BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mide ülserinin en iyi ilacı bal

Mide ülserinin en iyi ilacı bal

Bu dönemde kusma hatta kan görülebilir. Ülser özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında çok rahatsız edici bir hal alabilir. Yemeklerden yaklaşık 3 saat sonra ortaya çıkan ağrılar haftalarca hatta aylar boyunca sürebilir. Bal ile hazırlanmış çeşitli formüller mide ülserinin tedavisinde son derece faydalıdır.



Ülser sindirim sisteminin herhangi bir yerinde dokuların zarar görmesiyle ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Yemek borusu, mide ve ince bağırsaklarda görülebilen bu durum, ortalama her 10 kişiden birinde görülmektedir. Ülserin ortaya çıkışında “Helicobacter pylori” adı verilen bir mikrop son derece etkilidir. Ayrıca romatizma tedavisinde kullanılan bazı ilaçlarla aşırı stres, baharatlı yiyeceklerle beslenmek de ülsere sebep olabilir. Hastalığın en tipik belirtisi mide ağrısıdır. Başlangıçta mide ekşimesi ve ağırlık hissi vardır. Hastanın ağzına, sık sık ekşi su gelir. Karnın üst kısmına bastırılınca acıma hissedilir. Hastalığın ilerlediği evrelerde ağrılar da şiddetlenir. Bu dönemde kusma hatta kan görülebilir. Ülser özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında çok rahatsız edici bir hal alabilir. Yemeklerden yaklaşık 3 saat sonra ortaya çıkan ağrılar haftalarca hatta aylar boyunca sürebilir. Hastalığın teşhisi mide filmleri ve endoskopi ile konulabilir. Hastalığın tedavisinde dengeli beslenme çok önemlidir. Günde üç defa düzenli olarak yemek yenilmesi önerilir. Alkol, sigara ve kafein içeren maddelerden uzak durulmalıdır. Romatizma ilaçlarıyla, parasetomol grubu ilaçların kullanımında da dikkatli olunmalıdır. Ayrıca, bal ile hazırlanmış çeşitli formüller mide ülserinin tedavisinde son derece faydalıdır: * 1 su bardağı sıcak suya; 1 kahve kaşığının üçte biri kadar toz zencefil konur. 20 dakika bekletildikten sonra süzülür. Suyuna 2 kahve kaşığı bal konduktan sonra karıştırılıp, yemek arasında içilir. * 6 tane lahana yaprağı; soğuk suyla yıkanır ve ince ince kıyılır. Sonra temiz bir tülbentin içine konup, sıkılır. Daha sonra 1 tane çiğ patates, soğuk suyla yıkandıktan sonra ezilir. Çıkan su toplanır. Daha sonra, yarım kahve fincanı patates suyu ile 1 tatlı kaşığı lahana suyu karıştırılır. Üzerine, 1 tatlı kaşığı süzme bal ve 2 çorba kaşığı sıcak su konur. İyice karıştırıldıktan sonra içilir. Aynı işlem, yemeklerden ve yatmadan önce tekrarlanır. * 4 bardak suya; 1 çorba kaşığı keten tohumu konur. Kaynatıldıktan sonra süzülür. Suyuna, 2 çorba kaşığı süzme bal konup, iyice karıştırıldıktan sonra temiz bir şişeye doldurulur. 15 gün süreyle, her yemekten önce birer çorba kaşığı içilir. Ülser için faydalı olabilecek diğer formüllerde şunlardır: * 5 tane çiğ patates; soğuk su ile yıkandıktan sonra, kabukları soyulmadan ezilerek püre yapılır. Üzerine 4 çorba kaşığı saf zeytinyağı konup, yemeklerden önce 2 çorba kaşığı yenir. * 2 avuç dolusu lahana yaprağı, önce soğuk su ile yıkanır. Sonra ezilerek suyu çıkarılıp, 1 kahve fincanı içilir. Aynı işlem, 6 saat ara ile 3 hafta boyunca uygulanır. * 1 çay bardağı zeytinyağına; 100 gram sakız ve 1 gram sarı balmumu konur. Eritildikten sonra temiz bir kavanoza doldurulur. Her yemekten önce, birer tatlı kaşığı içilir. * 4 bardak suya; 10 gram oğulotu konur. Kaynatıldıkatn sonra süzülür. Sonra 6 bardak suya; 300 gram çekirdeksiz kuru üzüm ve 10 gram dövülmüş günlük konur. Üzerine, az önce hazırlanmış oğulotu suyundan 1 çorba kaşığı ilâve edilir, 15 dakika kaynatılıp, süzülür. Yemeklerden önce, birer çay bardağı içilir. Ülserden korunma önerileri * Dengeli ve düzenli beslenin. * Günde üç öğün yemek yiyin * Romatizma ilaçlarını kullanmayın * Alkol almayın * Sigaradan uzak durun. * Kafein içeren içecekler içmeyin. Arıyı kesmek için... Ülser ağrısını dindirmek için şu reçetelerden istifade edebilirsiniz: * 1 su bardağı sıcak suya, yarım kahve kaşığı kuru nane konur. 5 dakika bekletildikten sonra süzülüp, içilir. * 1 su bardağı sıcak suya; 3 tane papatya ufalanır. 10 dakika bekletildikten sonra süzülüp, içilir. * 1 çay bardağı suya; bir kahve kaşığının üçte biri kadar kekik konur. 5 dakika bekletildikten sonra süzülür. Suyuna; 1 tatlı kaşığı süzme bal karıştırılıp, yemekten 3 saat sonra içilir. * 1 çay bardağı sıcak su; 2 çorba kaşığı limonsuyu ve 1 tatlı kaşığı süzme bal karıştırılır. Yemekten 3 saat sonra içilir. Hastalıklar ve çareleri Göz tansiyonu sinsi hastalık Göz tansiyonu rahatsızlığı, son zamanlarda çok sayıda insanın şikayet ettiği hastalıklar arasında yer alıyor. Erken tedavi edilmediği takdirde, göz tansiyonu, geri dönüşü olmayan ve körlüğe kadar varan olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Uzmanlar, Türkiye’de 40 yaşın üzerindeki her 50 kişiden birinde göz tansiyonunun yüksek olduğunu, yaş ilerledikçe de bu oranın arttığını söylüyorlar. Evet, göz tansiyonu sinsi bir hastalıktır ve hiçbir belirti vermeden ilerler. Erken tedavi edilmediği takdirde ise kalıcı problemlere yol açar. Geç teşhis tedaviyi de güçleştirir. Göz tansiyonu, hastanın görme sinirlerinin beslenmesini bozar ve körlüğe kadar varan olumsuz sonuçlara sebep olur. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabette, göz tansiyonu daha büyük risk taşımaktadır. Hastalar, göz tansiyonlarını sık sık kontrol ettirmelidir. Diyabet, tüm vücut damarları ve kan dolaşımını etkileyen, dokunun beslenmesini bozan bir hastalıktır. Göz de bu hastalıktan yüksek tansiyonla nasibini alır. Göz uzmanlarının diğer branşlara göre avantajı, gelişen teknoloji sayesinde gözdeki damarları özel bir cihazla görebilmeleri. Bu cihaz sayesinde göz damarlarındaki her hangi bir sorun birkaç dakikada görülebiliyor. Diyabet, gözlük derecesinde ani değişikliklere ve göz tansiyonuna yol açtığı gibi, retina tabakasında beslenme bozukluğu yaparak kanamalara da sebep olabilmektedir. Diyabet hastalığından kaynaklanan körlüğe kornea nakli de yapılamadığını ifade eden uzmanlar, “Dünyada tıp alanındaki gelişmelere rağmen bunun tedavisi halen bulunamadı. Bu nedenle diyabet hastaları, şikayetleri olsun olmasın belirli aralıklarla göz muayenesinden geçmelidir” diyor. Göz tansiyonunun yüksek olduğu hallerde; aşağıdaki reçetelerden herhangi biri uygulanabilir: * 2 çorba kaşığı bakla unu üzerine; yavaş yavaş soğuk su dökülerek, hamur yapılır. Sonra, gözlerin üzerine ceviz büyüklüğünde birer parça konup, bağlanır. Bir saat istirahat edilir. * 1 su bardağı su içine; 1 kahve kaşığı sarısabır konup, eritilir. Göz banyosu yapılır. * 1 çorba kaşığı kuru papatya çiçeği iyice dövülerek toz hâline getirilir. Sonra, enfiye gibi buruna çekilir. * 4 bardak suya; 1 avuç bakla konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Alın bu suyla iyice ovulur. Mutfaktaki güzellik Mutfağınızda, her an elinizin altında bulabileceğiniz malzemelerle cilt ve saç bakımınızı yapabilirsiniz. Size vereceğimiz bazı ipuçlarıyla, mutfağınızı bir güzellik merkezi haline getirebilirsiniz. Problemli ciltlere nar suyu ve sirke Mektubuna “24 yaşındayım ve bu yaşıma kadar ne yaptıysam, cildim sağlıklı bir görünüme kavuşmadı. Sivilceden, kaşıntıdan, kızarıklıktan kurtulamadım. Ergenlik çağımı aşalı epeyce olduğunu düşünerek, problemli bir cildim olduğuna inandım artık” şeklindeki dert yüklü cümlelerle başlayan Nihal Güler isimli okuyucumuz “Sizce bundan sonra neler yapmalıyım?” diye soruyor. Sevgili Nihal, problemli ciltler, yani yağlı ve sivilceli ciltler, kaşınma ve yanma olan ciltler, genelde sakinleştirilmeye ihtiyaç duyan ve hassaslaşmış ciltlerdir. Bunun birçok nedeni olabileceği gibi, yanlış beslenmenin de etkisi olabilir. Öncelikle hayvani gıdaları azaltıp, sebze ve meyva ağırlıklı beslenmek ve açık havada bol bol hareket etmek, havasız ve sigara içilen yerlerden uzak durmak ve stresi en aza indirgemek gerekir. Bu arada kola türü içecekleri, çay ve kahveyi bir kenara bırakıp bol bol su ve meyva suyu içmek gerekir. Mutfağınızda bulunan nar ve sirke ile kolayca bir kompres hazırlayabilirsiniz. Bir çay bardağı taze nar suyuna yarım çay bardağı sirke ilave edip iyice karıştırın. Sonra bu suya batırılan pamukla, sivilcelerin üzerine kompres yapın. İlacınızı suyla alın İlaçla birlikte alınan besinlerin ve sıvıların, ilacın yapacağı tesiri etkilediğini ve bazen iyileşme sürecini hızlandırırken bazen de yavaşlattığını biliyor muydunuz? Evet... Uzun süre devam eden araştırmalar sonunda ilaç içmek için kullanılacak en ideal sıvının su olduğu tesbit edilmiş. İlaçların etkisini azaltan en önemli madde ise kafein. Yani çay ve kahve, bütün ilaçların etkisini azaltıyor. Söylenilenin aksine, ilacı sütle almak da doğru değil. Çünkü süt, özellikle kalsiyum ilaçlarını olumsuz yönde etkiliyor ve tesirini azaltıyor. Bu konuda yapılan araştırmaların sonuçlarına göre; hangi ilacı kullanırken hangi yiyecek ve içeceklerden uzak durulması gerektiğini şöyle sıralayabiliriz: * AĞRI KESİCİLER: Greyfurt ağrı kesicilerin etkisini büyük ölçüde azaltıyor. Bunun yanı sıra ağrı kesici aldıktan sonra kola, çay ve kahve de içmemek gerekiyor. Bu durumda ağrı geçmediği gibi kalp ritmi de bozulabiliyor. * KEMİK İLAÇLARI: Kemikler için doktorlar tarafından özellikle tavsiye edilen süt, kalsiyum ilaçlarıyla birlikte kullanıldığında hem kendi etkisini hem de ilacın etkisini sıfırlıyor. Üstelik süt, ilaçla birlikte alındığında vücuttaki tuz oranını artırıyor. * ŞEKER İLAÇLARI: Kandaki şeker oranını düşürmesi için alınan İnsulin gibi ilaçların yanında kesinlikle kahve, çay ve kola içilmemeli. Çünkü bu ilaçlarla birlikte kafein alındığında, kan şekerinin beklenmedik bir oranda düşme ihtimali çok yüksek. * KALP İLAÇLARI: Özellikle kalp ameliyatı geçirenler ve kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar alanların bir süre salatalık, brokoli, ıspanak gibi yeşil sebzelerden uzak durmaları gerekiyor. Bunun nedeni bu sebzelerde bol miktarda K vitamini bulunması.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT