BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yılan ve karınca karakterli insanlar

Yılan ve karınca karakterli insanlar

Dinimiz, dedikoduyu, ortalığı karıştırmayı şiddetle yasaklamıştır. Bu yasağın ne kadar önemli olduğu bir kez daha görüldü.



Dinimiz, dedikoduyu, ortalığı karıştırmayı şiddetle yasaklamıştır. Bu yasağın ne kadar önemli olduğu bir kez daha görüldü. Ekonomi ile ilgili yapılan son dedikodular nerede ise ülkeyi batırıyordu. Herkes yakinen gördü; ortalığı karıştırmanın ne kadar büyük bir tehlike olduğunu. Geçen hafta bir iftar yemeğinde Enver Ören Ağabey de bu konuya değindi. Bu güzel konuşmanın bir özetini sunmak istiyorum bugün: “Ortalıkta kriz var. Kasırgalar esiyor... Ortalığı karıştıranlar var. Bu insanların dedikodularına itibar etmeyin. Birgün Hazreti Peygamber bir yerden geçiyordu. Baktı ki, birisi bomboş duruyor, ona selam bile vermedi. Dönüşte baktı ki, aynı adam birşeyle uğraşıyor. Bu defa ona selamün aleyküm dedi. Sordular: Ya Resulallah, gidişte hiç selam bile vermediğiniz bu kişiye dönüşte niye selam verdiniz. Giderken baktım ki boş duruyordu. Allah boş duranı sevmez. Onun için selam vermedim. Dönerken baktım eline çubuk almış birşeyler karıştırıyor. Onun için selam verdim demiş Ne karıştırırsa karıştırsın, yeter ki ortalığı karıştırmasın insan. Bu ortalığı karıştıranlar olmasa zaten bu sıkıntılar da olmayacak esasında. Fakat ne yapalım ki insanların kalpleri böyle. Mutlaka biraz karıştıracak, bırakalım biraz karıştırsın bakalım. İnsanlar böyle zamanda belli olur; zor zamanlarda, zor ile karşılaştıklarında gerçek yüzlerini oraya koyarlar, herkes içindekini dışına vurur. Bencil bencilliğini, fedakâr fedakârlığını, hain hainliğini gösterir. Problemli zamanlar bir imtihandır. Dünyada hiçbir imtihanda, girenlerin hepsi kazanmamıştır. Bazıları kazanmış bazıları da kaybetmiştir. İnsanların bazıları yangını körükler bazıları da söndürmeye çalışır. Birgün Nemrut, İbrahim aleyhisselamı ateşe atmaya karar verir. O kadar büyük bir ateş yakar ki bu sefer kendisi ateşe yaklaşamaz. Bir mübarek zat, bakmış bir karınca ağzına su alıyor, uzaktan getiriyor ateşi söndürmek için. Fakat yaklaşamıyor, yakın bir yere bırakıyor. Evliya zat sormuş, ne yapıyorsun sen? Karınca, demiş ki: Sorma, Allah’ın Peygamberini yakacaklar. Ateşi söndürmeye çalışıyorum. O zat sormuş: Senin bu küçük cüssenle taşıdığın bir damla su ile bu koca ateş söner mi? Vallahi Cenâb-ı Allah herkese gücüne göre hesap sorar. Benim gücüm bu kadar. Öbür taraftan bir yılan da devamlı ateş yakıyor. Demiş, ne yapıyorsun. Yılan demiş ki, “Bugün bayram! Bir peygamber yanacak.” Ateş sönsün diyeceğine, daha çok yaksın diye üflüyor. Demek ki yüce Allah hayvanları nasıl iki grupta yaratmışsa, insanları da iki grupta yaratmış. Birisi ateş üfleyenler, diğeri ateşi söndürenler. Cenabı Hak bizi ateşi söndürenlerden eylesin! Yaptığımızı Allah rızası için yapalım. Ahmet’e çalışıp Mehmet’ten para beklenmez. Kim gösteriş için aferin desinler diye yapmışsa, Cenabı Allah, “Sana aferin dediler; benden ne istiyorsun?” diyecektir. Abdülkadir Geylani Hazretlerine demişler ki ; Siz ne mübarek bir zatsınız? Nereden biliyorsunuz demiş. Demişler ki: Herkes sizi medhediyor, sizden söz ediyor. Demiş ki: Bu insanlar böyledir bugün severler yarın söverler. En iyisi bırak da biz insanlar için değil, Allah için Müslüman olalım. Allah’a tevekkül edelim. Tevekkülü azalanın imanı zayıflamış demektir. Tevekkül kalmayınca iman da kalmaz. Tevekkül, her türlü sebebe yapışarak gayret göstermek, sonucu Allahü teâlâdan beklemek ve sonucun mutlaka hayırlı olacağına inanmaktır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT