BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kaosa dönüşmeden

Kaosa dönüşmeden

Yapılmak istenen eylemleri, kanı canı pahasına kahramanca göğüsleyen polisin yıpratılmak istenildiği bir dönemde, af yasasından bazı suçlu polislerin yararlandırılmamış olması dikkatleri çekiyor. Taşan son damla üzerine dün İstanbul’da polisin sergilediği gösteri aslında bir uyarı niteliği taşıyor.



Şimdi, başta siyasi parti liderleri olmak üzere herkes oturup, gelişen ekonomik, politik ve sosyal olayların bir muhasebesini yapma mecburiyetini duymalı. Kim ne derse desin, ekonomik krizin önünden sıyrılan Türkiye şimdi politik ve sosyal bir kaosa sürüklenmenin tehlikesi içinde. Yaşanan olayları basite indirgememek gerekiyor. Asgari müştereklerde buluşulmadığı ve önlem alınmadığı takdirde, olayların çığ gibi büyümesi kaçınılmaz olacaktır sanırız. Önce cezaevleri Türk Silahlı Kuvvetleri’nin PKK’yı dize; ve diğer aşırı solcu örgütleri de tesirsiz hale getirmesinden sonra, yeni bir sürecin başlatıldığı görülüyor. Özellikle PKK’nın “siyasallaşma” aşamasına geçtiği kesinlikle anlaşılıyor. Üstelik, idam mahkumu teröristbaşının yönlendirdiği ve cezaevlerinde odaklaşan “siyasileşme” eylemleri, bir siyasi parti tarafından da destekleniyor. Yani, bir bakıma cezaevleri karargah olarak kullanılıyor. Bu yüzden de, cezaevi koğuşları “kurtarılmış bölge” zihniyetiyle, hükümete devlete karşı her türlü melanetin planlandığı, yuvalandığı yer oluyor. F tipi cezaevleri Çok geç kalınmış olmasına rağmen, Adalet Bakanlığı F tipi cezaevleri projesini hayata geçirmesiyle birlikte, aşırı sol ve bölücü çevrede de “istemezük” eylemleri başlatıldı ve ısrarlı bir şekilde devam ettirildi. Ne yazık ki, F tipi cezaevlerine karşı sözde aydınların bir kısmı da destek verince, protesto eylemlerinin ardı arkası kesilmez oldu. Bu arada, zaten kontrol edilemeyen cezaevlerinin hınca hınç dolu olması düzeni daha da zorluyordu. Cezaevleri sorunu bütün şiddetiyle devam ederken, önceleri Rahşan Ecevit’ten kaynaklanan bir istekle, af konusu gündeme gelince, iş çığrından çıkıyor. Alelacele çıkarılan af yasasının Çankaya’dan dönüşü ile cezaevlerindeki bütün mahkumların da öfke seline kapılması, işi iyice karıştırıyor. Af çıkınca Bu arada, hem F tipini hem af yasasını protesto etmek maksadıyla, PKK ve aşırı solcu örgütler tarafından organize edilen “ölüm orucu” başlatılıyor. Ancak, sözde “ölüm orucu”nun aynı zamanda örgütün bir infaz mekanizması olduğu da ortaya çıkıyor. Türkiye’ye musallat olan şer güçlerin uygulamak istedikleri senaryonun bir diğer aşaması da, hükümeti ve güvenlik kuvvetlerini yıpratma eylemleri oluyor. Milletin büyük çoğunluğunun istememesine rağmen çıkarılan af yasası Çankaya’da onay veya veto beklerken, cezaevlerindeki ve sokaklardaki paralel eylemler durulmuyor. Polis hedef alınıyor Yapılmak istenen eylemleri, kanı canı pahasına kahramanca göğüsleyen polisin yıpratılmak istenildiği bir dönemde, af yasasından bazı suçlu polislerin yararlandırılmamış olması dikkatleri çekiyor. Polisin hoşnutsuzluğu devam ederken, önceki gece hain bir pusuda şehit ve yaralı verilmesi, camiada haklı infialler uyandırıyor. Taşan son damla üzerine dün İstanbul’da polisin sergilediği gösteri aslında bir uyarı niteliği taşıyor. Ankara’da polise taşla saldırılması, örgütün bir niyetini daha açığa çıkarıyor. Zaten, bir gün önce de, sabrı taşan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sözlü bir uyarısı olmuştu. Şimdi, gerçekten de, herkesin gelişen olayların muhasebesini yapması gerekiyor. Yoksa kaosa sürüklenmemiz hiç de sürpriz sayılmamalı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109877
    % 0.19
  • 3.8589
    % -0.82
  • 4.5524
    % -0.67
  • 5.1623
    % -1.1
  • 156.204
    % -0.26
 
 
 
 
 
KAPAT