BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kim bunlar?

Kim bunlar?

Galatasaray Kulübü Başkanı Faruk Süren, Pazar gecesi Telegol programında sadece Galatasaraylılar’ın değil, spor camiası içinde olan herkes için “çok önemli” bir iddia ortaya attı!



Galatasaray Kulübü Başkanı Faruk Süren, Pazar gecesi Telegol programında sadece Galatasaraylılar’ın değil, spor camiası içinde olan herkes için “çok önemli” bir iddia ortaya attı! Öyle ki, “böyle” bir iddia ve onun hemen arkasından gündeme getirdiği “bir başka iddia” hatta sporla uzaktan yakından ilgisi olmayanlar için bile “tüyler ürpertici” sayılabilirdi! Zira, “birileri”, UEFA Şampiyonu olan Galatasaraylı futbolcuları Şampiyonlar Ligi’nin en önemli maçlarından birinin hemen öncesinde “kazan kaldırmaya teşvik ve tahrik” ile suçlanıyordu, bu iddiada! “Paralel ikinci iddiada” da, “bu defa kendisi için son günlerde ortaya atılan ve gazete manşetlerine kadar çıkan” bir iddia için “Kan davası güden bir kişinin yalanları” demesi, bu konularla çok yakından ilgilenen kişileri bile şaşkınlık içinde bırakıyordu! Kimdi; futbolculara “100 milyon dolarla iş başına geliyoruz, sizi rahatlatacağız. Paralarınızı aksamadan alacaksınız. Biz çalışıyoruz, siz de direniş yaparak bize yardımcı olun” diyenler? Kimdi; “Başkanın şahsını ve şirketlerini hedef alarak”, gerçek olmayan bazı iddiaları “kan davası sonucu” medyaya verip, kamuoyuna duyurulmasını sağlayanlar? Programda, “bunların kimler olduğuna dair” sorular soruldu, ama başkan “davadan” söz etti, “mahkemeden” söz etti, “adaletten” söz etti, “orada herşey ortaya çıkacak” diyerek, resmen topu taca attı! Muhatapları içinde “gazeteci olmadığı için” de, bu çok önemli konunun üzerine giden olmadı; program, izleyenleri “bin bir soru ile başbaşa bırakarak” sona erdi! Süren “hiç açmadığı çantasını alarak” stüdyodan ayrıldı! Şimdi, herkes ama herkes şu sorulara açık açık verilecek cevapları bekliyor: Kimdir, futbolcuları isyana tahrik ve teşvik edenler? Kimdir, Faruk Süren’e “kanlı” sözlerle “Dünyayı dar edeceğini” orada burada söyleyen? Süren, “bu iddialarla”, hem Galatasaray camiasında, hem medyada bir çok kişiyi “zan altında bırakmıştır!” Suçlamalar dehşet vericidir! Elbette ki, bir kulüpte, bir dernekte, “kendine güvenen” herkes, “yönetime gelmek için” çaba gösterebilir, harekete de geçebilir; ama bu çabalarına, “isyana tahrik ve teşvik ederek” hem de Şampiyonlar Ligi maçından önce futbolcuları dahil etmeye kalkışmak, sadece Galatasaray’a değil, spora, etik bütün değerlere ihanet etmektir! “Böyleleri varsa”, başkanın “bu isimleri, ne zaman başlayacağı ve ne zaman biteceği belli olmayan” bir dava sürecine bırakmasını da tasvip etmek mümkün değildir! Bu iddia ortaya atıldığına göre, Süren’in elinde “belgeli, tanıklı” bir isim listesinin olması gerekir! Aksi halde, “son derece zor duruma düşer!” Galatasaray camiası, spor camiası, hatta bütün bir ülke “Süren’in bu isimleri açıklamasını” bekliyor! Süren, “adalet, mahkeme, dava” mazeretlerinin arkasına saklanarak, bu dehşet verici iddiayı zamana bırakamaz! Zira, “işin içine futbolcuları” da sokmuş bulunuyor! “Direniş”, sözde kalmamış, hatta “teşebbüs halini de geçerek fiilen uygulanmıştır! Öyleyse? Galatasaray Başkanı ve arkadaşlarının “olayı mühimsemez” görünmeleri, Galatasaray Kulübü ve camiası için “kınanacak” bir yönetim zaafı olarak ortada durmaktadır! Eğer Süren ve arkadaşları “yönetim zaaflarını örtmek” ve de “muhaliflerini töhmet altında bırakmak” için, “böyle havada bıraktıkları iddialara sarılmayı” bir “düşünce ve eylem plânı” haline getirme çabasına girmişlerse, bunun hesabını vermek zorundadırlar! Ya isimleri “belge ve tanıkları ile açıklayacaklar” ve “gereğini yapacaklar”, ya da... Hiç düşünmek istemiyorum ama, “belgesiz, tanıksız bir itham iddiayı ortaya atarak” kenara çekilmeyi plânlamışlarsa, “onların yerine gelmek için 100 milyon dolara hiç ihtiyaç olmayacaktır!” Galatasaray camiası “bu çok önemli ama sisler arkasında bırakılan” iddianın altında kalamaz! Bilmem ki, anlı-şanlı Galatasaray Divanı ne yapıyor? Bu konuyu da görüşmeyecekse, acaba o Divan’ın görüşeceği şey nedir? İnşallah doğru değildir; o Divan’ın başkanının, Faruk Süren’in avukatı olduğu söyleniyor, doğru mu? Doğruysa, “Süren’i sorgulayacak bir Divan’a, Süren’in avukatı olan bir zatın başkanlık etmesi” hukuku bir tarafa bıraktım, etik olarak doğru mu? Galatasaray’da ilginç gelişmeler oluyor! Bakalım daha neler olacak?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT