BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Türk komünistler” değil Türkiyeli komünistler

“Türk komünistler” değil Türkiyeli komünistler

Komünist sistem -Küba dışında- bütün dünyada çöktü. Kendi iptidailiği, bayağılığı yüzünden çöktü. Modern ekonomiye aykırı olduğu için çöktü.



Komünist sistem -Küba dışında- bütün dünyada çöktü. Kendi iptidailiği, bayağılığı yüzünden çöktü. Modern ekonomiye aykırı olduğu için çöktü. Ben komünizmin kabalığını, katılığını, vahşetini...önce Moskova’da gördüm... Rusya’da ve Türk cumhuriyetlerinde gördüğüm iptidailikleri yazsam, belki de inanmayacaksınız. Moskova, milyonlarca insanı katletmesine rağmen komünist sistemi yaşatamadı. Lenin’siz meydan, Lenin’siz cadde, sokak, dağbaşı yoktu. Her adım başında ya bir Lenin heykeli veya bir Lenin tabelası karşımıza çıkıyordu. Kırgızistan’ın Oş şehrinde, kaldığım otelin 3. kat salonunda, bir Lenin heykeli vardı. Azerbaycan’da Bakü’de, girdiğim bir sınıfta karatahta önünde kocaman bir Lenin heykeli öğrencileri gözaltına almıştı. Peki sonra ne oldu? Rejim çöker çökmez, halk, Lenin heykellerini kaidelerinden çekip yere vurdu. Sonra o heybetli heykellerin boynuna bir ip bağlayarak (bir it ölüsü sürükler gibi) şehrin mezbeleliklerine götürüp attı. Bazen de, balyozlarla, Lenin heykellerini belki bin parçaya böldü. Yüreğinin bütün hıncıyla vurdu, kırdı, çiğnedi... Şimdi Marks, Engels, Lenin, Stalin, Jivkof, Che Guvera, Mao, Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Sabahattin Ali, Behice Boran yattıkları yerden başlarını kaldırsalar, sonra hep birlikte dünya milletleri önüne çıkarak deseler ki: “Ey insanlar! Ey yoldaşlar! Biz çok yanlış düşünmüşüz! Yanlış yapmışız! Komünizm bir çıkmaz sokaktır. Gaflete düşmeyin! Kendinize ve milletinize yazık etmeyin! Biz de artık komünist değiliz!” Böyle bir ikaz, dünyanın şurasında-burasında kalmış mostralık komünistlere faydalı olabilir. Onları doğru yola getirebilir; yalnız Türkiyeli komünistler üzerinde kat’iyyen tesirli olamaz. Bizim komünistlerimiz, her hâl-ü kârda, başlarına yine kızıl yıldızlı kırmızı bantları bağlayarak, üzerlerine orak-çekiçli gömlekler giyerek, kalaşnikoflarını daha büyük bir hırsla kavrayarak ayağa kalkarlar. Türkiye var olduğu müddetçe, Türkiyeli komünistler de göğü yumruklamaya devam edeceklerdir. Şair Arif Nihat Asya derdi ki: “Araştırınca göreceksin ki her milletin komünisti önce kendi milletine, vatanına, bayrağına bağlıdır. Rusya komünistleri önce Rus milliyetçisidirler. Bulgar, Yunan, Romanya komünistleri de öyle! Yalnız bizim komünistlerimiz kesinlikle ordumuza, milletimize, devletimize, vatan bütünlüğümüze amansız bir hastalıkla düşmandırlar. Çünkü bizim komünistlerimiz Türk değildirler; Türkiyelidirler. Türk’e düşmalıkları soy-sop farklılığındandır!” Arif Nihat, sonra arka arkaya en az kırk komünist ağababası sayar, onların farklı milliyetlerden geldiklerini açıklardı. Arif Nihat merhuma, Türk asıllı komünistlerin de olabileceğini kabul ettirmek mümkün değildi. Şu son olaylar, bana yine değerli şairimizi hatırlattı. Ölüm orucuna yatan komünistlerimize dışarıdan destek verenler, servetleri birkaç yüz milyar liradan eksik olmayan çok zengin komünistlerimizdir. Düşünüyorum: Türkiye komünist olsa, bu milyarder “yoldaşlara” başka ne gibi imkânlar verebilir? Devletimiz, Türkiyeli komünistler üzerinde, bir de böyle bir inceleme yapsa ve tesbitlerini açık açık ortaya koysa biliyorum ki küçük kıyamet kopar. Ben Arif Nihat gibi düşünmüyorum. Bizim komünistlerimizin, soy-sop mes’elesinden lüzumsuz komplekslere kapıldıkları, milletimize düşman kesildikleri doğrudur. Bir Türk, kendi soyunun en zalim düşmanlarından olan Stalin’in-Lenin’in resimleri altında, Taksim Meydanı’na doğru nasıl yürüyebilir? Bir Türk, bizim caddelerimizde “Yaşasın ana Rusya!” diye nasıl bağırabilir? Aslen Türk olmayan ve anlaşılmaz bir duyguyla Türk’e düşmanlıklarla dolup taşan Türkiyeli komünistlerin kandırdıkları boş beyinli Türkler de var. Türkiye’nin komünist bir sistemle kalkınacağına inanan gafillerimiz de yok mu acaba? Onlara anlatmalıyız ki Türkiyeli komünistlerin maksatları iktisadi sistemimizi değiştirmek değildir. Onlar, Türk’e düşman oldukları için ormanlarımızı yakıyorlar. Ormansız bir toprağın bereketi olur mu? Ormansız bir halk huzurla yaşayabilir mi? Üniversitelerimizde, deli danalar gibi ortalığa düşen, kütüphanelerimizi bile yakıp yıkan, camlarımızı, kapılarımızı, sıralarımızı kırıp döken komünistlerimiz, istedikleri rejime böyle mi ulaşacaklar? Meydanlarımızda çiçek setlerini çiğneyenler, gül fidanları üzerinde tepinenler, halk otobüslerini ateşleyenler, trafoları kundaklayanlar, okullarımızı, iş makinalarımızı yakanlar, askerimizi, polisimizi kurşunlayanlar...bütün bunları komünist oldukları için mi yapıyorlar yoksa Türk düşmanlığıyla dolup taştıkları için mi böyle davranıyorlar? Bizim Türk komünistlerimize, Türkiyeli komünistleri anlatabilsek, yangınlarımızı biraz daha küçültmüş oluruz inancındayım.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT