BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > O Bir İmparator

O Bir İmparator

Türkler, genellikle kitap okumaz. Türk sporseveri ise, hiç okumaz... Para verip almadığı gibi; “Al oku” diye eline bedava tutuşturulanı da, bir kenara atar.



Türkler, genellikle kitap okumaz. Türk sporseveri ise, hiç okumaz... Para verip almadığı gibi; “Al oku” diye eline bedava tutuşturulanı da, bir kenara atar. Sporseveri böyle de, spor yazarı çok mu farklı... Al birini, vur ötekine! Pek azı hariç, onlar da okumaz. Bu nedenle; kitap dünyasının en az satış yapan konu dalı, spor kitaplarıdır. En az satışı olduğu için de, en az yayını yapılan daldır. Türkiye bu konuda, içler acısı ve utanılacak bir tablo sergiliyor. *** İstiklâl Caddesi’ndeki Fitaş ve Dünya sinemalarının bulunduğu pasaj içinde, bir kitapevi var. Pasajın orta alanındaki boşluğun duvarlarına, felsefe kitapları, bilim-kurgu kitapları, tarih kitapları gibi her konuya ait bölüm rafları var. Bir tek spor kitapları bölümü yok... Yalnız orada değil, bir çok geniş hacimli kitapevlerinde de spor bölümü ya hiç yoktur; ya da bir yumruk genişliğindeki yeri kaplar... Oysa Avrupa’da, sadece spor kitapları satan çok büyük kitapevleri var. Amsterdam ve Londra’da bu tür kitapevlerine rastlayınca, gözüm her zaman faltaşı gibi açılır. Raflarda spor hakkında tam 5 bin ayrı türde kitap var. Siz okuyunca şaşırıyorsunuz, ben görünce fıttırıyorum... İnanılmaz bir şey! Özellikle İngiltere’de biraz şöhret olmuş, hemen hemen her sporcu hakkında kitap yazılmış... Futbolcu, Ragbici, Tenisçi, Yelkenci...Boksör... Ne ararsan! Hepsi de peynir-ekmek gibi gidiyor. *** Avrupa’daki bu tabloya bakınca, Türkiye’deki durumun zavallılığı ortaya çıkıyor. Hıncal Uluç; “Sarı-Kırmızılı Kaşkol” adında bir spor kitabı çıkarmıştı... Çok iyi tanıtımı yapılmasına rağmen, ilk ve tek baskısı 7 yılda bitirilemedi. Ama “HINCAL’IN YERİ” köşesindeki spor dışı yazılarından oluşan kitapları, hep BEST SELLER listelerine girdi. Bu örnek de, Türkiye’deki spor kitaplarının acınası halini çarpıcı bir şekilde özetliyor ve gözler önüne seriyor. Ama bütün bu olumsuz şartlara rağmen; inatla ve ısrarla spor kitabı yazmakta direnen şövalyeler de var. Bunlardan biri Ahmet Çakır... Herhangi bir satış korkusu ve kompleksine girmeden; araştırıyor...Yazıyor...Yayınlıyor... Müthiş bir mücadele gücü var. Son olarak da, “O BİR İMPARATOR” adıyla, Fatih Terim’i anlatan bir kitap çıkardı. İlk bakışta sanıldığı gibi, Fiorentina Teknik Direktörü’nün hayatını anlatan biyografik bir eser değil. Zaman zaman yaşamından kesitler verse de; kitabın temel noktası, Terim’i İmparator yapan sürecin irdelenmesidir. Ahmet Çakır; futbolda gelişmiş bütün ülkelerin yaptığını, olumsuz koşullarda Türkiye’de yapıyor. Gerçek bir spor yazarının, olması gerektiği gibi yapıyor. Özendirici, imrendirici, itici güç verici hiçbir atmosfer bulamadan yaptığı hizmetin; kendisine maddi olarak pek birşey kazandırdığını zannetmem ama: Türk spor yazarlığına onur kazandırıyor. Türkiye’nin Ahmet Çakır’a teşekkür borcu vardır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT