BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çileli günler...

Çileli günler...

Her on yılda bir tekrarlanan senaryolar yine gündemde. Bazılarının hoşuna gitmese dahi, ‘parmak’ ve ‘düğme’ meselesine ciddiyetle yaklaşmak gerekir.



Her on yılda bir tekrarlanan senaryolar yine gündemde. Bazılarının hoşuna gitmese dahi, ‘parmak’ ve ‘düğme’ meselesine ciddiyetle yaklaşmak gerekir. Türkiye’nin konuşlandığı coğrafya, üzerinde yaşanması çok zor olan bir coğrafyadır. Bunu biz değil, ‘tarih’ söylemektedir. Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu tarihin her döneminde sıkıntı çekmiş, bu bölgelerde mücadele hiç, ama hiç bitmemiştir. Geçici ve kısa devreli ‘sulh’ zamanları, kayda değmeyecek bir rahatlama zamanlarıdır. İşte bu üç kaynayan Kazan’ın ağırlık merkezindeki Anadolu her dönemde diken üzerinde yaşamıştır. Bu siyasi sıkıntılara ilave olarak yaşanacak olan ekonomik zorluklar sebebiyle ‘istikrar’ın yakalanması hiç mümkün olamamıştır. Doğrusunu söylemek gerekirse bizler de huzur ve istikrar konularında pek istekli olamıyoruz. Alışkanlık haline gelen kargaşa ve müdahale ortamlarını özlüyor gibi davranmaktayız. Siyaset, sanat, ticaret, medya mafya gibi istikrar unsuru olması gereken konu ve faaliyetler, tam ters bir durumla taciz ve tahrip görevi ifa etmektedir. Biz artık yön duygusunu kaybetmiş canlılar ve/veya aletleri arıza yapmış araçlar gibiyiz. Serüvenimizin nerede son bulacağını hiç kimse tahmin edemiyor. Buralara nasıl gelindiği, niye gelindiği irdelenmedikçe ‘rota’ tutturmak zor olacaktır. Borcun borçla, ayıbın ayıpla ve necasetin kanla temizlenmeye çalışıldığı bir ortamdan hayırlı ve yararlı sonuçlar alınamaz. Şimdi ‘lâf’ ve ‘problem’ üretmenin zamanı değildir. ‘İş’ ve ‘fikir’ üretme dönemidir. Ülke ve milletin yararına olacak her türlü çalışmaya ‘evet!’ diyoruz. Bunun aksine sebep olabilecek fikir ve eylemlere de ‘hayır!’ demeliyiz. Çok kritik bir dönemden geçildiğinin şuuruna varılarak ‘itidal’ yani orta yolda olmak, aşırılıklardan uzak durmak bir ölçüde de sabırlı olmak gerekir. Bu tavsiyelerimiz sadece sokaktaki vatandaşa değil, hepimizedir. Devlet kademelerinde ‘post’ kapmış yöneticilerin de bu tavsiyelere uymaları suyu bulandırmamaları, bağcıyı dövmek yerine üzüme ve hasata ağırlık vermeleri gerekir. Türkiye’yi ileriye taşıması gereken tecrübeli kadroların geçmişten ders almayıp, benzer hataları tekrarlamaları hiç de iyiye alamet sayılamaz. Çok keskin virajların alındığı alışılmamış bir dönem başlamıştır. Bu bakımdan ‘düğme’ ve ‘parmak’ iması küçümsenmemeli üzerine düşülmelidir. Son zamanlara kadar mütedeyyin sakin ve düzenli vatandaşlarımız tahrik edilmeye çalışıldı. Çok şükür inançlı kesimler bu tahriklerden uzak durarak ülkenin gerçek sahipleri olduklarını gösterdiler. İstenmeyen, tasvip edilmeyen ve yasal olmayan olaylardan uzak kalmasını beceren geniş sağduyulu kitleleri tebrik etmek ve haklarını teslim etmek gerekir. Daha önce de belirttiğimiz gibi şu veya bu tarzda suçları mahkeme kararları ile sabit görülmüş ve ceza almış bunca insan ‘af’f#dilirken; bazı yöneticilerin vehim ve bağnazlıkları sebebiyle ‘mağdur’ edilen insanların hakları geri verilmeli, iade-i itibar sağlanmalıdır. ‘Çile’ bizim bir parçamız olmuş. Ne yapalım katlanıp, sabredeceğiz! Bari bir ‘umut’ görebilsek...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107921
    % 1.38
  • 3.8353
    % -0.54
  • 4.5054
    % -0.9
  • 5.1351
    % -0.04
  • 153.999
    % -0.04
 
 
 
 
 
KAPAT