BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bol vetolu diyet yazı

Bol vetolu diyet yazı

Pazar günleri, gazetecilerin adetidir, “soft” veya “light” konu yazarlar. Meselâ, İtalya’da iken gittiğiniz bir özel gece kulübündeki kızların saçlarını yazabilirsiniz!..



Pazar günleri, gazetecilerin adetidir, “soft” veya “light” konu yazarlar. Meselâ, İtalya’da iken gittiğiniz bir özel gece kulübündeki kızların saçlarını yazabilirsiniz!.. Veya hiç kimsenin dinlemeyeceği ve 68’li yıllarda bile kaynamış şarkıyı hatırlatabilirsiniz!.. Bunlar okuyucuyu fevkalade ilgilendirir?!.. Gözleri, gönülleri açılır. Eskiden yazarlar, seyahatname üretirlerdi. Tadında, hoş, keyifli serüvenlerdi onlar. Bizde yeni kuşakta örneklerini Semra Hanım vermekte. Ama, ekonomik kriz olunca, geziler için internete müracaat! Maç mı yazsak acaba? Onu da anlamam. Yemek yazsam, Ramazan! İyi hoş da, zaten, gündem bırakmıyor ki!.. Bizde önemli olaylar, hafta boyu şoklarını yaşatıyor. Hafta sonumuzu da meşgul edecek tarzda bir bomba daha patlatıyor, Cuma’dan. Hani, bütün hafta sağlam arabanız, Cumartesi sabahı bozuluyor ya... Veya elektrikler cuma akşamı kesilir ya!.. Onun gibi bir şey. İki gelişme önemli. Öncelikle: Cumhurbaşkanı’nın vetosu. Halkı bu kadar bölen, akıl karıştıran bir başka mesele olamazdı. Herkes konumunu, duruşunu şaşırdı. Dalgalandık, hepimiz. Ne öyle, ne böyle diyebildik. Ama, sanıyorum, kamuoyu Sezer keşke şunu vetolasa temennisindeydi. Ve gerçekleşti. Ancak, bu kararın hapishanelerdeki gergin durumu arttıracağı da kuşkusuz. Adalet Bakanlığı zaten darda iken, bu sonuç Türk’ün başını ağrıtacak. Bu arada yine “beklenen” ikinci gelişme NATO’da koptu. Biliyorsunuz, kaç zamandır AB, kendi Savunma ve Güvenlik Kimliği’ni geliştirmek istiyor. Bunun için de NATO’ya yaslanmak istiyor. Aslında bu dolaylı yolla da olsa, NATO ile işbirliğine sıcak bakmayan AB üyesi ülkeler var. Bazı İskandinav ülkeleri ve özellikle İrlanda. Onlar açısından Türkiye’nin vetosu nimet oldu. Türkiye, hafta sonuna “vetolu” giriyor. Hükümet bir veto yedi, bir veto etti. Biz AB üyesi olmadan AB’nin NATO imkanlarını güvenilir erişim paketini kullanmasına karşıyız. Haklıyız da. Ancak, bu yeni değil. Daha Çiller zamanında aynı tutumu benimsemiştik. Çünkü, kozlarımızı “oynamak” istiyoruz. NATO üyeliğimizi kullanarak, AB’deki pazarlık gücümüzü arttırmak istiyoruz. Öte yandan, vetolu hafta sonuna, restleşmeli bir iktisadî eklemleme de oldu. TÜSİAD, haklı olarak, hükümete “Bu ne gidiş?” dedi. Hükümet de, haklı olarak, “Önce kendinize bakın” dedi. Olan bizim hafta sonuna oldu. Biz de Ankara’da AB ile Türkiye arasındaki gazeteciler toplantısına katıldık. Güvenlik konuştuk. İzlenimlerim çarşambaya.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT