BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AVRUPA’DA İSLÂM

AVRUPA’DA İSLÂM

“Komünizmin de, kapitalizmin de insanlara huzur vermediğini yaşayarak öğrendim. Bir arayış sonrası İslamiyetle şereflendim ve şimdi çok mutluyum. “Dogmatizmlere karşı en büyük reçete İslam’dır.”



‘İSLAM’DA huzur buldum’ Bir zamanlar Fransa Komünist Partisi’nin başkanıydı. “Komünizmin de, kapitalizmin de insanlara huzur vermediğini yaşayarak öğrendim” diyen Roger Garaudy “Bir arayış sonrası İslamiyetle şereflendim ve şimdi çok mutluyum.” diyor. Endülüs medeniyetinin günümüzdeki eski ihtişamına kazandırılmasında çok büyük tekisi oldu. Roger Garaudy, Fransa’da İslam Enstitüsü’nün kurulmasında öncülük etmesinin yanı sıra İslam ve Batı ile ilgili 30’a yakın kitap yazdı, çok sayıda belgesel filmhazırlattı. Birçok yerde konferanslar veren Garaudy, İslam çok sayıda Batılı’nın İslamiyeti seçmesine vesile oldu. Kurduğu” Garaudy Vakfı”nın İspanya’nın Kurtuba müzesinde Batı’nın Avempace dediği büyük hekim İbn Bacce’ye ait cerrahi aletler gibi Endülüs İslam Medeniyeti’ni tanıtan çok sayıda eser hayranlıkla seyrediliyor. Garaudy’nın yeni dünya düzeni görüşü Ünlü Fransız düşünürü Roger Garaudy, niçin Müslüman olduğunu şu ifadelerle anlatıyor: “İslam’da huzur buldum. 20 yaşından beri aradığım huzura 60 yaşında kavuştum. İnsan hayatının anlamı imandır...İslam toplumu iman esasları üzerine kuruludur. İslamiyet, kendisinden önceki peygamberleri ve kitapları da kabul ediyordu. Cihanşumul bir dinle karşı karşıyaydım. Ve müslüman olmaya karar verdim. Medine’de Hz. Peygamber’in meydana getirdiği toplum, ne kan ne toprak ne de pazar üzerine kuruldu. Allah’ı her şeyden üstün kabul etmezsek, insanı da insanlık olarak değerlendirmezsek hiçbir yere varamayız. Dogmatizmlere karşı en büyük reçete İslam’dır.” “Bize bugün Yeni Dünya Düzeni altında empoze edilmek istenen fikir, sömürgeciliğin meydana getirdiği şiddet, haksızlıklar ve adaletsizlikler düzeninin devamıdır. Kuzey’in Güney’i sömürmesi sonucu, her yıl 25 milyon insan açlıktan ölmektedir. Yani Batı’nın tavrı her gün bir Hiroşima’ya mal olmaktadır. ABD’de nüfusun yüzde beşi, milli servetin yüzde doksanını elinde bulunduruyor. Fransa’da ise daha düne kadar yeterli servetleri olmadığı için Fransızların dörtte üçü oy kullanamıyordu. Hani İnsan Hakları Beyannamesi, hani eşitlik, hani adalet? “Demokrasi mal mülk sahipleri için var..Zenginler için var, siyahlara karşı beyazların, kölelere karşı efendilerin demokrasisi var.” Denge güçlüden yana Garaudy dünya’daki gelir dağılımı dengesizliğini de şöyle değerlendiriyor: “Bugün dünyanın tabii kaynaklarının yüzde 80’i, nüfusunun yüzde 20’lik bir kesimi tarafından kontrol edilip, tüketilmektedir. İşte Kuzey’in Güney’i bu şekilde sömürmesinin neticesi, her yıl 25 milyon insan açlıktan, kötü beslenmeden dolayı ölmektedir. Yani, Batı’nın bu gelişme şekli her gün bir Hiroşima’ya mal olmakatıdır. Fakat bu eşitsizlik Kuzey ülkelerinde de artıyor. Mesela, Fransa’da nüfusun yüzde altısı milli servetin yüzde ellisini elinde bulunduruyor. Geri kalan yüzde elliyi de nüsun yüzde 94’ü paylaşıyor. ABD’de ise bu durum daha da kötü. Nüfusun yüzde beşi milli servetin yüzde 90’ını elinde bulunduruyor. İşte bu tablo, dünyanın mevcut durumunu daha iyi açıklıyor. Bunu doğrulamak için de, bize özgürlükten, demokrasiden serbest pazardan bahsediyorlar. 19. yüzyılda Mark’ın çağdaşlarından bir Papaz’ın dediği gibi, “Kuvvetli ile zayıfın arasındaki dengeyi, özgürlük baskı altında tutuyor, yasalar da koruyor”... Demokrasi yalanının da bunu ispat ettiğini hepimiz görüyoruz
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT