BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kaç kişi, kaç balık, kaç kuş?

Kaç kişi, kaç balık, kaç kuş?

Gelin bu defa da sizlerle 5-10 bin yıl gerilere gidelim. Şahane bir gölün kıyısında su üzerine kazıklar üstünde oturtulmuş kulübelerden oluşan bir yerleşim biriminde, kalabalık ailenizle beraber yaşamaktasınız.



Gelin bu defa da sizlerle 5-10 bin yıl gerilere gidelim. Şahane bir gölün kıyısında su üzerine kazıklar üstünde oturtulmuş kulübelerden oluşan bir yerleşim biriminde, kalabalık ailenizle beraber yaşamaktasınız. Geceleri kulübenizi kıyıya bağlayan köprücüğü kaldırıyorsunuz. Tertemiz bir havada, yıldızlarla adeta başbaşa uyuyorsunuz. Gündüzleri iş başlıyor. Aile fertlerinden bazıları balık avlıyor, bazıları kara avı yapıyor, birkaçı meyve ve sebze topluyor. Sonra belli bir zamanda toplananlar bir araya getiriliyor. Topluca pişirilip, birlikte yeniyor. Topluluk üyeleri birbirlerine mecburen ve gönülden bağlı. Herkes topluluğun hayatını idame ettirmesi için neler yapılması gerektiğinin farkında. Topluluğa değer katmayan işler için uğraşılmıyor. Böylece aşırı derecede yönetim fonksiyonu gerektirmeyen, gereksiz işlere yer verilmeyen, dolayısıyla insanların gereksiz yere yorulmadığı bir sistem bu, anlatmaya çalıştığımız. İşte son yıllarda değer üretmeye dönük yalın yönetim ve yalın üretim sistemlerinin ne olduğunu algılamaya çalışırken ben bunları düşündüm. O halde, müşteri ihtiyaçları iyi tespit edilerek, gereksiz stoklara, gereksiz işlemlere ve dolayısıyla makinalara yer vermeyen, böylece zamandan, mekândan ve imkânlardan azami tasarruf sağlanarak gerçekleştirilen bir üretim. “Değer” kavramının tersi “israf”tır denilebilirse o zaman konu daha da aydınlanıyor. İsrafa yer verilmeyen bir anlayış bu. O halde size bir örnek soru; “Bulunduğunuz şirkette binanızın her santimetre karesi ne derecede değer üretmede kullanılıyor?” Siz başka sorular da bulabilirsiniz. İşte bu işe kafa yormaya başlayınca, “Değer üreten şirket olma yolculuğunuz” başlamış oluyor. Size hayırlı yolculuklar...
KAPAT