BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yılmayanlar: Mehmet Çelenk ve Dilek Sabancı

Yılmayanlar: Mehmet Çelenk ve Dilek Sabancı

Sabancılar içinde bulunduğumuz hafta, ailece Washington’daydılar. Kennedy Vakfı’nın işitme, görme ve bedensel engelliler için düzenledikleri etkinliklere katıldılar.



Sabancılar içinde bulunduğumuz hafta, ailece Washington’daydılar. Kennedy Vakfı’nın işitme, görme ve bedensel engelliler için düzenledikleri etkinliklere katıldılar. Bu maksatla Clintonlar’ın ev sahipliğinde Beyaz Saray’da düzenlenen geceye de iştirak ettiler. Ayrıca Kennedy Vakfı’nın muhtelif toplantılarına katıldılar. ABD’de ve dünyadaki engellilere yardım ve katkıda bulunmak üzere kurulmuş Kennendy Vakfı’nın, 172 ülkeden ünlü insanlardan seçilmiş geniş bir istişare kurulu var. Sakıp Sabancı hem bu istişare kurulunda hem de 10 kişilik liderler icra kurulunda yeralıyor. Daha da önemlisi Kennedy Vakfı kendilerine, Sabancılar’ın Türkiye’de engelliler için yaptıkları okul ve tesisler ile sosyal çalışmaları kendilerine model almışlar. Ne kadar övünülecek ve iftihar edilecek bir durum. İnsana, ‘Sabancı yaparsa, en iyisini yapar!’ dedirtiyor. Ayrıca Sakıp ağa, eşi Türkan hanım ve kızları Dilek Sabancı’nın, bunca işlerinin arasında vakit ayırıp engelli ve özürlülere katkıda bulunmayı ‘kendilerine iş edinmeleri’, ne güzel bir meziyet. Böylesine hayırlarla uğraşmaları ne kadar gıpta edilecek bir iş.. Sakıp Sabancı zaten ‘vermesini, harcamasını’ bilen bir işadamı. Eşinin ve çocuklarının da bu hayır işlerine soyunmaları ve buna gönül vermeleri, ailece asaletlerinin en açık göstergesi. Yüce Allah böylelerinin sayısını artırsın.. Yıldıztabyalı Kadir İstanbul Taşlıtarla’da, Gazetemizin ilk mahalli bürosunu açtığımız 1982 yılıydı. Bir gün Gaziosmanpaşa-Beyazıt arasında çalışan minibüse binmiştim. Şoför koltuğunun hemen arkasında cam kenarında oturan 18 yaşlarındaki gencin yanına iliştim. Merhabalaştık ve dereden tepeye konuşmaya başladık. Sevimli ve konuşkan bir gençti Kadir.. Kendisini çok sevdim. İlk fırsatta büromuza çay içmeye davet ettim. ‘Abi ben gelemem ki’ dedi, Kadir.. Niye, diye sordum. - Benim belden aşağım felçli. Tekerlekli sandalyem de yok. Sen bize buyur. Sohbet ederiz, diye cevap verdi. Beynimden vurulmuşa döndüm. Meğer yanıbaşımda oturan bu yakışıklı ve sevimli genç felçliymiş. Evde tek başına kalmaktan çok canı sıkıldığı için, merhametli bazı komşu minibüsçüler bazan kendisini alır, arka koltuğa oturtur, birkaç saat birlikte sefere çıkarırlarmış. Kadir de bu vesile ile dışarılarını görmüş olur, biraz ferahlar; terkedilmişliğini unutmaya çalışırmış. Benim bir engelli gençle ilk tanışmamdı bu. Sokaklarda görmediğimiz ve çevremizde de bulunmadığı için ‘yok’ farzettiğimiz bir durumdu bu. Kendimden ne kadar utandığımı tahmin edemezsiniz.. Sonra Kadir ile çok iyi dost olduk. Evine de ziyarete gittim. Ayrıca her gün kendisine gazete gönderdim. Bölge ilavelerinde ‘ona ve onun durumunda olanlara, bu yok sayma toplumsal hastalığımıza’ dikkat çektim. İnsanları, bizim bir parçamız olan bu durumdakilere daha fazla duyarlı olmaya ve katkıda bulunmaya yönelik kampanyalara giriştim. Bir başka yılmayan Mehmet Çelenk Birkaç sene sonra Gazetemiz santralinde, gözleri görmeyen bir başka genç, Mehmet Çelenk çalışmaya başladı. Ağzından bal akan, daima gülümseyen, son derece nazik bir gençti. Gözleri görmüyordu ama, gönül gözü açıktı. Azmetmiş Hukuk Fakültesi’ni bitirmiş, aynen bizler gibi, normal vaziyette, bir işte çalışıyordu. Yani kaderine ve topluma küsmemiş, üretken olmayı-normal gibi görünmeyi kendine hedef edinmişti. Ve de bu hedefi doğrultusunda yürüyordu. Şimdi TGRT-FM’de çok güzel programlar yapan ve engelliler konusuna toplumun ilgisini çekmeye çabalayan sevgili -yılmayan- Mehmet Çelenk kardeşim, kendime rehber edindiğim ve örnek aldığım kişilerin başında geliyor. Hayırlı ve topluma ‘ışık’, engellilere de ‘umut’ olan olağanüstü çalışmalarının ve başarılarının devamını diliyorum. Ve Dilek Sabancı Sakıp ağanın kızı Dilek ile Washington’da önceki gün tanıştım. Kendini engellilere ve Türkiye’de Engelliler Olimpiyatı düzenlemeye adamış pırıl pırıl bir genç. Ne de olsa babasının kızı. Sakıp bey, ‘Sabancılar olarak bugüne kadar engelliler için yaptığımız çalışmaları, kızım çok daha ileriye götürecek. Çünkü hem kendini bu işe adamış durumda hem de bu konuda heyecanı ve şevki hiç azalmıyor’ diyor. Dilek de babasını tasdik ediyor. ‘Medeniyetin ölçüsü, engellilere sahip çıkmak ve katkıda bulunmakla eşdeğerdir’ şeklinde konuşuyor. ‘Bu konuya hem işadamlarının hem de toplumun her kesiminin ilgisini çekmek ve insanlarımıza, engellilere karşı daha duyarlı olma mesajı vermek için canla başla çalışıyorum.’ diyor. Ben Dilek’ten, Türkiye’ye döner dönmez sevgili Mehmet Çelenk’in TGRT-FM’deki programına çıkma sözünü aldım. Amerika’daki temaslarını, özel olimpiyat çalışmalarını ve engelliler için daha neler yapılabiliri Mehmet Çelenk’in ‘Yılmayanlar’ programında anlatacak.. Türkiyemizde en az 2 milyonun üzerinde engelli vatandaş olduğunu unutmayalım ve Dilekler’in, Mehmet Çelenkler’in şevkle yürüttükleri yılmayanlar çalışmalarına destek olalım.. Zira daha yapılacak çok iş var. ............ Tel: 1.202.737.7508 Faks: 1.202.737.7509
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110329
    % 0.91
  • 3.8553
    % -0.22
  • 4.5445
    % -0.12
  • 5.1446
    % 0.02
  • 155.844
    % -0.03
 
 
 
 
 
KAPAT