BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ne haftaydı ama...

Ne haftaydı ama...

Merhaba! “En uzun hafta” manşetiyle başlamıştık geçen haftaya... Gerçekten, ancak ‘yıllar’a sığabilecek gelişmeleri içinde toplayan ilginç bir hafta geçirdik.



Merhaba! “En uzun hafta” manşetiyle başlamıştık geçen haftaya... Gerçekten, ancak ‘yıllar’a sığabilecek gelişmeleri içinde toplayan ilginç bir hafta geçirdik. *** Bizden bir gün sonra, diğer bütün gazetelerin de tekrarladığı “10 milyar dolar lazım” manşetimiz, IMF ile pazarlığın en kritik anlarında Türk temsilcilerin beklentilerinin altını çizerken, aynı nüshada yer alan “Avrupa yumuşadı” ve “Af şekillendi” başlıklarımız da, diğer iki kritik konuda, o gün gelinen son noktayı özetliyordu. Türkiye için hayati önem taşıyan üç ayrı konunun seyrini çok yakından izledik ve ertesi gün, “3 krizi birden aştık” manşetiyle çıktık. Nitekim daha sonraki günlerde birinci sayfamızda yer alan, “IMF dopingi”, “Ecevit: AB ile uyumluyuz” ve “Af, Sezer’in onayına kaldı” başlıklarımız, günlerdir konuşulan üç ‘sorun yumağı’nın aynı hafta içinde çözüldüğünün ilanıydı. Daha neler neler... Yukarıda bahsedilen üç bilinmeyenli denklemin çözülmesine sahne olmakla kalmayan ‘stratejik hafta’da cereyan eden başka ‘unutulmazlar’ da vardı... Bütün gazetelerde ‘zamanlamasına’ dikkat çekilerek yayınlanan, “Ordudan PKK uyarısı”, bunlardan en önemlisi... Genelkurmay’ın yaptığı bu açıklama bizce; Nice’te Türkiye’yi temsil ederek ‘anlaştık’ mesajları veren Başbakan Ecevit’e ‘köstek’ değil, Avrupa’ya; işbirliği sınırlarını hatırlatması açısından bir ‘destek’tir. Ayrıca bu açıklama, özellikle Kürtçe TV konusunda MHP’nin ısrarla savunduğu politikaya paralel bir tavır oldu. Bu arada üç gün devam eden bir dizi yazıyla Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki “Uzun ince yol”un koordinatlarını özetleyen Bahattin Karakaya Paşamız’a teşekkür ediyoruz. Bu nasıl iş?.. Aynı hafta gerçekleşen şanssız bir gelişme daha... Önümüzdeki yıl, toplumun bütün kesimlerini ‘hedef’ enflasyona konsantre etmek için; yüzde 10 dışında bir oranı telaffuz etmeyi bile neredeyse yasaklayan hükümet, “Vergileri katladı” ve bazı kalemleri yüzde 200’lere kadar çıkardı. Şimdi herkes bu iki ayrı oranı, aynı yılda nasıl ‘sindireceğini’ düşünüyor. Yine aynı hafta; iç ve dış ekonomi çevrelerinin pürdikkat takip ettiği “Telekom, Köşk’ten geçti” ve en önemli özelleştirmelerden birinin gerçekleşmesine engel kalmadı. 2 yıl öndeyiz... Geçen Cuma ‘büyük’ bir gazetede, “Dünya Türk’ün fındık motorunu konuşuyor” başlıklı bir haber çıktı. İngiltere Newcastle Üniversitesi’ndeki Araştırma Görevlisi Murat Doğru’nun enerji üretimi konusundaki bir çalışmasını anlatan bu haber bundan tam 2.5 yıl önce; 29 Ağustos 1998 tarihinde Türkiye gazetesinde tam sayfa olarak yayınlanmıştı. O günkü habere göre en küçük bir gelişmesi olmayan konu ancak bugün Reuters ajansı tarafından servis yapılınca ‘büyük’ gazeteler tarafından birinci sayfaya değer bulundu, daha sonra da ulusal bir ajans tarafından, bütün abonelerine servis yapıldı. ‘Öfke’ yerine ‘gözyaşı’ Benzer durumlarla çok karşılaşıyoruz. Hemen iki gün öncesinden bir örnek verelim... Adil olmak isteyen bir yönetim için “Af kararı”nın ne kadar karmaşık ve zor bir konu olduğunu vurgulamak için hazırladığımız “Afta sevinç ve öfke” haberi, ertesi gün yukarıda bahsettiğimiz ‘büyük’ gazetenin birinci sayfasında “Sevinç ve gözyaşı” başlığıyla karşımıza çıktı. Bunlar bizim sık karşılaştığımız ve hiç de önem vermediğimiz şeylerdir. Ne var ki, ‘kendisini kaf dağında zannedenlere’ ara-sıra ‘boy ölçüsü’ vermek gerekir diye düşünüyoruz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110383
    % 0.96
  • 3.8526
    % -0.29
  • 4.5413
    % -0.19
  • 5.1468
    % 0.06
  • 155.726
    % -0.11
 
 
 
 
 
KAPAT