BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mankurt efsanesi

Mankurt efsanesi

Dünyaca ünlü Kırgız romancı Cengiz Aytmatov'un "Gün Uzar Yüzyıl Olur" romanından uyarlanan "Mankurt" oyununda insanın kişilik değişmesi anlatılıyor. Oyun, Şehir Tiyatroları'nda izleyiciyle buluşuyor.



İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın oyunlarında insanın serencâmını dile getiren eserler seyirciden büyük ilgi görüyor. Bunlar arasında özellikle dünya çapında tanınan ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un "Gün Uzar Yüzyıl Olur" isimli romanından yola çıkılarak hazırlanan tiyatro oyunu "Mankurt"ta komünizm rejiminin insanı nasıl köleleştirdiği anlatılıyor. Aytmatov'un romanında geçen Mankurt, Kırgız Türkleri arasında yaygın olan bir destan. Kişiliğini yitiren, benliğini kaybeden, özünden dışarı çıkan ve soysuzlaşan insanlara verilen bir isim mankurt. Mustafa Arslan'ın oyunlaştırdığı ve yönettiği eser, lirik anlatımı ve yalın akışıyla seyirciyi sarıp sarmalıyor. Haklı bir direnme Oyunun yönetmeni Mustafa Arslan, "Mankurt"la ilgili sorularımıza cevap verdi: * Bu çalışma nasıl ortaya çıktı? ARSLAN: Bu çalışma, ilk olarak Kenan Işık'ın kafasında olan bir düşünceydi. Bana "Mankurt olayını araştır" dedi. "Gün Uzar Yüzyıl Olur" kitabında olduğunu duyunca romanı okudum. Romanda adeta nehir gibi akan olaylar bir günde olup bitiyor. Olay, demiryolu işçisi Kazangap'ın ölümüyle ve candan dostu Yedigey'in onun vasiyeti olan Naymana Mezarlığı'na gömülme isteğiyle açılmaya başlıyor. Yedigey, sistemin içinde ama sistemin insanlar üzerine yapıştırmak istediği emirlere körü körüne itaat eden biri olmak istemiyor. Bunun için devlet çıkarı adına, geçmişteki soylu kültürün çiğnenmesi pahasına Naymana Mezarlığı'nın uzay üssü olarak çevrilip yok edilmesine sessiz kalmaz. Direnmeye karar verir. Direnirken de kendini ve toplumu sorgular. Yüksek çıkarlar adına bireyin robotlaşmasına ekolojik dengenin bozulmasına seyirci kalmayarak kafa tutar. Bu savaşta kendisine karşı çıkanları, korkanları, "Mankurt"lukla suçlar. * Mankurtluk nedir? ARSLAN: Mankurtluk, Türkçe deyimle 'mankafa' demektir. 11. yüzyılda Kazakistan'da geçen efsane şöyle: İstilacılar tarafından işgâl edilen bölgenin yiğit savaşçıları esir alınır. Kafaları kazıtılıp başlarına deve derisi geçirilerek, kızgın güneş altında aç susuz bırakılıp bir hafta 10 gün kadar tutulur. Bu işkence sonunda sağ kalırlarsa saçlar çıkamadığı beyni dumura uğradığı için kimliğini, kişiliğini, öz geçmişini unutan bir yaratık olur. O artık bütün emirleri yerine getiren savaş aracıdır. Efsaneye göre Nayman Ana, esir edilen oğlu Colaman'ın peşine düşer. Onu bir dağ eteğinde çobanlık yaparken bulduğunda "Mankurt" olduğunu görür. Oğlu Naymana'yı tanımaz, düşman zannederek okla vurup öldürür. İşte o günden beri Nayman Ana'nın öldüğü yer, Sarı Özek bölgesinde kutsal yer ilân edilir. Kırgızlar, saygın kişileri hep oraya defneder. Adeta özel bir mezarlık. Vefat eden Kazangap da 40 yıl boyunca Boranlı İstasyonu'nda çalışmış 8-10 kişilik bir haneyle yol işçileriyle namuslu, dürüst, emekten yana bir tavır sergilemiştir. Bu sebeple böyle bir adamın tabii ki Naymana Mezarlığı'na gömülmesi gerekir. Ama Kazangap'ın binbir güçlükle şehre gönderip yatılı okullarda okuttuğu oğlu Sabit Can, geçmiş değerlere, kültüre, saygısı olmayan bir eğitim anlayışı ile böyle bir vasiyeti ciddiye almaz. Çünkü düzen onu mankurtlaştırmıştır. Sadece çıkarı için yaşamak zorunda bırakılmıştır. Oyunda temel mesaj şu: Geçmiş değerler unutularak gelecek kurulamaz. Sadece geçmiş değerlerle de avunmak yeterli değildir. Kısıtlanan özgürlük Cengiz Aytmatov, eseriyle ilgili olarak 20. yüzyılın sonunun en yürekler acısı çelişkisinin özgürlüğü kullanaması olduğunu belirterek kitabında buna yer verdiğini anlatıyor. Aytmatov, "Gün Uzar Yüzyıl Olur, romanımda efsanelere, söylencelere, masallara dayanıyorum. Çünkü bunlar bizden önceki nesillerin, bizlere miras bıraktıkları deneylerdir. Yazarlık çalışmalarımda ilk kez söylencelerle birlikte hayal ürünü konuları kullanıyorum. Söylenceler olsun, hayal ürünü konular olsun, yazarlığımın amacı, yalnızca bir düşünme yöntemi değil aynı zamanda gerçekleri anlatma ve yorumlama yollarından biridir" demektedir. Oyunun künyesi "Mankurt"u, Mehmet Özgül Türkçe'ye aktarmış. Dekor ve kostüm Feyza Zeybek'e, ışık tasarımı Murat İpek'e, efekt tasarımı ise Ersin Aşar'a ait. Oyunda rol alan sanatçılar arasında Mehmet Keskinoğlu, Tanju Tuncel, Eray Köseoğlu, İskender Bağcılar, Hakan Güner, Hakan Arlı, Ertuğrul Postoğlu, Münir Kutluğ, Sevgi Sakarya ve Burteçin Zoga, Selçuk Soğukçay da bulunuyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108952
    % 0.96
  • 3.8294
    % -0.15
  • 4.5159
    % 0.23
  • 5.1256
    % -0.22
  • 154.035
    % -0.02
 
 
 
 
 
KAPAT