BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ortaköy gerilerken...

Ortaköy gerilerken...

Ortaköy, Beşiktaş'ın güzide tarihi mekanlarından biri. Ancak, hiçbir tarihi mekanı özüne sadık kalarak koruyamadığımız, dünle bugünü anlamlı bir çizgide buluşturabilecek tarihi sorumluluğa sahip olmadığımız için Ortaköy'ü de gerektiği şekilde koruyup düzenleyemiyoruz.



Ortaköy, Beşiktaş'ın güzide tarihi mekanlarından biri. Ancak, hiçbir tarihi mekanı özüne sadık kalarak koruyamadığımız, dünle bugünü anlamlı bir çizgide buluşturabilecek tarihi sorumluluğa sahip olmadığımız için Ortaköy'ü de gerektiği şekilde koruyup düzenleyemiyoruz. 1992 tarihinde Beşiktaş Eski Belediye Başkanı Ayfer Atay'ın döneminde yapılan düzenleme de, tarihi dokuyu koruma kaygısıyla yapılmamış, önceleri bir serseri yuvası olan Ortaköy, bu defa entel pazarına ve barlar, meyhaneler semtine dönüştürülmüştü. Ancak, bu haliyle de çok büyük ilgi görmüş, özellikle gençlerin rağbet ettiği bir mekan olmuştu. Son günlerde basında çıkan haberlerden de anlayacağınız gibi bu ilgi sönmüş durumda. Ortaköy gittikçe pejmürdeleşiyor, belediyenin ilgisizliği, esnafının ve yerlisinin sorumsuzluğu yüzünden geriliyor. Ortaköy geriliyor da Beşiktaş'ın diğer semtleri ilerliyor mu? Ne gezer! Beşiktaş'ın arka sokaklarını şöyle bir gezenler bakımsızlığın, özensizliğin ve ihmalin, estetikten yoksunluğun somut izlerini görebilirler. Sözüm ona Beşiktaş'ın en seçkin semtleri olan Levent ve Etiler'in de hal-i pür melali ortada. Birbiri ardınca açılan meyhaneler, barlar, lokantalar, kebapçılar, kaldırımları arabalarıyla yayaları yok sayarcasına işgal eden iş yerleri, otomobil galerileri; caddelerde köşe tutan seyyar satıcılar (bunlar arasında köfteciler de var) ve trafik keşmekeşi buraları yaşanmaz hale getirdi. Çoğunluğu yabancı isimlerin oluşturduğu tabelaların da dil sorumluluğu taşıyan çevre halkında ne kadar rahatsızlık verdiği de ayrı bir konu tabii. Kiminle konuşsanız Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu'nun ilgisizliğinden şikayetçi. (Bir Narin Sitesi durağı bile onca yazmalarımıza rağmen ıslah edilmedi) Oysa, Namoğlu, iş başına geldiğinde daha önceki yazılarımdan birinde de bahsettiğim gibi "Beşiktaş'ı yaşanılır bir yer" haline getireceğini vadetmişti. Ama ne yazık ki gittikçe bunun tersi oluyor. Mevcut gerçekler, Beşiktaş'ı yaşanılır değil, insanları Beşiktaş'tan kaçırır hale getirdi. Anladığım kadarıyla Belediye, halkla, sivil toplum örgütleriyle destekleyici bir iş birliği içinde değil. Oysa bir beldenin mamur ve bakımlı olması için o belde yaşayanlarının da söz sahibi olması ve sorumluluk paylaşması gerekmiyor mu? Başkan, basına verdiği beyanatlarda bir takım projeler üstüne çalıştıklarını söylüyor. Mutlaka öyledir. Ama bu projeler hakkında ilçe halkı yeterli bir bilgiye sahip olmadığı gibi somut belirtilere de rastlanamıyor. Üstelik, üretilen projelerin ilçenin tarihi dokusunu zedeleyip zedelemeyeceği, kültürel mirası aksettirip aksettirmeyeceği de bilinmiyor. Şahsen, bir Beşiktaşlı olarak ben, bu beldede tarihin büyülü havasını solumak; en medeni bir düzen içinde bugünü yaşarken yıllanmış güzellikleri özümlemek, Beşiktaş'ı Beşiktaş yapan şiiriyeti ve estetiği hissetmek istiyorum. Ne dersiniz Başkan Bey? Mümkün mü?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109247
    % 1.23
  • 3.8254
    % -0.26
  • 4.5078
    % 0.05
  • 5.1125
    % -0.48
  • 153.62
    % -0.29
 
 
 
 
 
KAPAT