkulün bulunduğu yere göre, İl veya İlçe Özel İdareleri tarafından önceden tesbit edilir. Bir yıllık süre için seçilirler. Tekrar seçilmeleri mümkündür. Bunlar bağımsız kişilerdir. Bu kişiler kıymet takdirini yaparken, birçok noktayı göz önünde tutarlar. Binanın emlak vergisinden, çevre şartlarından, tarımsal verim durumundan binanın yapı tarzından, konumundan, imar durumundan, emsal uygulamalardan ve sair bütün incelikleri göz önüne almak durumundadırlar. Bu konuda onlara yardımcı olunabilir. Keşif yapılabilir Bu bilirkişilerin tesbiti sizi tatmin etmez ise, elbette siz de Mahkemeden tesbit isteyebilirsiniz. Bu konuda bir emsal de sizin tesbit dosyanız ve bu dosyadaki bilirkişi raporu olur. Türk Mahkemelerinin verdiği kararlar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmenin şartının olayımızda gerçekleşmediğini düşünmekteyim. Kaldı ki, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verdiği kararlar da ülkemiz açısından bağlayıcı değildir. Sadece, ilgilisine tazminat davası açma imkanı verecektir. Kız evladın da hakkı vardır İstanbul Gaziosmanpaşa’dan Esra Dayıoğlu isimli okuyucumuzun faks ile sorduğu sual şöyledir: “Anadolu’da bir uygulama var. Genellikle tapusuz yerler baba tarafından yıllarca işletilmektedir. Sonra baba vefat etmekte ve tarlayı işletme görevi de erkek evlat tarafından yürütülmektedir. Bilahare, bu yer ondan erkek evladına geçmektedir. Hatta kimi zaman Kadastro çalışmaları yapılmakta ve bu sırada gayrimenkul erkek evladın üzerine işlenmektedir. Bu hallerde kız evladın hakkı yok mudur?” Cevap: Kıymetli okuyucumuz, Anadolu insanının yine bir sözü ile sorunuza öncelikle cevap vermek istiyoruz. Şöyle ki, “Ölüm hak miras helal”. Bundan dolayı, Medeni Kanun hükümlerine göre de, elbette babanızın işlettiği bu tarlalardan dolayı kız evlatlarının da miras hakları vardır. Anadolu insanları da genellikle bu hukuka riayet ederler. Ancak, istisnaen bazı yanlışlıklar da olabilmektedir. Bu hallerde, mağdur olan kız evlatların tapu iptal ve tescil davası veya kadastro tesbitinin iptali davası açması mümkündür. Ancak, Kadastro Tesbit davalarına itiraz süresi 10 yıllık hak düşürücü bir süre ile sınırlandırılmıştır. Bu konuda dikkatli olmakta fayda vardır. Keza, tapu iptal ve tescil davalarında ise, babanızın ölüm tarihinden itibaren 5 yıllık bir zamanaşımı süresi getirilmiştir. Bu davalardan önce kardeşler arasında uzlaşma görüşmelerinin yapılmasında da fayda vardır. Çünkü, kardeşler arasındaki konuların direkt yargıya intikal ettirilmesi şık olmamaktadır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT